Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

ÖZNUR SOYSELÇUK Tarafından Yapılan Yorumlar

05.12.2005

Öncelikle şunu söylemek gerekir ki, bu kitaptan ortaya çıkan Tolstoy'un Müslüman olduğu değildir. Tolstoy tartışmasız büyük bir yazar ve çok zeki bir insandır. Her zeki insan gibi kendine bazı sorular sormakta ve bunların cevabı için gerçeğin arayışına çıkmaktadır. Tolstoy bir Müslüman olarak öldü mü ölmedi mi bilmiyorum ama tüm dinleri incelediği ve İslamiyet'e hayran olduğu ortada. Çok zevkle okuduğum, özellikle itiraflar kısmını tekrar tekrar okuduğum çok güzel bir kitaptı...
29.06.2005

Bu kitabı çok popüler hale geldiği için, meraktan okuyanlardanım. Roman kurgusu güzel, mantık bağları sağlam. Hikaye bir bütün olarak (edebi anlatımdan çok çok uzak olmakla beraber) iyi kurgulanmış. Ülkemiz için potansiyel riskleri de sürükleyici bir biçimde ortaya koymuş. Okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum... Ancak, Türk milletinin bir savaş tehdidinde ne denli kahraman olabileceği tarihimizde yazıyor bizim. Kitaptaki singin Türk milletinin halini hazmetmek kolay değil. Bu kitabın bu kadar çok okunduğunu düşününce, kafalarda oluşacak izlenim de tedirgin edici...
29.03.2005

Roman kurgusu müthiş. 500. sayfa bitmeden elinizden bırakamayacağınız da bir gerçek. Ancak içeriğinin zenginliği ve doğru olduğu iddia edilen bilgilerin gerçekçiliğinden açıkçası şüpheliyim. Ya da %100 gerçekçilik diyelim. Romanın gidişatındaki hız ve heyecan, bilgilerin aktarılmasında da aynı derecede o bilindik Amerikan abartısına kaçmış. Asıl amacının Hristiyanlığı küçültürken, Yahudiliği yüceltmek olduğunu düşündüğüm kitabın çok hassas bazı konularda bu kadar cesur davranabilmiş olması da şaşırtıcı bir unsur. Öyle ki Vatikan'dan gelen tepkiler de beklenen (ya da olması gereken) düzeyde gerçekleşmedi. Bu durumda insanın beyni bazı konularda bulanmıyor değil. Vatikan'ın tarih boyunca gizlediği bazı bilgiler olduğu ortada ama yeterli açıklama getirilmezse, daha çok Dan Brown'lar daha çok gizli gerçekleri açıklar. Bu da Hz İsa ve Magdalalı Meryem hakkındaki yanılgıların artarak devam etmesine neden olur. Bence bu kitap sadece bir roman olduğu düşünülerek, asla bir kaynak ya da tarih kitabı gibi algılanmadan, keyifli ve heyecanlı bir cinayet romanı olduğu için okunmalı. Dan Brown'ın cebini fazlasıyla doldurduğu açık. Kütüphanenizde bulunacak kadar değerli olmadığını, ancak üstünde bu kadar konuşulan bu kitabın bir fikir sahibi olmak için de okunması gerektiğini düşünüyorum...
29.03.2005

Salih Memecan'ın karikatürleri ile süslenmiş kitapta Sakıp Ağa'nın hayatına dair sizi gülümsetecek küçük anılar ve hikayeler bulacaksınız. Bence almaya ve okunmaya değer. Bunun en önemli nedeni de, kitabın tüm gelirinin Türkiye Spastik Çocuklar Vakfı'na gitmesi...
28.02.2005

Mevlana'nın asırlar sonra hala geçerliliğini koruyan görüşlerini başka bir perspektiften almak, algılamak isterseniz okumanızı tavsiye ederim bu kitabı. Arasteh'in açısından Mevla'nın felsefesi şöyle özetlenebilir ki bana göre karmaşıklığının içindeki basitliği anlamak için sevgiyi ve sevmeyi bilmeyi gerekir. Bilinçli varoluş düzeyine erişebilmek için ferdin "ben"den uzaklaşarak geleneksel varlık düzeyini aşıp, evrensel varlık düzeyine geçebilmesi gerekmektedir.Bu da bilinçaltının kavranması ile gerçekleşir. Aslında kişi uyanıkken uyku halindedir. Uyurken ise bilinçaltına en yakın noktada olduğunda daha ayıktır esasen. Tasavvuf yolunu seçen kimse, bu aniden farkına varışla zihni bir sıçrama gerçekleştirir. Kendini aşağıya çekmeye çalışan dürtüler, bencil güdüler ve nefse yenilmemeyi başarırsa çelişkilerini alteder, geçici tatminler uğruna açık-seçikliği feda etmez. Hakikatin kalbinde olduğunu, "bir" (union) olup, parçalanamayacağını kavrar.Birlik kavramının anlamını sindiren kimse, kendini Allah'ın bir parçası olarak görür ve aşık olduğu şey aşkın ta kendisidir aslında. Bu aşk öylesine yücedir ki, kendi varlığını hiçliğinde bulur ve gerçeği kalbinde keşfeder. Aşk onu ileriye götüren araç olur. Tüm ilaçların ilacı, endişe giderici, ruhun acı hallerden geçişte cesaretlendiricidir. Sufi'nin amacı benlik putunu kurmaktır. Ben'ini ortadan kaldıran kimse, bilincinin de yokluğunun farkına varır. Bu manada hiç bir şey iken, hem de herşey olur. Birlik kavramı budur. Geleneksel varlık düzeyinde akıl elbette kişiye yardımcı, hataları düzeltme konusunda da destektir. Ancak iç çelişkiler ve varoluşsal sorunlarla karşılaştığında o da çaresiz kalır. Gerçek benliği kavrayışta çözüm, ruh ve kalptedir. Bu farkında oluş; eleştirel zeka seviyesine ulaşanlarda, zihni karışmışlarda, buna rağmen hayatı cesurca göğüsleyenlerde ortaya çıkar. Son söz Mevlana'ya ait: "Aşk dünyada ay gibi, güneş gibi aşikardır.. Bu açıklığına rağmen kanıtlamak için arayış neden?"