Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
ŞULE SARPKAYA İREZ Tarafından Yapılan Yorumlar
Bazı kitaplar vardır insanın içini ısıtırken damağında buruk bir tat bırakır. Şeker Portakalı mesela. İçimdeki Müzik mesela. Bu kitapta bana aynı hissi verdi. Buruk bir hikaye ama sıcacık. Stargardt hastalığı sebebiyle her geçen gün görme kaybı artan ve sonunda karanlığa mahkum kalan küçük Mafalda’nın hikayesi; Kiraz Ağacı ile Aramızdaki Mesafe. Bir solukta okuyacaksınız “Acılara Tutunmak”şarkısını dinlermişcesine. Tüm güçlü Amazon kadınları için! Ama bu kadar da hüzünlü olmasın be.. Hele de yazarın kendi hikayesi olması okuru temelli mahvediyor…
Schmid’i ilk okuduğumda bir cevher bulduğumu farketmiş ve hemen diğer kitaplarını radarıma almıştım. Hem günümüz filozoflarından olması hem de hala aktif olması bakımından takip edilesi bir yazar. Cümleleri akıcı ve anlaşılır, dili sade. Karısının ölümünün ardından ölümle baş etmenin yollarını kendi felsefesine uygun şekilde dile dökmüş. Bazı bölümlerde okurken kendini yazarın yerine koyduğunda son derece müşkül hissediyor ancak yazarın ölüme bakışı ve kabulleniş karşıya sanki tam etkisini göstermiyor gibi. Kendisi ölümü kabullenmiş ve hayatın bir parçası olarak normal şekilde gün içine vakfetmiş. Stoacı bir anlayışa sahip. Ancak bazı bölümlerde kendisiyle ters düştüm ben. Ölüm güzellemelerini hiçbir zaman sevmemişimdir. Yaşamak güzel, ölüm gerçek. Ama Memento Mori ile anı yaşarken ölüm varlığını hissetmek tatsız. Aralarda hatırlamakta fayda var ama kayıpların ardından kendimizi nasıl teselli edebiliriz ki?
Yazar eski toplum düzenini disiplin toplumu ve şu anki toplum düzenini ise performans toplumu olarak ayırmış. Açıkçası bu iki tanımlama ufkumu açtı. Şahsen çok yerinde, isabetli bir tanım olduğunu düşünüyorum. Geçmişteki toplumun muzdarip olduğu meselelerin bakteri veya virüs gibi immünolojik karşı ataklar olmasına karşın günümüz toplumunun muzdarip olduğu meselelerin çoğunlukla psikolojik ve sinirsel/nöronal oluşu, ki bunlara örnek olarak depresyon, DEHB, SKB veya TS verilmiş, bir gerçeği gün yüzüne çıkarmış oluyor. Bunun dışında günümüz toplumunun hızlanması ve multitasking marifet olduğunu ancak gerçekte içgüdülerimize yenik düşüp, avcı-av ilkelliğimize döndüğümüzü söylemiş yani modernleşme demek esasen “yavaşlayabilmek“ imiş. Çünkü yavaşlayamayan insan üretken olamıyor, farklı düşünemiyor, düşünmeye ayrıca zaman ayıramıyor. Son bölümde yorgunluk toplumuna değinmiş ve yine bol alıntılarla güzel bir kapanış yapmış.
Schmid yaşayan ve bugünü de yorumlayarak felsefe yapan, kendi topraklarını aşmış bir düşünür. Kitabın genel ifası, kişinin başkalarında hoşuna gitmediği ilişki türleri yaşadığında onlardan uzaklaşabilme olasılığı mevcutken, kendisinden kaçamayacak ve hatta mola bile veremeyecek olması sebebiyle bu ilişkiyi en faydalı şekliyle yani kendiyle dost olarak hayatı kolaylaştıracak şekilde olacağıdır. Bu bağlamda 10 bölüm boyunca kişinin yapması gerekenleri ve daha doygun bir hayata nasıl ulaşması mümkündür bunları anlatmış. Okuduğum diğer kitaplarıyla kıyasladığımda bu kitabı biraz daha çetrefilli geldi zira Sakin Olmak kitabı çok fazla içimizden ve son derece akıcı, Ölümü Atlatmaknkitabı ise merak uyandırıcıyken Kendiyle Dost Olmak kitabı daha stoacı ve ütopik geldi bana. Belki uygulaması da bir hayli zor olduğundan… Son zamanların meşhurlaşmış sözü “Kendini Sev”, kitabın çoğunluğunda vücut buluyor. Ben’lik düşuncesiyse hemen her bölümde ortaya çıkıyor. Orta derece zorlukta okunan bir kitap.
Epiktetos zamanının en bilgelerinden sayılan bir filozof. Kendisinin günümüze gelen kitapları, öğrencisinin toparlamalarıyla olmuş hatta onun bile yazdıklarının tamamı günümüze ulaşmamış. Stoacı felsefeyi benimsemiş, kendine amaç edinmiş ve hayatını onun kurallarına göre şekillendirmiş bir düşünür. Kadercilik, doğayla uyumlu yaşam, kanaatkar davranma ve fazlasını istememe, eldeki ile yetinme, dış etkenlerden etkilenmeyip insan içine dönmesi gibi fikirleri 4 kitap halinde ele almış ve İnsan Nasıl Huzur Bulur kitabında bu fikirler birleştirilmiş. Dili sade ve akıcı. Bu felsefi düşünür bana uymasa da yine de yapıcı bir okuma oldu benim için.