Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

Zhdskr Tarafından Yapılan Yorumlar

25.03.2024

Kitabın baş karakteri olan atımız Siyah İnci'nin ağzından yazılmış bir kitap, bu sebeple gayet tatlı bir anlatım tarzı var. Küçüklükten yetişkinliğe tüm süreci anlatıyor. İnsanların zulümleri ve merhameti karşısında atların nasıl huy değiştirdiğini çok güzel işlemiş.
Çift yönlü bakış açısını çok sevdim hem atların duygu ve düşüncelerini aktarmış yazar hem de iyi bir gözlemci olan Siyah inci sayesinde insanların.

Yazarın küçük yaşlarda yaşadığı bir sakatlık sebebiyle, sürekli atlı arabalara ihtiyaç duyması sonucu atlara hayranlığı oluşmuş. Kitabı yazmasındaki asıl sebep sanıyorum bu hayvanlara karşı davranışlara bir farkındalık yaratmak ve onlara bir nebze ses olmak. Başarılı olduğunu düşünüyorum.

Sade ve akıcı bir kalemle yazılmış olması da hikayeyi destekliyor ve bir çırpıda okumaya yardımcı oluyor. Çok beklentiye girmeden ağır kitaplardan, klasiklerden yorulduğumuzda tercih edilebilecek hoş bir klasik.
25.03.2024

Bir martının dilinden en yalın haliyle özgürleşme serüvenini okuyoruz.
Var olma amacının sadece yemek bulmak olduğunu kabul etmeyen, benliğini bununla sınırlamayan Martı Jonathan.

Neydi aslında özgür olmak?
Bir karınca için sınırsız yemek, bir çiçek için en güzel koku, bir insan için sınırsız güç.. neydi sahi?
Jonathan için, içindeki özgür olma aşkı belki.
Koca bir sürü seni en dibe çekerken, olmadığın biri haline getirmeye çalışırken, içindeki sen'e inanıp bunun için savaşma azmindir belki de özgürlük.

Dışarıdan bakarsanız sürünün sıradan bir üyesi,
İçine girer iseniz bir Martı Jonathan Livingston olabilirsiniz.

25.03.2024

Hippi topluluğu deyince bir çoğumuzun aklına aykırı görüşler ve yaşam tarzları geliyordur sanırım. Bunu kırabilmenin yolu tabi ki araştırmalar yapmak, doğru kaynaklardan bilgiler edinmek. Bunu daha keyifli hale getirmenin yolu ise işte tam olarak bu kitabı okumak. Bu konuda sıkmadan ve yeterli derecede bilgiler vererek, olay akışından kopmadan, okurken düşündüren, düşünürken gülümseten güzel bir kitap. Okurken ee bende biraz Hippi'ymişim demek adetten! :)

Paulo Coelho çok çok sevdiğim yazarlardan biri, ustalığına adeta hayranım. Bir çok kitabını okudum, buna Simyacı da dahil, her kitabında ayrı hazlar aldım, biri bilgilendirdi, diğeri eğlendirdi, öbürü sorgulattı, bir başkası hüzünlendirdi. Her birinde ayrı keyifler aldım, hiç birini birbiriyle kıyaslamadım. Nitekim her bir romanı çok lezzetli.
25.03.2024

İçinde fırtınalar kopuyor, taşlar yerinden oynuyor, ağaçlar köklerinden sökülüyor, sen en derinlerinde uçsuz bucaksız bir uçurumun kenarında yaşam ile ölümün çatışmasını yaşıyorsun, dışarıdan görünen ise insanları eğlendiren bir soytarı!

Bir maske geçiriyorsun yüzüne ve hopp! İşte toplumun olmanı istediği kişisin.
Kaç yaşında giriyoruz kalıplara, nerede öğretiliyor kabul gören davranışlar?
Biz neden hayır diyemiyoruz bizi olduğumuz gibi kabullenemeyen, kabul etmek istemeyen sözde haklı çoğunluğa?

Sorulacak onca soru, edilecek onca sitem..
Ne yazık sessiz kabulleniş.

Dazai konuyu enfes bir şekilde ele almış.
Karakterin çocukluktan yetişkinliğe uzanan yaşamında, kalıplara nasıl boyun eğdiğini, anlaşılamayacak olma korkusuyla nasıl içine çekildiğini çok güzel işlemiş.

Yazar ile tanışma kitabım olmasına rağmen hiç yabancılık çekmedim. Kendi dünyasına çekti beni, şimdi ilgiyle diğer kitaplarını okumalarıma ekliyorum.
25.03.2024

Bu incelemeyi Belkıs Özener' den Karakolda ayna var eşliğinde yazıyorum, kitabı bitirdikten hemen sonra.

Fosforlu Cevriye kitabı beni bambaşka bir Cevriye ile tanıştırdı. İzlediğimiz filmler, dinlediğimiz ezgilerden çok farklı bir dünya ve hikayesi varmış meğer Cevriye'nin.

Cevriye Istanbul'a sevdalı, yaşama sımsıkı tutunmuş kimsesiz bir hayat kadını.
Kimi zaman bir kaldırım taşında, bazen köprü altında bazen de ailesi gibi benimsediği dostlarının yanında kalıyor.
Maceralarını Beyoğlu civarında yaşıyor olması da beni hikayeye sıkı sıkıya bağlayan bir diğer faktör.

Hiç dile gelemeyen tertemiz duyguların, bazen birkaç damla gözyaşında, bazen masum bir öpücükte, bazen söylenmeyen sevgi sözlerinde çırpınışlarına, kalbinizde sızı ile şahit olabilirsiniz.

Suat Derviş ile tanışma kitabım Fosforlu Cevriye, yine geç kalmışlık hissi. Çok sade bir dille yazılmış, oldukça akıcı bir kalemi var yazarın. Çok güçlü bir kadın karaktere hayat vermiş olması beni ayrıca çok mutlu etti.