Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
faik çelik Tarafından Yapılan Yorumlar
1937-38 Dersim katliamını yaşamış on kişinin ve harekata katılmış dört kişinin tanıklıklarının hiç bir yorum yapılmadan olduğu gibi aktarıldığı 300 sayfalık, az da olsa resimler içeren bir kitap. Araştırmacı Cemal Taş Dersim’li ve memleketinin yerel tarihi ile ilgili geniş çalışmaları var. Bu çalışmaların özelliği olayların araştırılıp hiç yorumlanmadan aktarılması.
Bu kitaptaki anlatılar sözlü tarih belgeleri niteliğinde. Birkaç anlatıda çelişki veya gerçekliği tartışılır ifadeler varsa da anlatıcıların ileri yaşlarına bağlanabilir bunlar. Sonuçta Dersim “tertelesi”nde yaşananlar insanın içini yaralıyor, tam da kitabın adı gibi “Hay Allahın Zalımları” dedirttiyor insana.
12 Eylül faşizminden beden ve özellikle ruh sağlığını koruyarak çıkan Fethiye Çetin hapishane ve yargılanma anılarını anlatıyor. Öne çıkardığı kavramlar, işkence ve direniş. Anlattıklarının büyük bir kısmı bildiğimiz olaylar buna karşın insanı yeniden o meşum günlere götürüyor. Kitapta kendi iç muhasebesini yaptığı bölümler çok samimi ve etkileyici. Mutlak kötülük olarak tanımladığı 12 Eylül’ün, anlattığı insanlık dışı uygulamalarıyla Kenan Evren cuntasının eseri olduğunu vurguluyor. 12 Eylül için çıkarılan bilançolarda kötülüğü anlatmak için ardı ardına rakamlar sıralandığını; şu kadar kişi öldü, şu kadar kişi idam edildi, şu kadar kişi sakat kaldı gibi. Halbuki bu kişilerin her birinin bir insan, bir ana kuzusu olduğunun, her birinin hayalleri olduğunun altını çiziyor. Tüm dünyada ülkelerinde onarılmaz yaralar açan, insanların kanlarını ellerine bulaştıran Evren, Pinochet, Franco, Stalin gibi diktatörlerin yataklarında ecelleriyle ölmesini kabul edemiyorum, öfkemi soğutamıyorum.
Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra sosyalizmin çöktüğü son Avrupa ülkesi olan Arnavutluk’ta, bu tarihi değişimin öncesini ve sonrasını birinci ağızdan, yazarın ağzından, yaşadıklarını, hatırladıklarını, duyduklarını kronolojik sıra ile anlattığı anılarıyla okuyoruz. Basit ve sade anlatımlı dili ile okuru yormadan adeta dünyada bir dönemin panoramasını roman olarak aktarıyor yazar. Siyasi ve felsefi sorgulamalarla çocukluğuna denk gelen sosyalizmi ve gençliğinde yaşadığı liberalizm yıllarını tarafsız ve biraz da duygusal bir dille anlatıyor Lea Ypi.
Kaderin cilvesi değil, kendi seçimi ile İngiltere'de London School of Economics’te siyaset teorisi dersinde öğrencilerine Marksizm’i anlatan yazar, kitabın sonundaki “sondeyiş” bölümünde bu seçiminin nedenini anlatıyor, “özgür” ve “özgürlük” kavramlarını bir de bu açıdan okumak çarpıcı oldu. Babaanne Nini şahane bir karakter. Kitabı çok beğendim, kesinlikle okunacaklar listesine alınmalı.
Etkileyici, sinirleri test edici gerginlikte, çağdaş toplumları diktatörlük rejimlerine karşı uyarıcı niteliği taşıyan, geleceğe ait yani distopik bir roman. Yazar kurmacasını İrlanda üzerinde yapmış ancak rahatlıkla ülkemize, herhangi bir Avrupa ülkesine, ABD ve Çin’e rahatlıkla uyarlanabilir. Hatta şu anda Gazze’de çok benzeri yaşanmakta. Bir kısım anlatılara ülkemizde hiç yabancı olmasak da yine de çok geriyor insanı, hatta benim gibi kırılgan ve hassas bir dönemde okursanız (ki okumayın veya erteleyin) uykunuz dahil bazı duygu ve davranışlarınızda olumsuz etki yaratabilir. 240 sayfayı uzun sürede okumam bu nedenledir. Yazarın dilini, kurgusunu, hayal gücünü oldukça güçlü buldum. Uygun ruh halinde okunmasını öneririm.
Umberto Saba her iki dünya savaşını yaşamış çağdaş İtalyan Edebiyatının şair ve romancısı olup Mussolini’nin faşizmi içinde yaşamış, bir toplama kampında tutulması dahil çeşitli sıkıntılar çekmiş antifaşist, savaş karşıtı ama aynı zamanda partizanlarla birlikte faşizme karşı savaşmış olan aydınlık kafalı bir yazar.
Kitaptaki tanımıyla “ironi bazen de mizah içeren ancak hep ciddi konulara değinen, şiirdeki ahengi ve aforizmanın keskinliğini barındıran, net, kısa düz yazı” olan 200’ü aşkın “kestirme” ve az sayıda kısa hikaye yer alıyor bu kitapta. Sanat, özellikle edebiyat ve müzik alanına, tabii ki politik alana giriyor yazılarında. İlginç buldum, değişik bir üslubu var, okunabilir.