Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
doguman Tarafından Yapılan Yorumlar
Kitap güzeldi fakat ilki kadar değil. Bu kitabın sonunu ilk kitaba eklediğimizde aslında daha dokunaklı bir son ile karşılaşıyoruz. İlk kitapta Lulu duygularını daha yoğun yaşamış ve aşkını bulma yönünde doğru adımlar atmıştı ama yazar Willem için aynı dokunuşları yapamamış. Konunun, ana konudan çok fazla saptığını düşünüyorum. Araya Lulu ile ilgili bir kaç cümle sıkıştırarak 'hyr kopmadık' demeye çalışsa da yazar yapamamış. Ama bu kesinlikle kötü bir roman olduğu anlamına gelmiyor. Keyifliydi diyelim.
Guguk kuşunu okuyanlar bilir yazarın anlatımının ne kadar etkileyici olduğunu. Bazı yazarlar vardır sadece hikaye anlatmazlar. Seçtikleri kelimeler, kurdukları cümlelerle birlikte sanki seni, anlattığı, betimlediği odaya/mekana götürür. Karakterler orada işlerini hallederken sen bir köşede onları izlersin. Oradasındır. İşte Rowling bende bunu yapıyor. Onun anlatımıyla ben o hikayeyi yaşıyorum. Zaten Harry Potter serisiyle kalbimin bir yerinde taht kurmuş bir yazardı kendisi. Şimdide polisiye romanlarıyla kendini tekrarlamayan yepyeni bir şeyler ortaya çıkarıyor ve bunda kesinlikle çok başarılı. İpekböceğini, guguk kuşuna göre daha ayrıntılı ve daha karanlık buldum. Strike bugüne kadar alışık olduğumuz dedektif karakterlerinden çok daha farklı ve daha bizden biri. Hikaye ilk sayfadan son sayfaya kadar büyük bir ustalıkla birbirine bağlanıyor. Hiç bir şey oldu bittiye gelmiyor. Umarım seri burada bitmez. Heyecanla yeni kitapları bekliyoruz.
Bu tarz serilere bayılıyorum ve bitince kahroluyorum. Özellikle bu son kitaba o kadar çok baglanmıştım ki bittiğinde - ne yapıcam şimdi- oldu. En başta anlatımı o kadar iyiydiki sanki bende orada June ile, Day ile birlikte sahadaydım. Yazar herşeyi ile bu serinin hakkını vermiş. O bizi duyamasa da, göremese de büyük teşekkürler ettim ona bana keyifli, heyecanlı, gerilimli saatler yaşattığı için.
Okurken kimin ne yapacağını, kimin ilerleyen bölümlerde ne olacağını tahmin edebiliyorsunuz ama bu sürükleme kısmında sorun çıkartmıyor. Son zamanlarda çıkan distopyalarda hep bir isyan, başkaldırış söz konusu(yani adı üstünde distopik, baskıcı sistem). Bunu açlık oyunlarımı başlattı tam bilmiyorum ama bu tarzda okuduğum tüm kitaplar beni hayal kırıklığına uğratmadı. Hepsi özünde aynı şeyi anlatıyor olsa da hikayelerin işleniş biçimleri çok başarılı tavsiye ederim herkese.
Sarah Jio eserleri arasında beni en çok etkileyen bu roman oldu. Hikayenin geçtiği ortama tek kelimeyle bayıldım. Aklımda şuan Penny, Collin, Ada, Alex falan yok sadece Union gölü var. Yüzen evler ve kano var. Milyarlarım olsa sanırım pılımı pırtımı toplayıp oraya yaşamaya giderdim.