Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

faik çelik Tarafından Yapılan Yorumlar

29.10.2025

Nazi toplama kamplarından kurtulan, “İnsanın Anlam Arayışı” kitabında buralarda yaşadıklarını ve vahşetten kurtulmasının nedeni olduğuna inandığı “logoterapinin” insanın hayatının anlamını bulmasına yardımcı olduğunu, insanı dürtüleri ve içgüdüleri tatmin etmekten ziyade, değerleri gerçekleştirmek, id-ego-süperegonun birbirleriyle çatışan talepleri karşısında uzlaşmacı davranmak, topluma ve çevreye alışmak ve uyum sağlamak olan bir varlık olarak görmesiyle psikanalizden ayrıldığını vurguluyor. Freud’un bastırılmış cinsellik, haz duygusu istencinin ve Adler’in güç istencinin yerini anlam istenci konulmasının gerekliliğini ileri sürüyor. İnsanın varoluş biçimi, anlamı ve anlam bulma çabası konularında dini anlam taşımayan “ruhsal” boyutu öne çıkarmaktadır. Çünkü insanın somatik (vücut, organlar), zihinsel (akıl, zeka vb) ve ruhsal boyutu olduğuna inanmaktadır. Varoluşçu kadar varoluşçuluk olduğunu ironik olarak belirten Frankl, kendisini Adler ve Freud’u tamamlayıcı olarak görmektedir
29.10.2025

Oldukça ilginç ve yararlı bir çalışma. Müziği gürültünün bir çeşidi olarak gören Attali onun dil-lisan kadar eski olduğunu söylüyor. İnsan yapısı tüm eserlerin üç boyutu olan “yaratıcının sevinci”, “seyircinin coşkusu “ ve “iletenin güç kaynağı“ ile bağlantı kurmamızı sağladığını iddia ediyor. İlk çağlardaki gürültüden yavaş yavaş müziğe geçişi tarihsel sıralama içinde inceleyen yazar orta çağda burjuvalar ve soylular için müziğin “temsil” biçimi olduğunu, Rönesanstan sonra oratoryo, opeta, füg ve konçertoların belirdiğini vurgulamaktadır. Müzik ve sermaye ilişkisinde Marx’ın “sadece sermaye yaratan işlerin verimli olduğu” tezine dayanarak söylemiş olduğu “kuş gibi şakıyan bir şarkıcı verimsiz bir işçi, şarkısını satan ise tüccar veya maaşlıdır, sadece konserler vererek para getiren bir şarkıcı verimli işçidir, müzisyenler emek satıcısı değil mal satıcıları gibi karşımda duruyorlar” sözlerine çok haklı olarak karşı çıkıyor.
29.10.2025

Meksika Devrimi'ne katılan ancak devrime ihanet eden ve kirli bir yaşamı seçen Artemio Cruz’un hikayesi. Ölüm döşeğindeyken bu ihanetlerle dolu yaşamı tüm ayrıntılarıyla gözünün önünden geçirir. Devrimcilerin kendi aralarındaki mücadeleleri, İspanya iç savaşında yitirdiği oğlu, mirası için deli divane olan çevresi. Hepsi ibretlik olaylar, Carlos Fuentes’in bilindik kurgusuyla, geri dönüşler, bilinç akışları, insan tahlilleri ile oldukça etkileyici. Çevirinin güzelliği de bonus olarak okuyucuya verilmiş. Fuentes’ten okuduğum beşinci kitap belki de gerçekçiliğe en yakın olanı. Öneririm.
08.08.2025

Seneca insan doğasına ilişkin derin ve zamanının çok önünde düşünceler sahip. Bu düşüncelerini sade ve edebi bir dille anlatıyor, ahlaki öğütler şeklinde veriyor. Ancak çok didaktik, Seneca’dan etkilenen imparator M. Aurelius’un “Kendimce Düşünceler” kitabı gibi samimi bir dili yok. Tümüyle değerlendirildiğinde yazıldığı çağı düşününce çok etkileyici.
07.04.2025

Edebiyatımızda yazarlıktan çok yayıncı olarak önemli bir yer tutan Memet Fuat’ın 1985-1997 arasında çeşitli dergi ve gazetelerde çıkan yazılarından oluşuyor “Duyumsanmayan Karanlık” . De Yayınları, Yeni Dergi, Adam Sanat Dergisi, Adam Yayınları onun yazın hayatımızdaki imzalarıdır. Üvey babası Nazım Hikmet’in eserlerinin tümüne yakınını en gerçeğine uygun şekilde özenle basan da Memet Fuat’tır.

Bu kitabın ilk yarısı toplumsal konularda denemelerden, kalan yarısı ise edebiyat yazıları, eleştiri yazıları ve verdiği röportajlardan oluşuyor. Sağduyulu ve hümanist bir denemecimizin yazılarını okuyarak yakın tarihimizi hatırlamış oldum. Deneme sevenlere öneririm.