Toplam yorum: 3.284.424
Bu ayki yorum: 5.930
E-Dergi
osuna Tarafından Yapılan Yorumlar
Sol ya da sağ, alevi ya da sünni, devrimci ya da ülkücü..
Hepsi bu ülkenin vatandaşıydı.
Ancak oyuna geldiler. İlmek ilmek örülüyordu savaş planları. Kardeşi kardeşe kırdırma çalışmaları. Sadece siyasi çekişmeler değildi yıkımı sağlayacak olan mezhep çatışmaları devreye sokulmalıydı.
Sanırım konu anlaşıldı. Osman Balcıgil tarzını bilen bilir. Bolca bilgi aktarımı, belgelerden kayıtlardan paylaşımlar ile lezzetli bir okuma.
Ben bu kadar sıkıcı, uyduruk, ne dediği anlaşılmayan ve betimlemelerle eveleyip geveleyen bir kitap daha görmedim. Gittiğim kitap fuarında Sel Yayınları satıcısı öyle bir övdü ki, okumak istedim ama kimseye inanıp da yola çıkmamak lazımmış. Sadece bir zaman kaybı. Bütün bölümler ölük pörçük ve sonunda neden dans ediyorlar, olay ne? Hiçbir şey anlaşılmadan bitiyor.
Uzun uzun anlatmama gerek yok, kısaca okumanızı tavsiye etmiyorum. Başka değerli kitaplarla zamanınızı harcayın.
Bazı insanlar doğarken bile hayata geriden başlıyor. Bu roman da öyle bir çocuğun hikayesi. Hiç görmediği annesi, hiç bilmediği bir doğumgünü ve önünü göremediği bir hayatı var.
Kitabın konusuyla paralel olacak şekilde anlatım dili de sokak ağzı. Çok edebi bir yön beklemeyin.
Konusundan dolayı kasvetli bir kitap olmasını bekliyordum zaten. Kitap bitince de kasveti halen içimde takılı kaldı. Benzer konuların işlendiği diğer kitaplara göre bu kitabı ortalama olarak değerlendiriyorum.
Kitap, tarihi olayları ve kurmacayı başarıyla bütünleştirerek masalsı bir evren sunuyor bize. Yazar; Kolomb'un yeni kıtayı keşfi, Endülüs'ün Osmanlıya bakışı, Elhamra Karanemesi'yle Müslüman ve Yahudilerin İspanya topraklardan sürülüşünün Müslümanlara dolayısıyla Kalender'e yansıyışı, Osmanlı'nın 15.yy.daki sosyal ve siyasi yapısı, keşfin zorlukları gibi gerçeklere değinirken bu büyülü atmosferden sıyrılmamıza bir an olsun izin vermiyor. Kitapta iki anlatıcı ve iki bakış açısı görüyoruz. Genel hikaye ilahi bakış açısı ve 3.kişili anlatıma sahipken Kalender'in tuttuğu günlüklerden okuduğumuz kısım 1. kişili anlatım ve kahraman anlatıcı bakış açısına sahip ve Kalender'in yazdığı bölümlerde şiirsel anlatımın yoğunluğunu daha fazla hissediyoruz.
Öyle bir kitap okudum ki şimdi, kimin hangi derdine ağlayayım, kime hak vereyim bilemedim. Gerçek hayatın bir yankısı gibiydi, kimin penceresinden baksam vardı bir haklılık payı, hangi eve konuk olsam düştüğü yeri yakıyordu ateş. Ortak olan tek bir şey vardı, en çok ailesinden yaralıydı insanlar, bir ömür geçmeyecek, bir kuşağa sirayet edecek bir yara varsa aile yarasıydı. Başka bir kitabında öyle güzel anlatıyordu ki yazar bu durumu: "Ayakkabı vurduğunda ayağının arkasında bir yara açılır, çorap giydiğinde o yara çoraba yapışır, çorabı çıkarttığında kabuk kopar ve tekrar kanar. İyileşmesi zaman alır. Ayakkabıyı çorapsız giyemezsin, çorapla giysen yine yapışır. Aile yaraları biraz böyledir. Yürümekten vazgeçemezsin ve attığın her adımda canını acıtmaya devam eder."