Toplam yorum: 3.285.221
Bu ayki yorum: 6.747
E-Dergi
Berkay Şenlik Tarafından Yapılan Yorumlar
Osamu Dazai’nin İnsanlığımı Yitirirken adlı eseri, beni en çok etkileyen kitaplardan biri oldu. Başlangıcı öylesine akıcıydı ki, sayfalar nasıl geçti anlamadım. Ortalara doğru tempo biraz durağanlaşsa da anlatımın içtenliği ve karakterin ruh hâli beni elimden bırakmadan sonuna kadar götürdü.
Kitap, Dazai’nin kendi hayatından izler taşıyan, derin bir iç hesaplaşma ve varoluş sancısıyla örülmüş. Gerçek yaşanmışlıkların etkisi satır aralarından bile hissediliyor. Toplumdan kopuş, yabancılaşma, aidiyet hissi gibi temalar oldukça çarpıcı işlenmiş.
Gerçek, sarsıcı ve derin metinleri sevenlere bu kitabı gönül rahatlığıyla tavsiye ederim. İç dünyalara ayna tutan, insanı sorgulatan ve uzun süre etkisini sürdüren bir eser.
Orhan Kemal’in 72. Koğuş adlı eseri, beni hem diliyle hem de anlattığı insanlık halleriyle etkileyen kitaplardan biri oldu. Akıcı anlatımı ve halkın içinden gelen sade üslubuyla, okumaya başladığınız anda sizi içine alıyor.
Cezaevi ortamında geçen bu kısa romanda, mahkûmların yaşamı üzerinden insan doğasına dair pek çok anlam çıkarılabiliyor. Özellikle sürekli iyilik yapan birinin, işlevi bittiğinde nasıl kolayca sırt çevrildiğini görmek insana dokunuyor. Sevdanın, umut etmenin ve insan kalabilmenin ne kadar kıymetli olduğu çok net şekilde yansıtılmış.
Kısa ama dolu dolu bir metin arıyorsanız, 72. Koğuş mutlaka şans vermeniz gereken bir eser. İçinde hem acı hem de umut var; hem insanlık hali hem de insanlığa dair sorgulamalar.
Lâmî Çelebi’nin kaleme aldığı Ferhat ile Şirin, klasik aşk hikâyeleri içinde hem diliyle hem de duygusuyla öne çıkan nadide eserlerden biri. Ben okurken gerçekten çok beğendim; hem işlenen aşkın derinliği hem de anlatımın zarafeti insanı etkiliyor.
Ferhat, dağları delen bir nakkaş; Şirin ise güzelliğiyle dillere destan bir hükümdar kızı. Ferhat, Şirin’e kavuşabilmek için ona dağları delmesini şart koşan ailesine rağmen yılmadan mücadele eder. Bu aşk uğruna verdiği emek, gösterdiği sabır ve sonunda yaşanan trajedi, hem kalbe dokunuyor hem de okuyana aşkın ne kadar yüce bir duygu olduğunu hatırlatıyor.
Klasik edebiyatı sevmeseniz bile Lâmî Çelebi’nin yalın ama zarif üslubu sayesinde hikâye kolayca okunuyor ve sizi içine çekiyor. Hem destansı hem şiirsel bir aşk hikâyesi okumak isteyenlere bu eseri gönülden tavsiye ederim. Gerçekten, her sayfasında aşkı hissettiriyor.
Ethem Emin Nemutlu’nun Kader Gayrete Aşıktır adlı eseri, beni gerçekten çok etkileyen, elime aldığım gibi bitirdiğim kitaplardan biri oldu. Yazarın halk diline yakın, samimi ve yalın bir üslubu var; bu da anlatımı hem akıcı hem de içten kılıyor. Zorluklara karşı pes etmeden çabalayan insanların hikâyeleri, umut veren bir dille sunuluyor.
Kitap boyunca ne süslü cümleler ne de yapay duygular var; tam tersine, sade bir gerçeklik ve ilham verici bir hayat görüşü hâkim. Özellikle motivasyona ihtiyaç duyduğum bir dönemde okumam, etkisini daha da artırdı. Halkın içinden çıkan, güçlü mesajlar barındıran bir eser arıyorsanız Kader Gayrete Aşıktır mutlaka okunmalı.
Aziz Yıldırım’ın kaleme aldığı Leyla ile Mecnun uyarlaması, klasik aşk hikâyesine farklı bir bakış getirmeye çalışsa da benim için ne çok etkileyici ne de hayal kırıklığı yaratan bir eser oldu.
Hikâye, hepimizin az çok bildiği o büyük, efsanevi aşk üzerine kurulu: Mecnun’un Leyla’ya olan derin, saplantılı aşkı, bu aşk uğruna aklını yitirmesi ve çöllere düşmesi… Yıldırım’ın anlatımı sade ve akıcı, fakat yer yer duygusal yoğunluk eksik kalabiliyor. Yine de bazı bölümlerde klasik Leyla ile Mecnun havasını yakaladım ve bu hoşuma gitti.
Beklentiyi çok yüksek tutmadan okunursa, özellikle bu efsane aşkı modern bir dille tanımak isteyenler için sade bir giriş olabilir. Ne çok övdürecek bir yönü var ne de pişman edecek bir kitap. Ağır olmayan, kolay okunur bir aşk anlatısı arayanlar için ideal olabilir.