Toplam yorum: 3.285.374
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
berlineraussie Tarafından Yapılan Yorumlar
Ünlü filozof Kant'ın anlatıldığı kitap harika bir yazıyla karşımıza geliyor. Anlatım akıcı sade ve doğaldır. Rahat anlayabileceğiniz bir kitap olmakla birlikte Kant'ı daha iyi tanıyacaksınız. Aynı zamanda kant’ın ödev ahlakı felsefe tarihinde çok önemli bir yere sahiptir.
ataol behramoğluna nazire olarak yazılan bu kitap herkesin bildiği bir gerçeği üstüne basarak bir kez daha anlatıyor. bu bakımdan okunmaya değecek güzel bir kitap!
kitapta yer alan 9 denemede yazar her ne kadar ben türkiyeyi anlatmadım dese de okuyanlar anlamıştır ki yazar kesinlikle türkiyeyi anlatmakta. ilk denemesinde ise görev başına gelmiş tüm hükümetlerin reddettiği ermeni soykırımının gerçek olduğunu kendine göre belgelerle ortaya koymuştur. türk insanının iki tarafın da soykırım yaptığına inanmasına rağmen , devletin bunu reddetmesi kitabın zaten kaynağını oluşturmaya yetmiştir. bu sebeble de yargılanan kitap beraat etmiştir. türkiyede gerçekleri ancak yargılanan kitaplardan öğrenebileceğimizi anlamamıza yardım edebilecek çok güzel bir kitap!
kitap her ne kadar yazarın hayatını anlatmışsada bence kitabın yazarının bu incelemeyi yaparken çok büyük bir yanlış yaptığı aşikar. çünkü bir şairin biyografisini ve eserlerini yansıtmaya çalışmış fakat bunları yazarken yazarla konuşmayıp görüşmediğini kitabında belirtmiş. bir biyografi yazılırken sadece yzarın web sitesinde ve yazdığı kitaplardan yola çıkılması büyük yanlıştır. yazarın kendi görüşleride kitap hakkında düşünceleride kitaba yansıtılmalıdırki kitap bir nesnellik kazanabilsin. ama yinede okunmaya değer bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Günümüzün her materyali ticari malzeme haline getirmek üzere çalışan ticari sistemi, kendisini de boğabilecek bir alana, sanata el attığından beridir, hem okuma, hem dinleme, hem de seyretme alışkanlıklarımız arasında derin farklar oluştuğunu gözlemliyorum. Sayın Dündar, aydın ile halk kitlelerinin değişen beğenileri üzerinde durduğu bu kitabında, değişik ancak çoklukla popüler filmleri değerlendirmiş ancak bu değerlendirmenin sanatsal içeriğinden çok, sosyopolitik içeriğine önem vererek yapmış bu işi. Her şeyi para ile satın alıp, para ile yeniden satan bir film endüstrisinin pençesine düşmüş böylesine etkin bir sanat dalı için, kurtuluş umudu da, sinemayı satın alma yolunda hızla ilerleyerek beğenilerini sığlaştıran bu halk kitlesi yine. Pek çok nedenden ötürü, dünya sinemalarının iyi filmlerini geçtim, Türk sinemasının pek çok güzel eseri bile beyaz perdeyle buluşamıyor. Ve Türkiye'nin sayısız sinema salonu da sayısız emektar sinemacısıyla yok oluyor, yerlerini büyük "cinemacomplex"lere ve televole "artiz"lerine bırakarak. Sayın Dündar, her zamanki dinç, direnen sesiyle bizi sorguya çekiyor ve kendimize sormaya korktuğumuz pek çok soruyu sorarak, o verilmesi imkansız yanıtlar yolunu aralıyor. Eline, diline, kalemine sağlık Can ağabey.