Toplam yorum: 3.285.218
Bu ayki yorum: 6.744

E-Dergi

s3rdar Tarafından Yapılan Yorumlar

12.04.2006

mao'yu oldureceksin! -chris mullin ( omer turkeş'ın hazırladığı siyasi polisiye basliği altında, ama daha cok macera kitabı gibi, kitap boyunca merak edilecek tek şey var, mao'yu oldurecek mi, e tarihsel olarak oldurmeyeceğini de biliyoruz, o halde nasıl engellenecek, yani asıl soru bu) benim kitapta sevdiğim, tibet'in gayet detaylı anlatımı, tarihi, gelenekleri. yazar işçi partisi geçmişi olan bir ingiliz, ancak çin'e ve sovyetler'e yonelttiği eleştirilerden (gerçi çin rejimine arada goz kırpmıyor değil) ortodox bir solcu olmadığını anlıyoruz. anlatımda bazı yerlerde sıkıcı bir tekrara varabiliyor, sanırım yazar anlatmak istediklerine uygun bir fon olarak polisiye formatını kullanmak istediği için bu kitabı yazmış, soylemek istediği seyler var. normal bir roman gibi okunması tavsiye edilir, polisiye gerilim oğeleri beklenmemeli, surprize pek yer yok, kurgusu biraz zayıf, tarihsel ve mekansal hafızanızı tazelemek için iyi, aslında guzel bir kitap.
11.04.2006

Eski avukat, yeni best-seller prensi John Grisham mesleğinin inceliklerini yeni bir gerilim romanına daha yediriyor. Hukuk bilgisini kurduğu roman-larında çok iyi kullanan Grisham, bir hapishane öyküsü anlatıyor Kardeşler'de. Cinayet ve tecavüz gibi suçların yanında daha hafif kalan dolandırıcılık, soygunculuk, vergi kaçırma ve uyuşturucu satıcılığı suçlarından içeri girmiş kişilerin yer aldığı yarı açık bir cezaevinde geçen olayları konu alıyor roman. Tıpkı bizdeki hapishaneler gibi onların da koğuş ağaları var. Üç eski yargıç bu görevi üstlenip sağı solu haraca bağlayıp kendilerince bir düzen kuruyorlar. Günün birinde karşılarına oldukça dişli biri çıkınca işler arap saçına dönüyor. Dört duvar arasında geçen çarpıcı bir gerilim romanı.
11.04.2006

''Kendimizi yaşayamıyoruz, tanımıyoruz. Doya doya üzülemiyor, doya doya sevinemiyoruz Çevremize uyma, başkalarına göre yaşama endişesi, iç dünyamızı geliştirmemizi engelliyor. İçi olmayan, sığ insanlar oluyoruz. Çok az sözcükle konuşuyoruz. yargılarımızı basmakalıp, dünyayı algılayışımız sıradan; sürünün silik "koyunları'' olup çıkıyoruz. İsyanımız yok! Olsa da içimizde kalıyor. Etrafımızı kollayarak yaşadığımız için, "herkes gibi'', "herkes kadar'', ''bu kadar'' olduğumuzu düşünüyoruz. Hayat "anlam vererek'' yaşyanıyor. Hayata nasıl bir anlam yüklüyorsak, hayatımız öyle oluyor. Anlam ufkumuz çok dar: Dünyanın "bu kadar'' olamayacağını anlayamıyoruz.'' sadece internet üzerinden satılan kitapta Yazar bizlere bu sözlerle sesleniyor.
11.04.2006

2. Dünya Savaşı'nın ilk ayları... Giderek cehennem ateşine dönen ve dünyaya yayılmaya başlayan savaş...Bu ateşten denizin ortasında savaş dışı kalmayı başarmış bir küçük barış adası Türkiye ve göç yollarının kesiştiği noktada sakin bir liman İstanbul... Nazilerden kaçırılan Polonya altınları...Casuslar...Göçler ve parçalanan aileler. Dört çocuğun gözüyle savaş ve savaşın acıları... TArihle ve savaşla ilgiliyseniz bu romanı almanızı kesinlikle tavsiye ediyorum.
11.04.2006

Türkiye'nin yakın tarihinin bir çok olayına ışık tutacak bir kitap 'Bir Asker Bir Diplomat'.Emekli olduktan bir süre sonra aramızdan ayrılan Oramiral Güven Erkaya ile Büyükelçi Taner Baytok'un yaptıkları konuşmaların kayıtlarından oluşan kitap, önemli görevlerde bulunmuş ve bir çok olaya tanıklık etmiş iki kişinin anıları, yakın tarihle ilgili pek çok olayın perde arkasını da günışığına çıkarıyor. Özellikle 28 Şubat olarak adlandırılan dönemin mimarlarından olan Güven Erkaya'nın anlattıkları ülkemizin son yıllarında yaşananlara da ışık tutuyor.