Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Fahri Alpyürür Tarafından Yapılan Yorumlar

22.06.2023

Behzat Ç. serisinin ikinci romanı Son Hafriyat, 90’ların politik çalkantıları içerisinde tüm ailesini yitiren ve yetimhanelerde büyüyen bir çocuğun, büyüyüp ailesinin intikamını almasını konu ediniyor.

Kitap “Seni Kalbime Gömdüm” ismiyle sinemaya uyarlandı ve baş karakter Red-Kit’i Tardu Flordun başarılı bir şekilde oynadı.
22.06.2023

Yazarın Afili Filintalar’da yazdığı parçaları bir araya getirip yanına bir novella eklediği bu yapıt, aynı zamanda düşüşün başlangıcıdır.

Kitap piyasaya çıktığında büyük bir hayal kırıklığına sebep olmuş ve sert eleştirilere maruz kalmıştı.
22.06.2023

Emrah Serbes’in kendine yeni bir yol çizmeye çalıştığı günlerin sonucu, Deliduman. İsmi hariç güzel bir özelliğe sahip değildi. Aceleye gelmiş ve zorlama bir kurgu, kısır bir öykü ve ters köşe yapılmak istenirken düşülen mantık hataları...

Yazara karşı öyküye dönmesi yönündeki ısrarların artmasına sebep olmuş ve okurundan beğeni toplayamamıştır.
22.06.2023

Emrah Serbes’in yaşamından izler taşıdığını gizlemeyen, en az Erken Kaybedenler kadar samimi ve keyifle okunan bir kitap. Yazarın iki başarısız kitabından sonra okuru tarafından sevinçle karşılandı ve bol bol altı çizilen cümleler barındırıyordu.

Ancak kitap her ne kadar başarılı olsa da yazarın içine düştüğü kıskacı da işaret ediyordu. Sarhoşlar, berduşlar, kaybedenler, yenilenler... Bu ruhtan sıyrılsa kaleminin hakkını daha çok verebilecek olan yazar, yine de olgunluk dönemine dair bir ümidin de ışığını yaktı bu kitapla birlikte.

Yaşadığı talihsiz kaza ve aldığı hapis cezası sonrası yazar bize neler sunacak ya da sunacak mı, yoksa bir ara verdiği yazarlığı bırakma kararını mı uygulayacak, zaman gösterecek.
22.06.2023

Hakan Günday, Kinyas ve Kayra’yı yazmaya nasıl başladığını şu şekilde anlatıyordu: Bir gün okulun kapısına geldiğimde içeri girmek istemediğimi fark ettim. Uzun süredir beynimde dolaşan ve beni rahatsız eden düşüncelerden ancak yazarak kurtulabileceğimin farkındalığı o an gelmişti. Okula girmek yerine karşıdaki kırtasiyeye gidip bir top kağıt aldım, bir de kalem. Ardından kahveye gidip bir çay söyledim, çayım geldiğinde Kinyas ve Kayra’yı yazmaya başlamıştım.

Yazar, Kinyas ve Kayra’yı yazarken Türk edebiyatına eşi benzeri olmayan bir yapıt kazandıracağını hissediyor muydu bilmiyorum. Ama K&K, Türk edebiyatının yer altına girmesine ve “underground” edebiyatın ülkemizde kök salmasına öylesine güzel bir zemin hazırladı ki, bu akım K&K’yı bir kült haline getirdi.