Toplam yorum: 3.285.288
Bu ayki yorum: 6.814

E-Dergi

Fikret Akdeniz Tarafından Yapılan Yorumlar

02.11.2010

Yüzüklerin efendisi serisindeki amca hobbit olan Bilbo Baggins'in yüzüğe nasıl sahip olduğunu ve Gollum'un bu serüvendeki yerini merak edenlerin okuması gereken bir kitap. Bir nevi yüzüklerin efendisi girişi gibi ama tamamen farklı bir hikaye.
22.10.2010

Polisiye ve gerilim sevenler için kaçırılmayacak kitap. Kurgu güzel ancak biraz acemi işi olmuş diyebilirim. Çünkü kitabı dikkatli okuyan bir okuyucu, en başından kitabın sonuna ilişkin çıkarsamalar yapabilir. Örneğin, Michael Blomkvist'in araştırdığı Harriet olayına ilişkin sonuç beni hiç şaşırtmadı diyebilirim. Ancak bütün bunlar kitaba akıcılığından bir şey kaybettirmiyor, kısa sürede müptelası oluveriyorsunuz. Ha bu arada İskandinav ülkeleri insanlarının ne kadar farklı yaşadıklarını da görebiliyorsunuz. Örneğin cinsellik, evlilik, arkadaşlık kavramlarına bakışlarındaki farklılık ve rahatlık bazı okuyucuları rahatsız edebilir. Tabii bazıları için ilgi çekici olabileceğini de söylemek lazım...
22.10.2010

Üçlü serinin bence en iyi kitabı. Ben 2. kitabı biraz daha yavan bulmuştum. Ancak en kısa zamanda bitireceğinizden kuşkunuz olmasın. Tabii bundan önce serinin ilk iki kitabı "Açlık Oyunları" ve "Ateşi Yakalamak" ı okumayı unutmamalısınız.
27.08.2010

Sadece "sevmedim". Uçurtma avcısı ile kıyaslanmaz bile.
27.08.2010

Uçurtma Avcısını okumuşsanız, bunu okumaya gerek yok bence. Hikayeler o kadar benzer ki. Sadece bir an düşünüyorsunuz uçurtma avcısı ile arasındaki fark nedir diye, bakıyorsunuz sadece isimler ve cinsiyetler. İlk roman kaderleri bir şekilde birbirine bağlanmış iki çocuğun muhteşem hikayesiydi. Bu ise kaderleri birbirlerine bir şekilde bağlanmış iki kadının hikayesi. Gerisi aynı. Zalim, yapmacık sevgi gösterileri sunan babalar, kendi işlemediği bir suçun cezasını ödemek zorunda kalan çocuklar ve kadınlar (bu arada gayri meşru ilişkilerin Afganistanda ne kadar da bol olduğunu düşünmeden de edemiyor insan. Yoksa yazarın bu tür hikayelere bir saplantısı mı var?), savaş ve sonrası, taliban'ın yaptıkları vs. Hatta ilk romandaki yetimhane ve müdürü Zaman bile bu romanda yine boy gösteriyor. Sıkıldım açıkçası. İtiraf edeyim Uçurtma avcısını tekrar okusaydım bu kadar sıkılmazdım. Bana, ilk romanın ticari başarısının ardından yakaladığı rüzgarla yelkenleri doldurmak isteyen, paragöz bir romancının alel acele yazıp yayınlattığı bir eser tadı verdi. Uçurtma avcısı'nı okumamış olanlar için etkileyici olabilir ama o kadar. Kesinlikle bir uçurtma avcısı değil. Yazar ise sergilediği trend ile kötü bir Kemalettin Tuğcu taklidi olmaya aday gibi..