Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570
E-Dergi
FELSPEKTIF Tarafından Yapılan Yorumlar
Kitaptan çok büyük keyif aldım: Özellikle çeviri konusunda neredeyse hiç kullanılmayan ''Yunan'' kelimesinin yerine gerçek anlamı ve doğru kullanılması gereken ''Hellenler'' ve coğrafi olarak da ''Hellas'' olarak çevrilmesi beni çok memnun etti. Yazar Thukydides'e gelince: Sürgüne gönderilmiş bir Hellen'in, tarihin ilk bilimsel tarih kitabını yazması bizim için büyük bir şans. Kitabı yazdığı tarihler Antik-424 ile 411 arasıdır. Yani Atina'nın demokrasisinin en güçlü olduğu ve tam olarak Atina'nın bir İmparatorluk; Delos Birliği liderliğinin yaşandığı dönemdir. Özellikle Perikles, büyük dayısı Kleisthenes'in reformu 500'ler Meclisi ''Boule''nin en güçlü mücadelecisi ve koruyucusuydu. Thukydides sayesinde Perikles'in ''Cenaze Söylevleri''nde kullandığı hitabet sanatına erişebiliyoruz. Özetle kitap: Peloponnesos Birliği & Sparta Krallıkları ile Delos Birliği & Atina İmparatorluğu'nun keskin ve derin mücadelesini hem kronolojik hem de bilimsel literatür niteliğinde bize sunuyor.
Konusu ve Detay: Antik-62 yılında, Julius Caesar'ın karısı Pompeia'nın Kutsal ''Kadınlara Özel'' Şenliği'ne kadın kılığında katılan Cloudius'un görüldüğü bir davada suçsuz bulunması üzerine Cicero'nun Cloudius'a; ''Rüşvet ile suçsuz bulundu'' iddiasını ortaya atması sonucu, Cloudius ile Cicero'nun arasında başlayan düşmanlığın neticesinin son uzantısıdır. Dahası, Cloudius Antik-58 yılında ''Tribün'' seçilerek Cicero'yu sürgüne göndertmesi ile evinin de yıkılması ve yerine ''Libertas Tapınağı''nın yapılmasıyla düşmanlık daha da alevlenmişti. Böylece Cicero'nun milisleri olarak geçen arkadaş gruplarından birisinin kölesi olan ''Milo'' çıkan bir sokak kavgasında Cloudius'u öldürmesiyle intikam alınmış oldu. Nihai sonuç: Cicero, arkadaşı Milo'nun katil olmadığını savunsa da, acaba öyle miydi?
Cicero'nun tüm kitaplarına sahip olmanın verdiği özgüven ile söyleyebilirim ki, Cicero; Roma Cumhuriyet döneminin Platon'u olarak Cumhuriyet'in ve adaletin çökmesinin kilit ismidir.
Açıkçası kitabı okurken kırıldım. Richard Dawkins'in 1976 Selfish Gen kitabında kavramlaştırdığı global ''Mem'' yani ''Kültürel Bellek'' kavramını Jan Assmann benimseyerek ve Susan Blackmore ile Daniel Dennett gibi ''Mem'' kavramı geliştiricilerini de bir kez bile anmadan kavramı kendisine atfetme çabası bir tür ''Ego'' veya ''Kıskançlığın Zirvesi'' gibi görülebilir. Günümüzde ''Mem'' resmen bir bilimsel ''Kültürel Bellek'' kavramı iken bu kavramı 1997'lerde yazılmış bir kitapta kendisine atfetmeye çalışan bir akademisyene hiç yakıştıramadım. Lakin kitap kesinlikle okumaya değer ve ciddi akademik seviye taşıyor. Kavramın gerçek dikkat çekici yaratıcılarını ve geliştiricilerini daha bilimsel açıdan okumak isteyenler için Sigmund Freud ''Uygarlık Toplum ve Din'' ile Richard Dawkins'in bütün külliyatı; Susan Blackmore ''Mem Makinesi'' ve Daniel Dennett'in bütün külliyatını okumasını öneririm.
Yazar, Philo’nun Logos kavramını nasıl tanımladığını, onun Tanrı, akıl, ruh, beden, vahiy ve alegorik yorum anlayışlarını sistemli bir biçimde açıklıyor. Kitap, hem din felsefesi hem de Hellenistik dönem Yahudi düşüncesi ile ilgilenenler için bilimsel bir kaynak niteliğinde.
Antik Roma tarihi, dinler tarihi ve felsefe kesişiminde sağlam bir kitap arayanlar için oldukça doyurucu bir çalışma. Özellikle pagan düşüncenin son parlak alevi olan Julianus’u anlamak isteyenler mutlaka okumalı.