Toplam yorum: 3.285.218
Bu ayki yorum: 6.744

E-Dergi

s3rdar Tarafından Yapılan Yorumlar

11.04.2006

Kitabı seçmemin nedeni: kitabın konusu ilginç ve çok değişik. Bir kereinsanı can evinden vuran bir konu.Yorum olarak ise; kitabın yazım amacı bence müslümanlığı- kötülemek. Milliyetçilik duyguları ile hareket eden, olaya öznel bakan bir- yazar. Nadıa’nın altı çocuğunun olmasına iyi gözle bakmayan fakat kendisinin beş çocuğunun olmasını (Cyan’babası belli değil) iyi gösteren biri. Beni derinden yaralayan yanı ise ; kocasının Nadıa’ya orospu diye hitap ettiğini söylemesi, ben buna bi yorum getiremedim. Romanın ensaçma yanı ise; kurtarma grubu yani nerde görülmüş bir ülkenin içine helikopterle elini kolunu sallayarak gireceksin, kızı alıp gideceksin. Buna, ne kadar çaresiz kalınırsa kalınsın bence bir insanın inanması tuhaf. Herşeye rağmen konu olarak gerçekten güzel bir kitap fakat olayların hepsinin gerçek olduğuna beni inandıramadılar.
11.04.2006

Sivrisineklerin ömrü bir gündür, güllerin ki üç gün. Kedilerin ömrü 13 yıldır aşkın ki üç. Böyle işte. İlk yıl tutku, sonra bir yıl şefkat ve nihayet bir yıl can sıkıntısı.

İlk yıl, “ Beni terk edersen kendimi ÖLDÜRÜRÜM ” denir.

İkinci yıl, “ Beni terk edersen, acı çekerim, ama kendimi toparlarım ” denir.

Üçüncü yıl, “ Beni terk edersen şampanya patlatacağım “ denir.

Sizi aşkın hayat boyu sürdüğüne inandırırlar, oysa aşk kimyasal olarak üçüncü yılın sonunda yok olur.

İlk yıl eşyalar satın alınır.

İkinci yıl eşyaların yerleri değiştirilir.

Üçüncü yıl eşyalar paylaşılır.

Hakikati aşkın mis kokuları arasında başlayıp bok kokuları arasında bitmesidir.

Beni bu kitabı okumaya iten en büyük etken kitabın adı olsa gerek. Aşkın, sonsuzluğa ulaşan bir duygu yoğunluğu olduğunu düşünen bir insan olarak aşkın ömrünün üç yıl olduğunu savunan bu yazarın neye dayanarak bu fikri ortaya koyduğunu merak ettim. Bir diğer etkende kitabın arkasında yer alan - yukarıda belirttiğim - sözlerin iddialı oluşuydu. Duyguların ve heyecanın zaman zaman azaldığını hissetmek hepimizin yaşadığı bir olaydır. Böyle hissedince, acaba aşkta bitiyor mu sorusundan yola çıkarak bu kitabı okudum. Kitapta aradığım her duyguyu bulduğum söylenemez. Alice ve Antonie ‘nun ilişkilerindeki uç noktalar ve ayrılıkları kitabın sonucuna tezat. Ama sonunda yazarın ‘ aşkın ömrünün üç yıl olması ’ konusunda yanıldığını görmek güzeldi.

11.04.2006

Kitapta ''SAVAŞÇI'' adı altında ''kendi olarak kalabilme ve kendi özünü yaşama mücadelesi veren'' bir kişilikten söz ediliyor.Kendi fikrimce;gerçek hayatta böyle kişilere rastlamak bir hayli zor görünüyor.Çünkü hayatın koşulları gittikçe değişmekte ve bu koşullar insanın ''kendi özünü yaşaması,kendi değerlerini savunması ve bilinçli bir şekilde ortamı algılaması''gibi nitelikleri yaşamasını da kısıtlar.Yapılanların çoğu zorunlu şeyler olmaktadır ve kişiliksizlik insanlar arasında yayılmaktadır.Ama kitap bundan tamamen uzaklaşmıştır.Okuyucuya çok güzel mesajlar vermesine rağmen hayatta uygulanması zor olmaktadır.Kitapta sözü edilen ''SAVAŞÇI'' normal bir insandan çok farklı özelliklere sahip olduğu için toplumdan uzaklaşması söz konusu olabilir.Çünkü yaşam tarzı çok farklı olacağından herkes gibi olamayacaktır.Yazar,kitabında bu farkı açık bir şekilde belirtmiştir.Okuyucu da bu kitabı okuduktan sonra gayet net bir biçimde bu yargıya varacaktır.Doğan Cüceloğlu,''SAVAŞÇI'' kitabında felsefi kavramlara yer vermiştir.Genellikle felsefi terimler zor anlaşılmasına rağmen yazar verdiği örneklerle anlatmak istediğini okuyucuya kolayca iletmektedir.Felsefe ve psikoloji karışımı bir kitap olduğu için çoğu kişi tarafından sıkıcı bulunabilir.Kitapta heyecan veren,hareketli olaylar yok.Sürekli aynı tempoda devam eden konuşmalar olduğu için sıkılma ihtimali fazla olabilir.Ama kitabı okurken ''sıkılma'' kavramı aklımın ucundan bile geçmedi.Bana göre;merak ettiğim çoğu soruların cevabını veren ve yaşama gerçekten anlam katan fakat hayata geçirilmesi zor bir kitap.Ama herkese birşeyler vereceğine inanıyorum.
11.04.2006

Yazar,anne ve oğlunun tasvirlerini yapmıyor.Bu yolu izlemesinin nedeni;okuyucuyu romandan yararlanarak anne ve oğlunun tasvirini okuyucunun kendisinin oluşturmasını istiyor olabilir.Bu yöntemi uygulaması bence iyi olmuştur.Romanın geçtiği çevrenin tasvirini fazla yapmamıştır.Bu romanda eksiklik olarak görüyorum.Bence yazar romanı anlaşılır ve akıcı bir dil kullanmıştır.Roman halka hitap edecek şekilde yazılmıştır.
11.04.2006

Kitabı ilk aldığımda,okumasının eğlenceli daha doğrusu heyecanlı olabileceğini düşünmüştüm.Çünkü kitabı seçme nedenim ödev olmasıysa da kitabın arka kapağındaki açıklama insanı heyecanlandıran bir konusu olduğunu gösteriyordu. Kitabı bu heyecanla alıp okudum.Fakat kitap gerçekte öyle olmadığını hemen gösterdi.Çünkü ben hareketi seven bir insanım,kitap ise ayrıntılara çok takılıp her yerde uzun tasvirler yapıyor.

Kitap, içeriği ile de bir çocuğun başından geçen kötü olayları alaycı bir tavırla anlatıyor.İçine girdiği gerçek yaşamı anlayamayan daha doğrusu ondan maddi çıkar sağlamayı akıl edemeyen bir çocuğun başından geçen olayları anlatıyor.