Toplam yorum: 3.285.048
Bu ayki yorum: 6.574

E-Dergi

resul68 Tarafından Yapılan Yorumlar

19.02.2026

Sayın Cihan Aktaş'ın okuduğum ilk öykü kitabıydı. Yeni Şafak Gazetesinin Kitap Eki'nde gördüğüm şu başlık kitaba karşı olan ilgimi artırmıştı: "Kadınların Sesine Ses Veren Yazar: Cihan Aktaş". İçerisinde kadın odaklı öykülerin yer aldığı kitaptaki anlatımlar dikkat çekici, detaylı olması ayrıca gün ışığı gibi parıldayan bazı konulara toplum içinde hiç dikkat etmediğimiz kişiler üzerinden analizler yapmaktadır Cihan Aktaş hocamız. Kalemine sağlık.
16.02.2026

Sayın Hocamın, tam bir sosyolojik bakış açısıyla hazırladığı öyküler. gerçekten düşündürücü. Bu hikaye kitabında şunu anladım ki iyi bir öykücü, iyi bir gözlemcidir. hayat içerisinde hiç önem vermediğimiz detaylar Sayın Hocamızın kaleminden dikkatimizi çeker hale gelmektedir. Bir Yusuf Masalı ile başlayan kitap Sevme Sanatı ile sona ermektedir. Kaleminize ve yüreğinize sağlık Sayın Hocam. Sırada Müjgan var...
13.02.2026

18. yüzyılda Fransa'da dahi ve iğrenç kişiler yönünden hiç de yoksul olmayan bu dönemin en dahi ve en iğrenç kişilerinden biri olan Jean Baptiste Grenouille 17 Temmuz 1738 tarihinde dünyaya geldi. Nice sütanneler değiştiren, içine şeytan girdiğine inanılan, içine kapanık yaşamayı tercih eden ve keneyle yaşamı özdeşleştirilen Grenouille. İnsanlar belli yetenekler üzerine doğar. Kahramanımız herhangi bir formüle dayanmadan ortaya çıkarttığı kokular. Adeta hiç bir hazırlık yapmadan konuşmalar yapabilen bedahat sanatını içselleştiren kişiler gibi. Grenouille'nin kokularını nasıl hazırladığının bir formülü olmadığı gibi hazırlanan kokuların kilitli kasalarda saklanması yeteneğine ayrı bir gizem kazandırmaktadır. Evet, bu yeteneğin arkasında yatan motivasyon ne diye düşündüğüm de kitaptan anladığım kadarıyla burnunun müthiş koku alma özelliği haricinde insanlardan uzak durması, kokularından dahi rahatsız olması da etkenlerden biri gibi görünüyor.
09.02.2026

Kitabın ilk cümlesiyle başlarsak “Anahtarla kapıyı açıp içeri girdi.” misali Jack London bizleri açlıktan midesi kazınan birinin yiyecek gördüğü anda gözleri nasıl arzuyla dolarsa, gözleri de öyle şevkle ve istekle parlayan gümrük muhafaza gemisi tarafından yakalanan Halcyon adlı kaçakçılık gemisinde tayfalık yapan Bay Eden’in dünyasından içeri girmemize kapı aralamaktadır.
Gerçek büyük şairlerin her dizesi zarif hakikatlerle yüklü olur misali bilgi edinmeye arzulu,gözlem gücü yüksek Martin Eden’in de yazarlığı serüvenin sürecinde anlattıkları heyecan doludur.
Birçok yazarın hayat hikayesinde karşılaştığı çilekeş yolculuklarının benzerlerini de bu kitapta okumak mümkün.Martin Eden saraylarda yaşayan biri değil.O öncelikli olarak ilhamını tek bir yatak,lavabo ve koltuğun zorlukla sığdığı hücre büyüklüğündeki odasından alır. Detaylı bir kitap ve yazarlık macerası. Sonrası mı? Hayatındaki aldığı son darbeyi fark ettiği anda da farkındalığının sona erdiğini fark edecekti.



06.02.2026

Başbakanlık Müsteşarlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı yapan akademik kökenli Ömer Dinçer Bey’in görev yaptığı dönemlerde yönetim ahlakı konusunda yaşadıklarını okuyucularıyla paylaştığı bir otobiyografik çalışma. Bürokratlar genelde hayat hikayelerini anlattıklarını otobiyografik çalışmalarda hep sevaplarını yazarlarmış. Bu kitabı ise bu kategoride değerlendirmek istemem. Samimi, üslubu akıcı. Klasik bir tabir olacak ama yönetici pozisyonlarından bulunan her kişinin okuması gerektiğini düşünüyorum. Zira ülkemizde yöneticilerin gerçekten yükleri ağır. Hiçbir şey göründüğü gibi değil…