Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

Ayşegül Sesli Tarafından Yapılan Yorumlar

12.12.2025

Freud’un bilinçaltı kavramı, insan davranışlarının görünen yüzünün arkasında işleyen güçlü bir dinamiği anlamamıza yardımcı olur. Bu kitap, bastırılmış duyguların ve çocukluk deneyimlerinin yetişkin yaşamına nasıl yön verdiğini anlaşılır bir dille anlatıyor. Günlük hayatta “neden böyle tepki verdim?” dediğimiz anların kökenine inmeyi kolaylaştıran bir rehber niteliğinde. Freud’un teorileri modern psikolojinin temel taşlarından biri olduğu için bu metin, düşünce sistemimizi yeniden düzenleyen bir kapı açıyor. Okur hem kendi iç dünyasını hem de insan ilişkilerinin görünmeyen yanlarını fark etmeye başlıyor. Bilinçaltının izini sürmek isteyen herkes için güçlü ve öğretici bir başlangıç sunuyor.
01.12.2025

Son ve İlk İnsanlar’da zaman elini ağırdan alıyor. Okudukça, insanlığın birbirine benzeyen ama aynı yerde durmayan yüzleri bir sis gibi açılıyor. Her sayfa, bugünün alışkanlıklarını bir anlığına uzağa taşıyıp çok daha geniş bir çizgiye yerleştiriyor insanı.

Kitap ilerledikçe, insanın kendine baktığı yer de değişiyor; bazen tanıdık bir duyguya yaslanıyor, bazen hiç bilmediği bir uzaklığa. Bu mesafede birey sesini kaybediyor ama düşünce derinleşiyor.
28.11.2025

Türü belli olmayan bir metin diyor Angı kitabına: bir iç döküş, bir sesleniş, bir esinleniş kitabı… Onun mesafeli bir gözlemci olmaktan ziyade, çevirmen olarak yıllar içinde kurduğu bağları bu metne taşıdığını ve o bağlar üzerinden kendine, dünyaya ve yazıya dair bir sorgulamaya gittiğini hissediyoruz. Büyük ve iddialı anlamlar inşa etmekten çok, insanın kendine dünyada bir yer arama hâlini tartışmaya açıyor. Yazma yolculuğunun gayesi de bu değil midir? Hatta okuma eylemini de katayım buna: ikisinde de bir tür tutunma gayreti yok mu; dünyanın merkezine değil ama kendi merkezine yaklaşma çabası.
25.11.2025

Herkesin Nâzım Hikmet hakkında az ya da çok bir fikri vardır; ancak bu bilgilerin büyük kısmı çoğu zaman yorumlara, aktarımlara ve hayali anlatılara dayanır. Bu kitabı diğerlerinden ayıran en önemli özellik ise Nâzım’ın kendi dilinden konuşmasıdır. Anıları, düşünceleri ve duruşu, bizzat onun kaleminden dökülmüş cümlelerle ve büyük bir emekle bugüne taşınmıştır. Nâzım’ın şiirlerini okuduğunu, eserlerini takip ettiğini ve onu tanıdığını düşünen bir okur olarak bile bu kitapla birlikte ne kadar az bildiğimi fark ettim. Aşkları, Millî Mücadele yıllarındaki duruşu ve döneminin siyasi atmosferiyle birlikte karşımıza çıkan şey, bir efsaneden çok daha fazlasıdır: Evlat, baba, torun, âşık ve her şeyden önce “insan” Nâzım. Bu eser, tek solukta okunabileceği gibi, başucu kitabı olarak da tekrar tekrar dönülebilecek nitelikte ve okuruna hem bilgi hem de güçlü bir içsel yolculuk sunuyor.
17.11.2025

Ne kadar kaçsak da gerçeklerle yüzleşmeden hayatın yolu tamamlanmıyor. Ferah, tam da bu yüzleşme anından doğan güçlü bir hikâye.
Ferah Deniz, kendini gerçekleştirme cesaretini, baskıya direnmenin önemini ve net olmanın kıymetli dürüstlüğünü hatırlatan bir karakter. Başarılı bir sigortacı olarak sakin ilerleyen hayatı, bir iş ziyaretinde bir sahne sanatçısına gözlerinin önünde ateş edilmesiyle altüst oluyor. Üstelik şirketinin onu korumak yerine üç maymunu oynaması, Ferah’ın kırılma anını daha da derinleştiriyor.
Hayatın sunduğu o iki seçenek vardır ya: Acıya sığınıp kabullenmek ya da “Sizden korkmuyorum, mücadele edecek gücüm var” diyebilmek… Ferah ikinci yolu seçerek hem bir kadına destek oluyor hem de kendi olma yolunda en büyük adımını atıyor. Bir kez kendisi olan bir kadını hiçbir güç durduramıyor.
Cesaret, otoriteye direnç ve istediğinin peşinden gitme kararlılığı; sıcak bir aşkla birleşince kitabın adı gibi insana gerçekten ferahlık bırakıyor.