Toplam yorum: 3.285.218
Bu ayki yorum: 6.744
E-Dergi
Şarih Tarafından Yapılan Yorumlar
Dilimize başka ciltleri de kazandırılan Routledge Filozoflar serisinden bir kitaptır.
Kant öncesi metafizik geleneğin kuşkusuz en meşhur ve önemli isimlerinden biri olan Leibniz, hem fikirlerinin farklılığından dolayı hem de oldukça dağınık bir biçimde fikirlerini yazdığı için okuması zor bir düşünürdür. Elimizde belli başlı bilinen eserlerinin Türkçe çevirileri olmakla birlikte bu kitaplar Leibniz'in bütün eserlerinin sadece küçük bir kısmını oluşturmaktadır. Jolley bu eserinde Leibniz'in felsefi fikirlerini bu geniş külliyattan hareketle, anlaşılır biçimde okuyucuya sunmaktadır. Antognazza'nın yazdığı hacimli entelektüel biyografiyle birlikte Leibniz'i anlamaya başlamak için elimizdeki iki ideal eserden birisidir.
Swinburne’un bu kitabı analitik felsefe geleneği içinde teistik inancı rasyonel temellere oturtma çabasının meşhur örneklerinden birisidir. Kitapta Swinburne, Tanrı’nın varlığını savunurken olasılık temelli bir akıl yürütme yöntemi benimsiyor. Ona göre Tanrı'nın varlığını kabul etmek makul hatta ateizmden daha makuldür. Teizmin, evrenin varlığı ve düzeni gibi olguları açıklamada en makul hipotez olduğunu öne sürüyor. Kozmolojik, teleolojik ve ahlaki argümanları genel okuyucunun anlayacağı biçimde ele alıyor. Doğa yasalarının düzeni, insan bilinci ve ahlaki sorumluluk gibi olguların Tanrı varsayımıyla daha anlaşılır hâle geldiğini savuyor. Ateist alternatifleri değerlendirirken de onların açıklayıcılık gücünün daha düşük olduğunu savlıyor. Swinburne, inanç ile akıl arasında bir karşıtlık olmadığını, aksine aklın doğru kullanıldığında Tanrı’ya işaret ettiğini iddia ediyor.
Kitap, analitik felsefe içindeki Hıristiyan teistik perspektifi yansıtan bir giriş kitabıdır.
Heidegger’in bu eseri, 1951-1952 yıllarında Almanya’nın Freiburg Üniversitesinde verdiği derslerden oluşmaktadır. Heidegger metafizik ile özdeş olarak kabul ettiği ve Varlığı düşünmenin önündeki en önemli engel gördüğü felsefeyi, düşünmekten ayırmakta ve felsefeyi terk edip, onun kendisini tamamladığını kabul edip düşünmekle uğraşmamız gerektiğini savlamaktadır.
Bu metinde de felsefi veya metafizik olamayan düşünceye dair bir dizi fikir öne sürmektedir. Örneğin Aristoteles'in Metafizik kitabında söylediği "bizi düşünmeye çağıran meraktır" ifadesindeki merakı "kaygı" ile değiştirmektedir. Ona göre en kaygı verici olan haliyle de bizi düşünmeye çağıran en acil şey de hala düşünmüyor oluşumuzdur. Düşüncede poetik olana ayrıcalıklı bir yer veren Heidegger bu eserinde de yüksek şiir ile yüksek düşüncenin bir piramidin ucunda birleşmesi gibi bir arada olduğunu söyler. Heidegger'in anti-felsefe (metafizik) fikirlerini ve kendisinin poetik düşüncesini anlamaya başlamak için iyi bir eser.
İsmail Gelenbevi Osmanlı filozoflarının önde gelen simalarından birisidir. Bu metinde de filozofun 18 risalesi bulunmaktadır. Metin oldukça kısa olması bizi yanıltabilir, içerideki metinler felsefi açıdan oldukça nitelikdir. Fakat Fahreddin Razi ve sonrasında bilhassa Osmanlı dönemindeki tartışmalara aşina olmayan okuyucu için metinler oldukça zor gelebilir çünkü her bir risale yüz yıllara dayanan tartışmaların bir parçası olarak kaleme alınmıştır. Fakat okuyucu kısa ve öz olmasından dolayı metinlere istediği gibi nüfuz edemese dahi 18. Yüzyılda Osmanlı Düşüncesinde felsefi düşüncenin ulaştığı derinliği görmek için dahi okumalıdır.
Eser eleştirel düşünme alanına giriş için ideal metinlerden birisidir. Warburton'un "A'dan Z'ye Düşünmek" adlı eseri gibi eleştirel düşünme sözlüğü olarak adlandırılabilir lakin ikisi arasındaki temel fark, Warburton'un metni alfabetik bir sözlük hüviyetine sahipken Yasin Ramazan'ın metni sistematik bir sözlüktür. Metni okuduğunuzda eleştirel düşünme alanının temel terimlerinin tanımını ve birbiriyle ilişkisi öğrenmiş oluyorsunuz. Eserin üslubu da akıcı olduğu için kolayca okunmaktadır.