Toplam yorum: 3.284.917
Bu ayki yorum: 6.423

E-Dergi

Burcu Başardı Tarafından Yapılan Yorumlar

11.04.2025

Lotus kitaba bir kez daha beni inanılmaz bir yazarla tanıştırdığı için teşekkür ederim.Aynı zamanda Tayfun Kartav'a.Alabildiğine samimi ve derli toplu.Yazar öğretim üyesi olup, edebiyat ve kitap okuma öğretimi üzerine dersler vererek araştırmalar yapıyormuş.Umarım diğer kitapları da çevrilir.Hayatın içinden her konuya değinmiş. Kitap okuma,yazgı,yaşlılık endişeleri, bilgelik,ebeveynlik... Yaptığı okumalar,izlediği filmler ve hayatından aktardığı kesitlerle(ki eşi ile olan anekdotlarına ayrı hayran kaldım)kaleme almış her bir bölümü.Okurken keyif aldığım kısım anlatacağı şeyleri felsefe yapıyoruz burda diyerek karman çorman bir ip yumağı halinde önümüze atmatan açık,kısa ve samimi bir şekilde ifade etmesi. Felsefe benim en zorlandığım alandır.İlk defa bu kadar açık bir şekilde belirdi önümde.Sanki üniversiteden bir hocamla bir yerlerde karşılaşmış,onunla hayata dair sohbet ediyormuşuz,bana deneyimlerini aktarıyormuş gibi hissettim.Yazar okur ilişkisinden çok bir okuma arkadaşım oldu.
01.04.2025

Bu kadını hem çok seviyorum, hem de nefret ediyorum. Ama bir şekilde dönüp dolaşıp geliyorum yine okuyorum. Kendi halinde bir depresifliği var. Kimseyi zorla dahil etmiyor ama ilk defa bir yazarda okurken düşünmeden edemiyorum normal hayatında da böyle mi diye.Bu kadar karanlık mı ruhu, hiç gülümser mi, arkadaş buluşmalarına gider mi, gözünün içinin ışıl ışıl baktığı şeyler olmuş mudur? Niye böyle değil sitemim ama bilmiyorum bu kadar ağır bir ruhu nasıl taşıyabiliyor beraberinde merak ediyorum.
Kitap kısa görünen, bir saatte okuyup bitirebileceğiniz bir kitap. Ama gelin görün ki acısı demlenince, sonradan sonraya çıkacak olan kitaplardan. İnsana kendi beyaz şeyler listesini yaptırıyor. Vejetaryen ve Çocuk Geliyor kitaplarına nazaran üslup ve olay örgüsü olarak yoğunluğu ne kadar az olsa da duygusal ağırlığı kağıt kesiği acısı veriyor insana. Metafor kullanımı üzerine çalışanlar var ise ustalıkla kullanımına bir örnek.
28.03.2025

Uzak Doğu'nun üç büyük dini olan Taoizm,Budizm ve Konfüçyanizm etkilerinin izlerini taşıyan Im Bang,Yi Ryuk ve Kuk-cho In-mul-chi nin eski el yazmaları ve notlarından derlenen bu hikayeler ile Kore'ye keyifli bir yolculuk yaptım.Hikayelerin kaleme alındığı 1400 ve 1600 lü yıllar geniş bir aralığı kapsıyor.Büyük oranda Çin etkisini görmek mümkün.Kıssadan hisse öyküler bulmakla birlikte,bazıları yüzeysel gelebilir ama derlendikleri dönem ve bağlam içinde düşünüldüğünde karakteristik özellikler barındırıyor.Hikayeleri okurken sayılan üç büyük dinin haricinde İslam öğretilerini hatırlattı bana sık sık.Aynı zamanda kaleme alanların etkisi de vardır diye düşünüyorum özellikle şu sınava girdi, devlet kademesinde yükseldi, sınavlarına iyi çalıştı gibi okumayı, ilimi, liyakati ön planda tutan bir atmosferi var.Cinler, perilerden çok dikkatimi çeken bu öğretiler oldu diyebilirim.
Okuması keyifli, Kore kültürü için ufak adımlar tarihsel tanışmalar yapmak isteyenler için çok zengin bir kitap.
22.03.2025

Matt Haig'de böyle patlamıştı ilk romanını okudum dedim bişeyler eksik ama ikinci kitaba şans vereyim. Herkes çok beğendiğine, sık sık tavsiye ettiğine, kitap satış sayfalarında kapış kapış gittiğine ve yılın kitabı seçildiğine göre benim göremediğim bir şeyler var. Yazarlar dünyasında gelişen reklamın gücü imiş o şey. Sonraki kitapları daha kötüydü. Çizdim üstünü. Aynısını bu yazar ve kitap için düşünmekteyim.Beğenenleri kınamıyorum ama Türkiye'de 130. Basımı yapacak kadar müthiş mi gerçekten?
Olay örgüsü yok, karakterler yüzeysel, kitabevi-kahve-örgü kelimeleri yan yana gelince insanda mutluluk hormonu salgılanıyormuş nasılsa deyip evir çevir bir 250 sayfa yazılmış. Bitirme ödevi kıvamında bir deneme anca. İki puanı sayın Nilay Özeser'in çevirisi için verdim sadece.
Nasıl olsa bir Kore dizisi gelir burdan. Bir kaç buna benzer kahve kokulu bir kitap daha yazar. Para verip okumak yerine biraz sabredip dizisini beklemeniz yeterli olacaktır diye düşünüyorum.
15.03.2025

Kore edebiyatından çok fazla okuma yapmamıştım.Bir tek Han Kang diyebilirim hatta.Ona da epey zaman olmuş ara vermiştim.Bu yaza girerken bir Kore edebiyatı yolculuğuna çıkmak istedim. İlk durağım bu kitap oldu.Aynı zamanda yayıneviyle de ilk defa tanıştım.
Konusu her yerde karşınıza çıkacaktır zaten ama bende bıraktığı hissiyat daha kıymetli.Altını çizdiğim tek bir cümle yok ama kitaptaki her bir karakterin iç sıkıntısını derinden hissettim.Akademisyen değilim ama öğretmen olarak da çok fazla şey buldum kendimden.Öğrencilerle yaşadığımız sorunlar,eğitimcilerin birbirlerine olan psikolojik şiddetleri,bir yerde bir insanda bir işte tutunma çabası ve kaygısı... Öğretmenliğin yedi yirmidört devam eden bir iş olması ve bunun verdiği tüm hayatına yayılan geniş kaygı.Yazar bunları yine de o kadar naif iletmiş ki...İlk kitap için çıtayı yükseğe koyduğunu düşünüyorum.Lotus yayınevinden 4 tane daha Kore edebiyatı kitabım beklemede.Yazarla bizleri buluşturdukları için çok teşekkürler.