Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

Rasim Muktarov Tarafından Yapılan Yorumlar

19.01.2026

Işığın O Kör Edici Yokluğu, hayattan ilham alan, insanın varoluş sancısını ve değersizleştirilmesini sarsıcı bir dille anlatan bir eserdir. Kitapta “gitmek” kavramı yalnızca fiziksel bir ayrılık değil, aynı zamanda insanın unutulmaya ve kaderin karanlık katmanlarına terk edilmesine işaret eder. İnsanlar, artık hiçbir değeri kalmamış eşyalar gibi, karanlık ve unutulmuş bir toprak yığınının altında kendi kaderlerine bırakılır. Yazar, ışığın yokluğu ile umutsuzluğu, sessizlikle ise insanın içindeki boşluğu ustalıkla yansıtır. Kısa olmasına rağmen etkisi uzun süren bu kitap, okuru insanın hayatta ne kadar kırılgan ve kolay silinebilen bir varlık olduğu üzerine düşünmeye davet eder.
14.01.2026

Beyazlı Kadın, Wilkie Collins’in ustalığını en güçlü şekilde yansıtan eserlerden biri. Roman, daha ilk sayfadan itibaren okuyucuyu gizemli atmosferine çekiyor ve merak duygusunu sürekli canlı tutuyor. Olay örgüsü öyle ustaca kurgulanmış ki, her sayfada yeni bir sır, yeni bir ipucu ortaya çıkıyor.
Wilkie Collins’in anlatım dili hem akıcı hem de etkileyici. Gerilim yavaş yavaş yükseliyor, okur farkına varmadan olayların içine çekiliyor. Özellikle gizem unsurlarını dozunda kullanması ve okuyucuyu sürekli şüphe içinde bırakması büyük bir ustalık göstergesi. Beyazlı Kadın, sadece bir hikâye değil; aynı zamanda insan ruhunu, toplumsal ilişkileri ve adalet kavramını da sorgulatan güçlü bir eser. Bu kitabı okuduktan sonra Wilkie Collins’e hayran olmamak neredeyse imkânsız. Yazarın kalemine ve hayal gücüne duyduğum hayranlık her sayfada biraz daha arttı.
01.06.2025

Yazarın okuduğum ilk kitabıydı. Diğer kitaplarını da severek okuyucam. Sırada Abrakadabra var
24.02.2025

Çok etkilendim. Keşke bütün savaşlar böyle adil, dürüst olsaydı.
22.02.2025

Yazarlar ilk tanışlığım. İyi ki, okudum dediğim kitaplardan.
Zamanın ruhunu güzel resmetmiş ve aktarmış yazar.
Faşizmin baskısı altında Berlin’de bir apartman dairesinde yaşayan sıradan bir işçi ailesinin, Hitler'e karşı direniş hikâyesi anlatılıyor kitapta.
Hitler iktidarında halkın nasıl korkutulduğu ve yalnızlaştığına dair harika bir roman. Alman halkının ; yaşadığı buhrana, baskı ortamına, yoksulluğa, haksızlığa, hukuksuzluğa, adaletsizliğe ve belki de en önemlisi komşuların, arkadaşların, akrabaların ve hatta karı kocaların bile birbirlerine beslediği kin, nefret korku ve şüphenin toplumu tüm üyeleriyle birlikte nasıl bir çılgınlık içine soktuğunu akıcı bir dille, sıradan insanların yaşadıkları üzerinden aktarmış Fallada.