Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

ŞULE SARPKAYA İREZ Tarafından Yapılan Yorumlar

Bir çırpıda okunacak sıcak, samimi ve hüzünlü bir kitap. Rengi olsa mavi olurdu, ortaları hafif boğuk, dışa doğru aydınlanan. Biten ilişkiler, yarım kalmışlıklar, bu yarım yaşanmışlıkların ortasında yeni filizlenen hayatlar ve olasılıklar… Daha önce Nohut Oda kitabı ile tanışmış olduğum Melisa Kesmez, kısa ama etkili bir dokunuş daha yaptı hayatıma bu kitabıyla. Yer yer her kadının hayatının belli dönemlerinde hissettiği bocalamalardan bahsetmiş olması, okuru yazara daha da yakınlaştırıyor. Anne, baba ve kızlarının ağzından anlatılan hikaye, devam şeklindeki bölümlere ayrılmış. Hepsinin çocukluklarına da ufak ufak değinilmiş. Kıyaslamalar ve yorumlar okura bırakılmış. Beğendim.
Cioran’ın aforizmaları, anektodları, yorumları, görüşleri ve alelade zamanda aklına düşüp bir kenara not aldığı fikirlerinden oluşan bir kitap. 12 bölüme ayrılmış ve her bölüm kendi içinde tutarlı bir konuya sahip. Bazı bazı düşünürleri iğnelemiş bazen de başkalarıyla konuşmalarının örneklerini verip onları eleştirmiş. Genel üslubu “bence bu” şeklinde yani ne tam olarak kendinden emin diyebilirim ne de bizi yanlışlamaya uğraşmış diyebilirim. Ama bu halleri yani bence bu ve senin düşündüğün beni ilgilendirmiyor, seni ikna etmekle uğraşamam tavrı benim gözümde yazarın tarzı olmuş durumda. Aforizmaları genel olarak hayatın anlamsızlığı ve boşluk hissi ile donanmış. Zaten kitabın adından içeriğin ne olacağı bariz. Yer yer nihilizm ve büyük bölüm melankoli dolu. Kafamı karıştıran ve hak verdiğim yerleri olsa da anlamsız bulduğum ve eleştirdiğim bölümleri de bir o kadar fazlaydı. Yine de elbette güzel bir okumaydı benim için. Her Cioran bitiminde oku listeme yeni bir Cioran daha ekliyorum.
Nihan Kaya’yı her okuduğumda birinin beni anlamış hissi ile doluyorum ve bu çok hoşuma gidiyor. Bu okuduğum kitabı aslında İyi Aile Yoktur kitabının devamı niteliğinde yazılmış ki bence de bu şekilde olması daha uygun olabilirdi ancak sonrasında ayrı bir kitap olarak basılmış. Toplumları değiştirenlerin kişiler kişileri değiştirenlerin ise yine toplumlar düşüncesi barındırıyor kitap. Özellikle Türk gelenek ve göreneklerinin ve tutumlarının kadınları ne kadar aciz hale düşürüp onları sömürdüklerini gözümüze sokmuş. Her ne kadar kendimi coşkulu bir feminist olarak görsem de Nihan Kaya‘nın yanında bir hiçim. Bazı paragraflar bana da tokat gibi geldi ancak önceki kitaplarında olduğu gibi biraz abartmış diyemedim bu sefer. Belki de tarzına alıştım ya da düşüncelerim evrildi bilemiyorum. Kendi çocuğu var mı bilemiyorum ancak bu kadar çocuk yanlısı Türk kadın bir yazar sanıyorum ki okumadım ve tabi tanışmadım da. Çok çok yapıcı bir okumaydı. Özenli bir teşekkürü gerçekten hak ediyor.
“Yaşamak, yaralamak ve yaralanmaktır; fakat insanca…” Okurken bu kadar zorlandigim bir Peyami Safa romani olmadi henuz ki yazarin romanciliginin zirvesine ciktigi eseri olarak aniliyor. Adindan da anlasilacagi gibi insanoglunun hayatinin her aninda dustugu supheleri ve tereddutleri anlatiyor karakterler uzerinden. Roman icerisinde ilerleyen bir roman var. Askin tereddutu, bagliligin tereddutu, inancin, inanmayisin, kalmanin, terk etmenin tereddutleri. Ahlak uzerine ikilem yasamak, bunun bunalimlari ve tum bu yasanan tereddutlerin acilari… Oyle guzel anlatilmis ki nasil yazildigina hayret ediyorsunuz okurken. Konu degil elbette ama gidisat ve baglantilar, karakterler uzerinden ilerlemeler, icindeki roman kahramanlarinin yasadigi kivrimlar… Hemen her sayfa zorlu ve tikanik. Tam Türkçe olmayan kelimeler de okuru epey zorluyor tabi. Alt kisimda anlamlari verilse de ilerleyen sayfalarda tekrarlara dusen kelimelerin bazilarini tahmin etseniz bile ceviri ihtiyaci oldugu yerler coklukta.
Hayatin, hayati yasamanin, ölümün, varolmanin kisacasi hemen herkesin bir donem (belki ömrü boyunca?) uzerinde kafa yordugu olgulari ve bu varliklarin anlamsizligini bir karakter uzerinden, Peçorin uzerinden anlatan Lermontov ile tanisma kitabim Zamanımızın Bir Kahramanı. Evet hepimizin zamaninda boylesi kahramanlar var nihilizmin coskusuna kapilan. Bazilarimiz o sulara girmeye korkarken bazilarimiz tum ozelliklerinin vucut bulmus hali oluyor. Kitap klasik bir Rus romani diyemeyecegim kadar derin ve karmasik. Tahliller oylesine yerinde ve detayli ki, etrafinizdaki insanlarla ozdeslestiremeyeceginiz cunku kimseyi o kadar ayrintili bilemeyeceginiz gercegiyle yuzlesiyorsunuz. İnsanlari, kadinlari, aski, yasami ve ölümü kucumsemesi, ve bunu aleni yapmasi, ve tum bu davranislarinin normalligi ve anlamsizligi oyle akisindaki, sayfalar arasinda kayboluyorsunuz. Degeri yeterince anlasilmis bir kitap mi bilemiyorum. Afiyetle…