Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
VYSAKTS Tarafından Yapılan Yorumlar
Sohbet için kullanılabilecek güzel bir eser
Hayatımda ilk kez birisi bana
"Kendine çok dikkat et" dedi.
Anlamış onun kalbini taşıdığımı herhalde... Rastgele, Yürürken aklına geleyim
Sızlasın için...
Zaman sen olmayınca geçmiyor,
Sen olunca da yetmiyor...
Üşüyorsan söyle,
Seni bir kat daha seveyim
Ölümü bu kadar işleyen birkaç şairden biri ve en önemlisidir. Ölümden bu kadar korkup sürekli ölüm temasını işlemesi de ilginçtir.Söylenenlere göre küçükken yaramazlık yaptığı için babası tarafından camdan sarkıtılmış. O günden sonra ölümden korkmuş ve eserlerinde hep ölüm konusunu işlemiştir. Mezarlık ve müzeleri hiç sevmediğini şiirlerinde anlatıyor. Sevdiği yerler hep kalabalık ve canlı olan yerler. Bu yüzden sürekli dünyevi şeylerden bahseder onları över. Bunların yanında aşk,karamsarlık, şansızlık gibi konuları işlemiş kitabında. Kendi kendine çeliştiği yerler de vardır. Bir şiirinde: "Değil kardeşim,dal yeşil değil, gök mavi değil." der başka bir şiirinde ise "dal yeşil gök mavi olsun" der mesela.Güzel bir derleme , sakin kafayla okuyun.
Özdemir Asaf kendi döneminin şiir kalıp ve kurallarının dışında serbest şiirler yazmış bir şairdir. Kendisini ön plana çıkartan sadece yazdıkları şiirler değil, bu şiirlerinde duygulara-anılara-hatıralara dokunuyor olması ve olaylara farklı perspektif den bakıyor olması okuyucuyu okuduklarına karşı hayran bırakıyor. Şiirlerinde gündelik hayatın her alanında ve insan duygularının çeşitli hallerinden bizlere birşeyler okur-yazar. Kendisi sadece bir şair değil bir filozof kimliği de vardır ki bunu şiirlerini okudukça anlayacaksınız. Ayrıca eserlerinin büyük çoğunluğu kendisi vefat ettikten sonra çocukları aracılığı ile karalama kağıtları ve dağınık notlarında derlenerek oluşturulmuş eserlerdir. Herhangi bir kalıba uymaksızın, kendi halinde duygularını kaleme dökmüş, bunu da büyük bir ustalık ve felsefi bir tarzda yapmış çok yönlü bir insan ve eserleri var karşımızda, okumanızı tavsiye ederim.
Çölde kalıyorlar, su yok, yemek yok, barınacak birşey yok. Her şey doğadan ve telepati yoluyla, şükrederek elde ediliyor.Evet sezgileriyle yemek için hayvan buluyorlar, kumun içinde su buluyorlar. Hayvanların mesanelerinden matara yapıyorlar, kanlarını kurutup saklıyorlar.Kitapta insanı Aborijinleri sevmeye iten bir çok olay mevcut. Örneğin; aldıkları her şeyi doğaya iade ediyorlar, hiç bir şey israf edilmiyor, sadece yetecek kadar yiyorlar, yedikleri hayvanları onurlandırıyorlar, iletişim için zihinsel telepatiyi kullanıyorlar, her kötü durumun bir öğreti olduğunu biliyorlar, kötülük, kıskançlık, hırs gibi duyguların anlamlarını bile bilmiyorlar, herkesin kendi kişiliğinde istediği takdirde her türlü değişikliği yapabileceğine inanıyorlar, iyi niyetli ve iyi yürekli olmanın gücünü biliyor ve öyle yaşıyorlar.Yazarın Onlardan ayrılıp, normal hayata döndüğü zamanki özlemlerini dile getirişi çok hoştu; şilte, tuvalet kağıdı, jilet gibi basit nesnelere mutlulukla sarılıyordu.