Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

faik çelik Tarafından Yapılan Yorumlar

19.02.2026

Dünya çağdaş edebiyatının önemli bir ismi J.M. Coetzee’nin hikaye ve roman gibi kurmaca metinlerin, psikoterapistlerin çalışma alanlarında ortak odağın insan ve dil olduğu fikri üzerinden yola çıkarak, aklına gelen soruları klinik psikolog Arabella Kurtz ile mektuplaşıp tartışıyor. Birbirlerini besliyen mükemmel açılımlarla “kurmaca”nın, “psikoterapi” ile insan doğası ve insan gelişimi üzerine benzerlik ve farklılıklarını birbirleriyle paylaşıyorlar.
Belirli bir plan dahilinde önceden hazırlık yapmadıklarından, adeta doğaçlama yazışıyorlar. Bu nedenle bazı tekrarlar ve konudan kopuşlar olsa da çok keyifli ve “dahice” soru ve cevaplar kitabı keyifli hale getiriyor. Bu yazışmalarda N. Hawthorne’nin “Kızıl Damga”, Dostoyevski’den “Suç ve Ceza”, “Ecinniler” ve özellikle de W.G. Sebald’ın muhteşem kitabı “Austerlitz” masaya yatırılıyor.
Psikolojiye meraklıysanız ve iyi hikaye yazmak için psikotetapi hakkında bilgi sahibi olmak gerektiğini düşünüyorsanız mutlaka okuyun.
09.02.2026

Oldukça farklı bir roman hikayesi çok ilginç olmasa da kurgusu ve olay örgüsü çarpıcı. Okuduğum psikolojik romanlar arasında ciddi iz bırakacak bir kısa roman. Anlatıcı ve 20’li yaşlarda psikolojik sorunlar yaşayan Fanny arasında çekim ve itim ile seyreden ilişki romanın ana konusu. Anlatıcının anlatımını bazen başkasına bırakması ilginç. 43 yaşında ölen Fanny den çok Anlatıcı daha ilgi çekici. Edebi olarak oldukça doyurucu bir metin, kısa ama zor bir roman. Öneririm.
03.02.2026

“Soğuk Deri” ister distopik, ister fantastik, isterseniz gerçeküstü bir roman sınıfında değerlendirilsin, çok farklı ve etkileyici bir roman. İrlanda’nın İngiltereye karşı verdiği özgürlük mücadelesi ile hikayesine başlayan Katalan Pinol, kısa ve abartısız cümlelerle çok çarpıcı bir anlatımı seçmiş. Dili gibi mizahi yönü de okuru heyecan ve gerilim yönünden kitapta boşluğa düşürmüyor. İnsanların hayvanlara bakışı, kadın erkek ilişkisi, toplumdan yalnızlığa kaçış gibi genelleşmiş konularda sorgulamalar yaparken, şartların bir insanın en eleştirdiği hatta düşmanı bile olan kişiye dönüştürmesini nefis bir kurguyla ortaya koyuyor. Karel Capek’in “Semenderlerle Savaş” adlı distopik romanı ile ortak yönü uyarıda bulunmaktır. Capek gelmekte olan Hitler faşizmine karşı uyarıda bulunurken Pinol mevcut “ötekileştirme” tehlikesine karşı uyarıda bulunmuştur. Oldukça beğendim, gerçekçi romanları sevenlerin bile okumasını öneririm.
29.01.2026

Taylan Kara ilginç bir kişilik, tıp doktoru, sivri dilli ve lafını evirip çevirmeden söyleyen bir aydın, bunun için kendine dahi muhalif. Kafasının karışık olduğunu düşünüyorum. Daha önce çok sayıda kitabını okudum, beğendiklerim de oldu, beğenmediklerim de.

Bu kitabını iki bölümde değerlendirdim. İlk 120 sayfası, aforizma tarzı yazılmış, alıntılar, alıntılardan üretilmiş yeni aforizmalardan oluşuyor. İnsanı hiçlikle ve olumsuzluklarla özdeşleştiriyor. Bu bölüm zayıf, hatta sığ, keyifli bir okuma sağlamıyor. İkinci bölümde fotoğraflarla desteklenen, yurtdışında gördüğü yerlere ilişkin gözlem ve bilgi notları yer almakta. Bu bölümde hoşuma giden yazısı, liberal, neoliberal ve hatta kendisini solcu olarak tanımlayan bazı zavallıların yere göğe sığdıramadığı Heidegger’e, hamurunda kan olan bu filozofa net olarak “nazi” demesi oldu. Bir de sonda yazmış olduğu “entelektüel otopsi raporum” yazısını sevdim.

Kitabın 70 sayfalık ikinci bölümü için alınıp okunabilir.
25.01.2026

Değişik kurgusu olan ve sağlam yapılı, hikaye olarak çok ilginç olmasa da yazarın dili ile ilginç hale gelen bir roman. Yaratıcı yazarlık dersi için Atina’ya gelen kahramanımızın bir kaç günlük bu kısa gezisinde rastladığı, tanıştığı, ders verdiği kişilerle olan konuşmaları anlatılıyor kitapta.

Psikolojik ağırlığı yüksek bir roman, öyle ki konuşmalar bazen teke tek bazen grup terapi haline geliyor. Hatta yazar kendi psikoanalizini bile yapıyor. Kısaca insana dair, ilişkiler, zayıflıklar, arayışların sergilendiği okuması rahat bir roman. Öneririm.