Toplam yorum: 3.285.374
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
mesut cemil Tarafından Yapılan Yorumlar
pariste müzede periskopun içinde başlayan macera yine aynı yerde sarkacın içinde biter. causobon karabüyü ve masonik ritüellere meraklı biridir. gramound yayınevinde editor belbo ile bu ritüellerin akademik merakla peşine düşerler. bir çok ayin ve törene katılırlar ama en son şahit oldukları tören belbonun sarkaçtaki ölüm törenidir. bu sarkaçta ölümü umberto eco, edgar allen poe nin kuyu ve sarkaç hikayesinden esinlenerek yazdığı belli oluyor. bu bir çalıntımı değil, sadece bir esinlenme. zaten yaklaşık 900 sayfa olan kitabın 1-2 sayfasınnı kaplamaktadır bu tasvir. bu eser umberto eco nun parlak zekasını gözler önüne seriyor. kitabın tek kusuru çevirmen ne anlama geldiğini bilmediğimiz uyduruk kelimeler kullanmış. bu kitaptan şunu öğrendim, masonik merak ve sırlarını paylaştığınız insan mason olabilir, aman dikkat
kitap tam bir ölüm ve tecavüz hikayesi. moğol ırkının acımasızlığı ve ahlak zaafiyetini göstermesi açısından iyi bir çalışma. edebi yönüne gelirsek homeric muhteşem bir kitap yazmış. tasvirleri ve benzetmeleri çok güzel. birde tarihsellik açısından homeric müthiş bir örnek sunmuş, çünkü dialoglar ve yapılan şakalar o gün ki moğol bozkırlarından fışkırmış adeta. kendisinin değil onların dünyasını anlatmış, onlar gibi düşünmüş, onlar gibi gülmüş, onlar gibi ağlamış. temuçinin bitme bilmeyen öldürme hırsı, kadınlara düşkünlüğü, acımasızlığını gördüm bu kitapta. hırslı bir insanın hayatını bile kurtarmış olsan tehlikesinden uzak duramayacağını anladım. zira borçu temuçin tarafından öldürülmekten son anda karısı börtenin müdahalesi sonucu kurtuldu. aslında bu kitap ego nun bir tarifidir. temuçin cengize devşirildiğinde ölümlülükten ölümsüzlüğe doğru dönüşmekte istemiştir. çinden bu sebeple kahin getirilmiştir. ego kabarmış ve kendini önce ölümsüzleştirmek istemiş, eğer buna inansa diğer aşama kendini tanrı ilan edecekti. tıpkı firavunda olduğu gibi. homeric bu kitabıyla bana hırslı insanlardan uzak durmamı öğütlüyor, yoksa...
prag mezarlığında yazarında kitabın sonunda dediği gibi iki ayrı kişiyi tek kişide birleştirerek çift kişilikli birisi olarak sunmuştur. simonini ve rahip. simonini casus, rahipse cizvitler adına çalışan birisidir. kitabın başındaki yahudi tanımlaması oldukça ağır ifadeler içeriyor, edebi eserde bu kadar ağır ifadeler olmaması gerekir diye düşünüyorum. Ayrıca sicilya iç savaşında general garibaldi hadisesi oldukça uzun olmuş ve hikayeden kopma gibi bir tehlikeyle karşıkarşıya bırakıyor bizi. Gülün adı ve facaoult sarkacından sonra bu kitap bence onlara göre hafif kaçmış bir kitap. Umberto eco kitaplarını didaktik bir çizgide kurar. bu gülün adında hiristıyan tarikatlarını uzun uzun anlatımı şeklindedir, facaoult sarkacında ise masonik yapılanmaları irdeler. prag mezarlığında da cizvitlerle masonik yapılanmlarının ortaklığı ve düşmanlığına karar vermeye çalışmıştır. aslında bu kitapdaki gizli gündem cizvit tarikatını (hirıstiyan tarikatıdır) masonlar dolayısıyla yahudiler mi kurmuş sorusunu okuyucuya yöneltiyor ve cevap bekliyor okurdan. Ama baştada söylediğim gibi facoult sarkacı ve gülün adı tadı yok bu kitapda.
hikaye sıradan bir hikaye. özetlersek ermeni bir kıza aşıktır, kız beyruta taşınır, aziz beyi babası evden kovar, oda soluğu beyrutta alır,orda açsusuz kalır, tamburuna sarılır ve müzisyenliğe başlar, tekrara istanbula döner ve müzisyenliğine devam edilir, ama hep kederli çaldığı için gazinodan atılır. Evet tamamman bu. basit bir kurgu değil mi* ama ayfer tunç bu basit hikayeyi o kadar güzel kelimelere ve cümlelere döküyorki, gerçekten damakta edebi bir haz bırakıyor, sonuç olrak kurgu basit ve sıradan, edebiyat olağanüstü diyorum
kitap güzel yazılmış ama başlık kitabın içeriğini karşılamıyor, çünkü richard ın hayat hikayesi resmedilmiş. tarihi bilgi ve malumat açısından okuyucuya haçlı seferleri hakkında özet ve yeterli bir bilgi sunulmuş. İngitere taht mücadelesi açısından tarihe ışık tutuyor, birde richardın akıcı fransızca konuşup, ingilizce konuşamaması ilginç değil mi? ingiliz ırkının franko-germen karışı olması açısından aslında bir ipucu. Britanyanın gerçek halkının iskoç-irlanda olduğu kanatini güçlendiriyor. Akıcı bir kitap-okunabilir.