Toplam yorum: 3.284.714
Bu ayki yorum: 6.220

E-Dergi

Zhdskr Tarafından Yapılan Yorumlar

25.03.2024

“Boks maçı yerine kitapçıya git, eğlence merkezlerine gitmek yerine uzak ülkelere seyahat et. Doğayı düzeltmeye çalışma, onu kavramayı ve korumayı öğren…”

Öncelikle kitapta bir öykü, kurgu olmadığından herkes benim kadar sevebilir mi bilmiyorum.
Fakat bu zamana kadar okuduğum incelemeler, aldığım tavsiye yorumları hep iyiydi, bende zaten çok beğendim.
Ufuk açıcı bir kitap.

Ağır eleştiri niteliğinde bir kitap. Topluma yararlı olabilmek adına hiç bir girişimde bulunmamış ama kendisini zirvede gören insanlara karşı yapılan eleştiri. Eleştiriden daha fazlası olarak aşağılama da yok değil. Bazı yerlerde yazarın kendi hayatında sindiremediği olaylara tepki verdiğini çok net anlıyorsunuz.
Sizinle konuşuyor gibi olan üslubu, hitap şekli, okurken sürekli kendinizi suçlar gibi bir hissettiriyor, ki bu bana göre bir artı.

Kaleme alındığı 1940 lı yıllardan bu yana insanlık adına hiç bir şeyin değişmediğini acı acı okudum.
25.03.2024

Distopik türde bir eser, anladığım kadarıyla yazar biraz tarzının dışına çıkmış. Daha çok tarihi romanlar yazıyorken bu kez farklı bir tür seçmiş, kurgusunu ise günlük yaşamının üzerine yaptığından bu konuda asla sıkmıyor. (Distopik romanların ağırlığını düşünürsek)
Daha önce yazarın kitaplarını okumuş olsaydım belki bende daha az beğenebilirdim, çok fazla beklentiye girmeden okumaya başlamak gerek diye düşünüyorum.

Romanda sevdiğim ve sevmediğim çok fazla detay oldu. En sevdiğim kısım girişiydi, kitap beni bir anda içine aldı ve inanılmaz bir okuma isteği oluştu. Sonu ise aynı hisleri yaşatamadı bana maalesef, bir eksik kalmışlık hissettim.

Nükleer bir felaketin eşiğinde iken, dünyayı kurtarmak için gelir Emdepokles'in dostları.
Gelecekten gelen ileri teknolojileri ile insanlığı ikiye bölerler, onları kabullenenler ve bir yıkıma sebep olacaklarını düşününler.
Neydi insanları cezbeden ? Ölümü geciktirme isteği, daha çok yaşama hırsı...
25.03.2024

Aslında doktor olan yazarımız ile yine ilk tanışmam. Oldukça akıcı bir dille yazılmış kitap, bir o kadar gerçekçi.
Dünyaca ünlü doktorun bir sokak köpeğini alıp, yeni ölmüş bir suçlunun hipofiz bezini ve er bezlerini köpeğe nakil etmesi üzerine kurgulanmış öykü. İlginç olan kısım şu ki; köpeğin insanlaşması! Evet baya ölen adamın silüeti ve karakterine bürünüyor köpeğimiz.

Oldukça akıcı ve kısa olması sebebiyle bir günde okunabilecek bir kitap.
Asla sıkmayan, merak uyandıran bir anlatım tarzı vardı. Yer yer bir gözlem defterinden aktardığı anlaşılan notları, inanılmaz gerçekçilik katmış.

Kurgu beni çok etkiledi, yazarımızın amacı ise sanıyorum bir insanlık eleştirisi yapmak.
Bu konuda da oldukça başarılı olmuş, mizah kattığı eleştiriler ile dolu satırlar.
Ben etkilendim ve beğendim doğrusu.

Alıntı;
"Şunu anlayın ki, asıl korkunç olan artık köpek kalbi değil, insan kalbi taşıması. Hem de doğada var olanlar arasında en rezilini."

25.03.2024

Okumak için oldukça geç kaldığımı fark ettim. Fakat kendi adıma çok doğru zamanda okuduğumu da belirtmek isterim. Ülkeden, gelecekten tam umudumu kesmek üzere olduğum anlardaydım, eminim çoğumuzun şu sıralar ortak kaygısı budur.
Kendi içimde kararlar almamı sağladı, umudum yeşerdi... Aydınlandım vs. gibi cümleler kurmayacağım çünkü zaten bilinçli bir insan olduğumu düşünürüm fakat yol gösterici oldu, yolu kısaltmamı ve sonuca bir an önce varabilmem için
gerekli teşviği verdi evet.

Finlandiya'nın yeniden doğuş hikayesini konu alıyor. Eğitim seviyesini okuma yazma düzeyinden alıp, en üst mertebeye taşımalarının o muazzam mücadelesini bize gösteriyor. Bir avuç aydın insanın, halkı nasıl kabuğundan çıkardığını, nasıl ilham olduğunu anlatıyor. En büyük zengiliklerinin, en değerli varlıklarının eğitim olduğunu defalarca vurgulamaları, bugünlere nasıl geldiklerini zaten açıklıyor.

Çok etkilendim, kesinlik okuyun okutturun sizde birilerine sebep olun!
25.03.2024

Yazarın dilini ve kalemini zaten çok severim, bu kitapta da beni şaşırtmadı.
Veba döneminde yaşanılan zorluğu kalemine öyle güzel uyarlamış ki, akıyor adeta.

Kendi yaşadığımız dönemle karşılaştırınca her şeyin ne kadar da aynı olduğunu fark ettim.
İki sene önce bu kitabı okusam, belki hayretler içinde kalacağım ama şu an olaylar o kadar tanıdık ve adeta bizden ki, şaşıramıyorum.
Bu sebeple çok uzun uzun yazılacak şeyler var mı, onu da bilemiyorum doğrusu.

Keyif verdi, bilgilendirdi, belki biraz da şanslı hissettirdi. Tavsiyedir, okuyunuz.