Toplam yorum: 3.284.917
Bu ayki yorum: 6.423

E-Dergi

Sakina Guner Tarafından Yapılan Yorumlar

21.10.2025

Gerçekten de değerli bilgiler edindim.
Mesele sadece bir çocuğun konuşması değil, onun zekâsının inkişafı ve ileride ne kadar başarılı olacağı. Nasıl doğru konuşuruz? Çocuklarımızla konuşurken nelere dikkat etmemiz lazım? Düzgün iletişim nasıl kurulur? Birçok soruya yanıt buldum. Çok basit yöntemlerle çocuklarımızla iletişimimiz faydalı hâle geliyor.
Aslında kitap sadece 260 sayfa, ama annelerin vakit bulup kitap okuyabilmesinin ne kadar zor olduğunu göz önünde bulundurarak, bana kalırsa 100–150 sayfayla da bitirilebilirdi. Yine de ebeveynler için mutlaka okunması gereken bir kitap oldu benim için.
21.10.2025

Dehşet verici bir eser. Okudukça kendinizi mistik ve karanlık 1518’in Strasbourg sokaklarında buluyorsunuz. Sefalet içinde yaşayan halkın, yoksulluk ve açlıkla nasıl vahşete sürüklendiğine tanık oluyorsunuz. Bu çaresizliklerin bir sonucu olarak ortaya çıkan “dans vebası” kısa sürede bütün şehri sarıyor.
Halk sefaletle boğuşurken, din adamları refah içinde yaşamayı sürdürür; devlet ise dans vebasını bastırmak için çaresizce trajikomik yöntemlere başvurur.
Jean Teule’ün kara mizahı sayfalardan taşarken, betimlemeler rahatsız edici derecede sert. Ama bu rahatsızlık eserin gücünü oluşturuyor. Tarihi bir olayı yeniden anlatmakla kalmıyor; insanın sınırlarını, çaresizlik karşısındaki savruluşunu ve toplumun çürümesini gözler önüne seriyor. Metaforlarla dolu bu eser, kısa olmasına rağmen etkisi uzun süre akılda kalıyor.
Kesinlikle okunmaya değer!
21.10.2025

Kısa sayfaları ama ağır etkisiyle okuru düşündürmeye çağıran bir eser.
Kitapta bizi sıra dışı bir aile karşılıyor: intihar malzemeleri satan, karamsarlık üzerine kurulmuş bir dükkan işletiyorlar. Gelen müşteriler yaşamlarından soğumuş, umutlarını kaybetmiş kişiler. Ancak Alan, bu kasvetli düzenin içinde büyüyen ama adeta ışık saçan bir çocuk. Ailesi karanlıkla barışık, ölümle yüzleşmiş bir hayata sahipse de Alan’ın iyimserliği dengeleri altüst ediyor.
Kitabın dili sade, akışı hızlı; diyaloglar çoğu zaman sizi düşünmeye zorluyor. Kara mizah ögesi güçlü; acıyı, karamsarlığı ağırlaştırmadan onunla yüzleştiriyor. Bazı yerlerde bu huzursuz edici atmosferden kurtulabilmek için Alan’ın umut dolu tavrı harika bir nefes oluyor.
İntihar Dükkanı okumaya değer bir kitap. Okuyucuya şu soruyu sorduruyor: Karanlıkla çevrili bir dünyada bile, küçük bir ışık her şeyi değiştirebilir mi?
Bana göre bu kitap, “Hayat her şeye rağmen yaşanmaya değer” mesajını damarlarında taşıyan güçlü bir anlatı.
21.10.2025

“Kahve Soğumadan Önce” aslında bir oyundu. Sahnelendiğinde bir editör tarafından çok beğeniliyor ve bu editör, yazarı oyunu kitap haline getirmeye ikna ediyor. Editör, “Oyunu izlerken başından sonuna kadar ağladım,” demiş. Kulağa oldukça etkileyici geliyor, değil mi?
Ama benim için tam bir overrated (abartılmış) kitaptı. Belki oyun olarak daha başarılıydı, kim bilir…
Kitapta bir kafeden bahsediliyor. Bu kafe, belli kurallarıyla seni geçmişe götürebiliyor.
Zamanda yolculuk geleceği değiştiremiyor olsa da, günün sonunda insanlar değişiyor.
Ana fikrine katılıyorum; gerçekten güzel bir düşünce. Ama benim için yeterli değildi. Karakterler açılmamış, bazı cümleler sürekli tekrarlanıyor.Hiç kuralları bozan birini de görmedik. Evet, belki kenarda köşede kuralları esneten birini gördük ama o da hikayenin merkezinde değildi.Keşke ana karakterlerden biri — özellikle de sonunda — kurallardan birini bozsaydı.Çok daha etkileyici olmaz mıydı?Belki o zaman ben de o editör gibi ağlardım.
03.07.2024

Turizm firmasinda calisiyordum. Mukemmel bir mudurum vardi. Bana cok guzel hikayeler anlatiyordu Istanbul hakkinda. Yazari instagramdan takip ediyordum, kitabinin ciktigini gorunce mudurum icin mukemmel bir hediyye olacagini dusundum. Ve de cok begenildi. Cok farkli bir gezi rehberi. Kendime de almayi dusunuyorum :)