Toplam yorum: 3.285.372
Bu ayki yorum: 6.899

E-Dergi

KY-82781 Tarafından Yapılan Yorumlar

03.03.2005

Öncelikle Orkun Uçar ve Burak Turna'ya emekleri için teşekkürler. Alışık olmadığımız ve "bize saldırmaya kim cesaret edebilir ki" düşüncesiyle üzerinde belki de hiç kafa yormayacağımız bir konuya değinmiş olmaları anlamında farklılık yaratmışlar. Savaşın patlak vermesine neden olarak gösterdikleri etkenler hayli dikkat çekici ve enerji konusunun son zamanların gözde konusu olması bakımından da çok mantıklı. Zaman zaman gazetelerde veya yayımlanan bazı kitaplarda, Türkiye'nin gelecek yıllarda azalan su kaynakları nedeniyle Ortadoğu ülkeleri ile sıkıntılar yaşayabileceği yazılıyor. Dikkat edin böyle bir olasılık hakkında pek az insan itirazda bulunuyor ve bu olasılık kabul görüyor. Dikkat etmemiz gereken bir diğer husus ise, dünyanın gelecekte enerji sıkıntısı çekecek olduğudur. Peki hayati önemi olan suyun kısıtlılığı durumunda bir savaş ihtimali olabiliyorken neden mevcut enerji kaynakları için çeşitli çılgınlıklar yapabilen ve yeni enerji kaynakları keşfetmek uğruna milyarlarca dolar harcayan bir ülke (1.Hidrojen kaynaklı enerji için ABD Hükümeti 2004 yılı için 2 milyar Dolar kaynak ayırdı, 2. Bor madeninin en önemli değerlerinden biri hidrojen enerjisi üretilebiliyor olmasıdır) ile böyle bir ihtimal söz konusu olmasın. Bence bir ülke her ihtimal için çeşitli politikalar üretmeli ve olasılıkları dikkate almalıdır. ABD'nin temiz duydular içerisinde zahmet edip Ortadoğu'ya gelmesini ve Irak halkını Saddam Hüseyin'den kurtarmaya! yemin etmiş olmasını ne kadar rasyonel buluyorsak, Metal Fırtına'da anlatılanların gerçek olamayacağını düşünmeyi de aynı oranda rasyonel bulmalıyız. Savaşın başladığı sabah uçaklardan Bağdat'ın göbeğine yağmur gibi bombalar atıldığını televizyonlardan izlediğimizi hatırlayın. Türkiye olarak başka bir dünyada yaşamıyoruz. Irak da yanıbaşımızda. Atılan her bombanın da askeri bir hedefi vurduğunu veya kime göre ne tür bir demokrasi vaaddettiğini nasıl iddia edebiliriz. Sonuçta ABD'nin çıkarları için yaptığı bir eylemden öte bir anlam ifade ettiğini düşünmüyorum. Hatta Türkiye'ye faydadan ziyade zarar getirdiği de gün gibi gerçek.

Her şeyin bir nedeni olduğuna inanıyorum. Bu kitabın stresten uzaklaştıracak temalar içermediği, salt insanların boş zamanlarını değerlendirmeleri ve okuma alışkanlıklarını geliştirmeleri maksadıyla kaleme alınmadığı aşikar. Sadece maddi kazanç kaygısıyla yazıldığına ise hiç ihtimal vermiyorum. Tabii ki herkes kendine göre almak istediği mesajı alacaktır.

Son zamanların modası olan ABD karşıtlığı peşinde falan değilim ve bu amacı güderek yazmadım. Ama anlatılan ve izletilen herşeyin de masum olmadığı kanaatindeyim. "Birinin elindeki yara bir başkasına duvar deliği gibi gelir" şeklinde bir söz vardır ya, işte Irak haricinde dünyadaki tüm ülkelerin hissettiği bence bu duygu. Kimbilir belki de kitabın amacı biraz empati yapmamızı sağlamaktır.

Saygılar...