Toplam yorum: 3.284.714
Bu ayki yorum: 6.220
E-Dergi
KY-8388261 Tarafından Yapılan Yorumlar
Bir karakterin dönüşümünü, iki farklı ve taban tabana zıt denebilecek yaşam deneyimlerinden kendisine, ruhuna iyi gelecek olanı bulup onu seçmesine yönelik bir öyküleme metodu kullanan, bilindik, tahmin edilebilir bir hikayeyi olaganca zarafetiyle aktaran, notlar alacağınız, vurucu soylemleri de iceren keyifli bir roman. Kendi adima soyleyecek olursam yeni yılın ilk sahane romanını okumus bulunuyorum.
Şahane bir kitap. Cemal Bali Akal ilk kez okuduğum bir yazar. Spinoza nezdinde Hollanda resim sanatının derinlerine dalıyor. 17. yüzyılın bilinen o usta ressamları Rembrandt, Vermeer'la giriş yaptıktan sonra adlarını usta erkek yazarlar kadar duymadığımız kadın ressamlara - Judit Leyster, Wallerant Vaillant, Artemisia Gentileschi, Elisabetta Sirani- ayırdığı enfes bir bölüm var. Daha sonra günlük yaşam resimlerini ortaya çıkardığı için başlı başına bir janr oluşturmuş Hollanda resim sanatında günlük hayatın işleyişine dair bir başka bölüm yer alıyor. Romantikler, Gerçeküstücüler'in resimlerine de Spinoza büyüteciyle bakan yazar son bölümde edebiyat, sanat ilişkisine değiniyor
kuşe kağıda basılı, sert kapaklı bol resimli bir kitap. Sanata ve felsefeye, özellikle Spinoza 'ya ve Hollanda resim sanatına ilgisi olanların sevebileceği bir kitap bence (:
Eva Meijer Kus Evi kitabıyla tanıştığım, Dilimin Sınırları kitabı ile iyice alıştığım, Sessizliğin Politikası ile de artık her kitabını okuyabileceğim bir yazar oldu benim için.
Gürültü çağında, bu kakafonik ortamda sessizliğin gücü, güçsüzlüğü,direniş bicimi ya da tahakküm aracı, konuşmanın yapısını ve biçimini olusturan etmen, onunla birlikte sekillenen, siyasi ve toplumsal yaşamdaki etkisi, eyleme gücü üzerine hacmen küçük ama icerik olarak yoğun bir kitap. Kaplumbaa cok guzel kitaplar yayımlayan sahane bir butik yayınevi. Puntosu biraz küçük ama kitap boyutlarını genellikle seviyorum.
Atina'nın Sokrates'i, Platon'u, Aristoteles'i. Her ne kadar yardımcı deha destekleyici olarak yorumlanmışsa da Aspasia'sı. Çin'in Hangzhou'nun imparator-şairi Shou'su, Floransa'nın Leonardo'su, Michelangelo'su, Brunellesci'si, Edinburgh'un İskoç Aydınlanması yaşanan sehrin düşünürleri, David Hume'u, Adam Smith'i, Viyana'nın Mozart'ı, Hydan'ı, Beethoven'ı, Freud'u ve günümüzün deha meskeni sayılan Silikon Vadisi'nin teknolojik dehaları...
Yaratıcılığın yenilikçiliğin coğrafya ile insan başarısının kesişim noktalarını açıkça ortaya koyan çok güzel bir çalışma. Eric Weiner bu dahiler sınıfının figürlerinin izinde Atina Viyana Çin San Francisco Floransa gibi ülkelere gidiyor ve çeşitli alanlardaki insanlarla dahilik yaratıcılık konularında kişisel merakının ve sorusunun peşinde iz sürüyor.
öncelikle yorumunuza saygı duyduğumu belirtmeliyim ancak herkes İslam'a ya da bir dine inanmak zorunda mı? kitaplarda aradıkları, kitaplardan aldıkları mutluluk haz bilgi ya da herhangi bir şey, o şey her ne ise onu bir yabancı yazardan ya da kendi ülkesinden ana dilinden olan bir yazardan almasi, araması incelemesi fark eden bir şey mi? Kimin nereye bakacağına hangi kitabı okuyacağına kim karar verebilir? Bir de bu gerçekten bir yabancı düşmanlığı içeren bir yorum bence.