Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

faik çelik Tarafından Yapılan Yorumlar

24.10.2024

Nürnberg yargılanmaları ve “denazifikasyon” konusunda oldukça net ve objektif bilgiler var. Özellikle galip devletlerin oluşturduğu mahkemelerinin bu ülkeler arasında güç savaşına sahne olması, hukuk anlayışlarındaki farklılıklar ve en önemlisi çıkarları doğrultusunda hakim ve savcıları etkilemeleri hatta yönlendirmeleri ibret verici. Yargılamalar sonucunda idam edilenler dışında mahkum olanların hepsi 1950’den başlayarak sağlık sorunları veya afla 1958 yılında R. Hess hariç tümüyle serbest kalması Almanların geçmişten pek de ders çıkarmadıklarını, umursamadıklarını gösteriyor. 8 Mayıs 1945’de Nazi ordularının kayıtsız şartsız teslim olduğu “sıfır saati”ndeki Nazilerin büyük çoğunluğu kısa bir süre sonra devlet görevlerine başlamış, Nazi işbirlikçisi doktorlar işlerine dönmüşlerdir. Galip devletlerin ve Alman halkının da ikiyüzlülüğünü anlatan güzel bir çalışma.
17.10.2024

A. Maalouf’un son kitabı, “Batı ve Hasımları” alt başlığıyla yayınlanmış, bu alt başlık kitabı çok daha iyi yansıtıyor. “Yolunu yitirmiş insanlığa hızlı bir kuşbakışı atmak” diye tanımlıyor yazar kitabını. “Doğu”yu, Rusya, Çin ve Japonya ile sınırlı tutulurken “Batı”yı ise ABD ile tanımlıyor. Yazar olabildiğince objektif olmaya çalışmış ancak eğitimini aldığı ve kültürünü benimsediği Batı’nın diğer yarısı olan Avrupa etkisi altında kaldığından, kalemin mürekkebi biraz Amerika kokuyor. Ancak buna rağmen yaklaşık son 150 yılın mükemmel bir fotoğrafını yukarıda adı geçen dört ülke üzerinden, son derece derli toplu ve gerçekçi olarak aktarmayı başarmış. Yani mürekkebinin kokusu kitabın değerini düşürmemekte. Oldukça değerli bilgiler edindim, günümüzde Batı (Amerika) ile onun hasımları Doğu (Çin) arasında oluşan bir labirentte sıkışıp kalmış insanlığın şimdisini ve geleceğini çok yalın bir dille anlatmış. Görüşleriyle tam uyum içinde olmak şart değil, ancak kitabı okumak bence şart.
10.10.2024

“Çocuklar Treni” II. Dünya Savaşı sonrası İtalya’da geçen bir hikaye, gerçek veya kurmaca, ne olursa olsun, “insanca, pek insanca”. Mussolini sonrası toparlanmaya çalışan İtalya’da fakir güney ile zengin kuzey arasındaki “dayanışma”yı anlatıyor. Komunist ve partizanların organize ettiği dayanışmayı. Güney’de Napoli’de küçük bir çocuğun ağzından, dayanışma ile kuzeye Modenna’ya gönderilen Amerigo’nun ağzından anlatılıyor.

Viola Ardone’nin dili çok yumuşak. Kısa kısa cümleler, edebiyat ve yazım oyunları hiç kullanılmamış ancak insanın içine işleyen bir derinliği var yazdıklarının. Kurgunun kuvveti de bu derinliği arttırıyor. Savaş sonrası yaşanan zorlukları ve savaşın çocukların hayatları üzerinde neler yarattığını anlatan ağıt gibi yazılmış çok güzel bir anlatı. Okunmasını dilerim.
24.09.2024

Gerçeklere dayanan bir kurmaca roman. Yazar Victor Glass o döneme ait mahkeme kayıtları dahil birçok belge ve yazılı kaynaklardan faydalanmış. Günümüzde J. W. von Goethe, Alman Edebiyatı’nda zirvedeki isim olarak kabul edilmektedir. Kitapta geçen olay da dahil çoğu anlatının Goethe’nin biyografilerinde yazılmış olaylar olduğunu anlıyorsunuz. Ama bu kitapta anlatılan Goethe’nin kişilik özelliklerinin, karakterinin sanki onun eserlerinden, yazdıklarından daha ön plana çıkarılmış olduğunu düşünüyorum, bu ise kitabı ilginç kılmakta. Goethe’yi eserlerinden bağımsız bir de böyle tanımak hoşuma gitti. Yazarın kitap sonunda belirttiği zaman atlamaları veya bazı mantık hatalarına (gebeliğin seyri ve süresi, doğum sürecinin karikatürize anlatımı gibi) takılmayın. Öneririm.
22.09.2024

Hocam da olan Cengiz Kuday’ın beyin cerrahı olarak hekimlik hayatı ve yaşam deneyimletine ilişkin anı ve otobiyografik öğeler taşıyan kitabı. Genç hekimlere yol gösterici olabilir