Toplam yorum: 3.284.424
Bu ayki yorum: 5.930

E-Dergi

osuna Tarafından Yapılan Yorumlar

24.12.2024

Bu dükkan bir aile işletmesi. Anne, baba ve çocukları tarafından idare ediliyor. Ama ne idare! Trajikomik olayların etrafında siz düşünmeden belleğinizi saran bir sorgulama mekanizması oluşuyor. Ölmek isteyen insanlar, tıpkı herhangi bir markette tezgahtara hangi peynirin lezzeti daha iyidir sorusunu sorması kadar normal bir şekilde hangi ölümü tercih etmek gerektiğini soruyor. İşletmeye göreyse bunlar birer müşteri, birer nimet. Her türlü pazarlama ve reklama açıklar. Müşteriyi dükkana çekmek için çeşit çeşit düşünceleri var. Gel gelelim hayat bu aileyi kendi çocuklarından vuracak. Hem de en olmaması gereken şekliyle. Beklentimin üzerinde bir kitap oldu benim için İntihar Dükkanı. Bu kadar sevebileceğimi tahmin etmemiştim. Bitirir bitirmez bir çok arkadaşıma tavsiye ettim bile. Hem çok eğlendim hem çok etkilendim. En küçük çocukları Alan ile birlikte değişimin ve umudun, karamsarlığın üzerindeki etkilerini de keyif alarak okudum.
22.12.2024

Balcıgil, 1950 yıllarının İstanbul'un da bir yolculuğa çıkarıyor bizleri. Suzan ve Yorgo' nun tertemiz aşklarına tanık olurken, bir taraftan da tahmin edebileceğiniz gibi biri Türk, biri Rum iki ailenin muhteşem dostluklarına tanık oluyoruz.
Kitap, Suzan'ın üniversiteyi bitirip İstanbul Valisi Fahrettin Kerim Gökay'ın yanında asistanlık yapması ile başlıyor.Tüm 1950/55 sürecini Suzan'dan dinliyoruz.
Gün be gün Suzan'ın bizzat şahit olduğu gerçekler 6/7 eylül gecesi yaşanan vahşet... Ve sonrası, üzeri örtülen gerçekler, yitip giden hayatlar...
Gerçeğin romanı...
Hüzünlüdür İstanbul, Eylül 1955'ten beri. Kadim kent yıkımlar tarihinde, 55 Eylül'ünün çok özel bir yeri vardır.
6/7 eylül dönemi ; aslında hiç bitmeyen ve bitmeyecek olan Türkiye gerçeği. Bir arada yaşayamamak, birbirimizi kabul edememek, kin ve nefretin bir ülkeyi, insanlığı ne hale getirdiğinin örneğidir " En Hüzünlü Eylül"
10.12.2024

Çakırcalı Efe’nin yaşam öyküsü. Bir insanın doğumdan yazılmış kaderi, babasının kaderine denk düşmelik zamanlar. Devletin halka zulmettiği; zenginin ağanın beyin yanında olduğu zamanlar. Zenginden alıp halka veren, hak hukuk gözeten, hükümetin eşkıya yörenin efe bildiği bir insanın öyküsü, Yaşar Kemal’in kalemiyle birleşince Ege’nin dağlarını ovalarını geziyorsunuz. İyi ki yazmışsın Yaşar Kemal.
01.12.2024

Yağmur Beklerken, kısaca 1929 yılında ekonomik buhran zamanı kurulan Serbest Cumhuriyet Partisi'nin halk tarafından nasıl karşılandığını anlatıyor. Kitapta halkın çok partili siyasete kesinlikle hazır olmadığını Kurtuluş Savaşı'nda omuz omuza çarpışan arkadaşların bile birbirlerine düşman kesildiğini görüyoruz. Bu durum şu şekilde anlatılıyor, her iki partinin de önde gelen isimleri sonuç ne olursa olsun ileriki süreçte aynı hayatlarına devam edecektir. Peki ya bunu hayat memat meselesi olarak gören halk? Olayların arka perdesindeki kuraklık da siyasetin üstte bahsettiğimden daha farklı bir yansımasını gösteriyor, beni en çok etkileyen kısım da bu oldu. Yağmur olmadığı için ürünlerini hasat edemeyen halk yani yiyecek ekmek bulmada sıkıntı yaşayan halk, yeni parti kurulmasından etkilenecek kadar refaha sahip olmayan halk var. Peki siyaset hakkında düşünecek kadar refaha sahip olmayan insanların hakkı ne olacak? Öneriyorum efendim...
22.11.2024

Dünya'da beklenen olmuş, devletler ilk kez dünya savaşı altında birbirleriyle kıyasıya bir mücadeleye girmişti. Savaşa girmenin intihar olduğunu bile bile Osmanlı Devleti de kendisini bu savaşın tam ortasında buldu, birçok cephede aynı anda mücadele etmişti. Bunlardan birisi de Hicaz-Yemen cephesiydi. Buradaki başarısından, vatana, bayrağa bağlılığından adından söz ettirenlerden birisi de şüphesiz Medine Muhafızı "Çöl Kaplanı" lakaplı Fahrettin Paşa ve askerleriydi. Bu eserde yazar gayet akıcı, yer yer diyalogların hakim olduğu sade ve anlaşılır bir dille sizleri Medine'ye Fahrettin Paşa'nın yanına cepheye götürüyor. Oradaki zor şartları, ilginç bilgileri ve bir o kadar da yazarın güzel anlatımıyla tasvirlerini göreceksiniz. O zor şartları bilmek, tekrar etmek ve yer yer gururlanarak yer yer hüzünlenerek okuyacağınız güzel bir eser. İyi okumalar.