Toplam yorum: 3.285.374
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
mesut cemil Tarafından Yapılan Yorumlar
kesinlikle bu metin bir roman olamaz. olsa olsa bir deneme olur. şu çok beğenen arkadaşlara şöyle sesleniyorum. bana bu kitabın konusunu, ne anlattığını kısaca bir özetlesinler. kitapta kurgu yok. ya biz böyle bir metin yazsak zaten yayınlatamayız ama diyelim ki yayınlattık yedi ceddimize küfürü yeriz. yazarın cümle kurgusu iyi evet ama bir şey anlatmıyor. yazarın kendisi dahil bu kitap neden bahsediyor bilmiyor kimse. çünkü hiç bir şeyden bahsetmiyor. yazar cümleler üzerindeki kabiliyetini belli bir roman kurgusu üzerinde birleştirise çok başarılı olur. yoksa sadece felsefe yapmış. ben romandan felsefe beklerim ama bu bir kurgu dahilinde olursa. yazarın ikincibir kitabı daha var elimde onuda okuyup kararımı vereceğim ama tahminim bir daha kitaplarını almam gibi duruyor. darılmaca yok.
amatı ikinci okuyuşum. yazarın düşünce akışını artık çözümlediğim için daha kolay anlıyorum kitaplarını. puslu kıtalar atlasını okuduğumda en güzel kştabı bu demiştim, suskunlrı okuduğumda hayır bu dedim sonra. amatı okuduğumda da hayır hayır kesinlikle bu diyorum. buna karar verebilmem için üçünüde aynı anda okuyabilmem lazım. özellikle amatta kutsal metinlerden oldukça yaralanmış yazar mesela ali kaptan ile süleyman kaptan arasında ki diyalog allahla melekler arasında ki insanın yaratılışı ile ilgili diyalog. sonra ismler gemiyi yapanın ismi nuh olması nuh peygambere bir göndeme vesair vesair. ama beni asıl hayrete düşüren ise gemi lisanına nasıl bu kadar hakim olmuş yazar. ihsan oktay anarın kelime bilgisine, espiri anlayışına , cümle kurgulamasına hayranım. ilk romanıın yayınlayan acemi bir yazar olarak ikinci romanının bitiş aşamasındayım korkum şu ki okuyucular ihsan oktay anardan etkilenmiş diyecek. bundan hiç gocunmayacağımı söylemek isterim sadece.
açıkca söylemem gerekirse bu kitap beni diğer kitaplarından daha çok etkiledi. hikaye oldukça iç acıtıcı. ortamı o kadar iyi anlatıyor ki, kızın psikolojisini sunması mükemmel, sonra ailenin içinde bulundukları düşünme tarzını çok iyi betimliyor. marquezin romanlarını aynı meydana açılan sokaklar gibi tarif edebiliriz. bir iki tane kitap hariç bu böyle. hayranıyım diye söylememe gerek var mı
suskunları ikinci okuyuşum. sadece bir cümle ile anlatacağım meramımı: bu adam nobeli hakkediyor. başka bir şey yazmaya hacet yok
veba kitabı açıkça söylemem gerekirse pek hoşuma gitmedi. akıcı değil, kahramanlar belli belirsiz ve sönük. şehri yakıp yıkan bir hastalığı daha dramatik anlatabilirdi. öldü derken yazar onun ardındaki acıları, pişmanlıkları, hüzünleri yani insani ne kadar duygu varsa hepsini ıskalıyor. sıradan bir hadise gibi sunuyor ölümü. yabncıya göre daha sönük bir kitap açıkcası. sadece yazarın doktor olmamasına rağmen vakalrı doktor gibi anlatabilmesini sevdim, bu karara nasıl vardın diye soracak olanlara cevabım hazır:doktorumda ondan. hulasa tavsiye etmiyorum, albert camusu okuyacaklar yabancı kitabını okusunlar