Toplam yorum: 3.285.218
Bu ayki yorum: 6.744
E-Dergi
s3rdar Tarafından Yapılan Yorumlar
Bilimkurgu ve fantastik kitaplarin hayal ve fantezi dünyasini gelistirdigini düsünüyorum. Alisilagelmis, siradan olmadiklari için...Kaliplarin içine sikismis olmadiklari için...Ütopya gibi görünenlerin bir gün gerçeklesebileceklerine inandigim için...Yüzlerce yil önce ütopya gibi görünen bir çok seyin bu gün gerçeklestigini gördügümde, buna inancim daha da artiyor. Yine bilimkurgu, insan beyninin, düsüncesinin serbest birakildiginda neler üretebildigini gösterebilmesi açisindan ilgimi çekiyor. Kaldi ki, özellikle Ursula LeGuin kitaplari tamamen fantastik degil. Yari fantastik-yari gerçeklik diyebilecegimiz özellikler gösteriyor. Yazarin daha önce de, Bağışlanmanın Dört Yolu ve Baslangiç Yeri adli kitaplarini okudum. Sirada diger kitaplari var. Ilk firsatta da onlari okumaya çalisacagim.
Olay küçük bir kasabada geçmektedir.Kitap bu kasabada meydana gelen bir trafik kazasını ve sonucunda arabada yaralanan insanları kurtarmak isteyen kişilerin başından geçen olayları anlatmaktadır.Kazada yaralanan kişi virüs taşımaktadır.Bu virüs yavaş yavaş bütün kasabaya çeşitli yollarla yayılmaktadır.bu virüse yakalananlar ilk başta gribe yakalandıklarını zannetmektedirler fakat hastalık ilerledikçe bunun grip olmadığı anlaşılmıştır.Kazada yaralıyı kurtaran kişiler karantinaya alınır.bunlardan sadece bir kişinin bu virüse yakalanmadığı belirlenmiştir.Diğerlerinde ise ilk başta grip belirtileri(baş ağrısı,ateşlenme,burun akıntısı...) görülmektedir.Zaman geçtikçe hastalık ilerler ve ölürler.Doktorların bu virüsü zamanında tespit edememesinden dolayı virüs bütün kasabaya yayılmıştır.Bu sırada kasabadaki insanların başından bazı olaylar geçmektedir.Kitapta bu olaylar insanlara ders verici bir şekilde anlatılmıştır.Daha sonra ise bütün kasaba karantinaya alınır ve kasabadaki bütün insanlar ölür.Sadece o virüse yakalanmayan insan kurtulur.Böylece dünya büyük bir tehlikeden kurtulmuştur.
Bana göre bu kitap biraz saçma çünkü burada geçen olayların olması imkansız.Ayrıca bu kitabı okuyacak kişilerin iyi bir hafızaya sahip olması gerekir.Kitapta birçok kişi olduğundan ilk başta olaylarda kimin ne yaptığı fazla belli olmuyor onun için birkaç kez bu kitabın okunması gerekiyor.Kitabın diğer bir ilginç kısmı ise kasabadaki insanların yok edilmesi.Şimdiki teknolojide bu kadar insanın yok edilmesi çok zor.Bu sebeplerden dolayı kitap biraz saçma.Kitabı okuyacak kişilerin bu kitabı birkaç kez okumaktan sonra anca anlayabileceklerini söylemek istiyorum ve bu kitabı tavsiye etmiyorum
KİTAPTA BIR KADININ HAYATI ANLATILIYOR.FAKAT OTOBIYOGRAFİ TARZINDA ANLATILMAMIS.KÜÇÜKLÜKTEN İTIBAREN KENDİSİNDE İZLER BIRAKAN HAYATINA YON VEREN OLAYLAR VE OLAYLAR KARSISINDA HİSSETTİKLERİ ANLATILMIŞ.ROMANDAKİ KADIN KARAKTERI OLAYLARI KENDİ BAKIŞ AÇISI İLE DEĞERLENDIRMIŞ, VE AKTARMIŞTIR.
KÜÇÜK BİR KIZIN ERKEKLERİN HEGOMANYASINDAKİ BİR TOPLUMDA BÜYÜMESİ VE ERKEK ÇOCUKLARA TANINAN AYRICALIKLARA SAHİP OLAMAMASI VE BUNA DUYDUĞU KIZGINLK SONUCUNDA ERKEKLERE KARŞI ÖNYARGILI OLMUŞTUR.BÜYÜRKEN YAŞADIĞI OLAYLARIN ETKİSİ İLE ERKEKLERE KARŞI OLUMSUZ TAVIRLARINI SERGİLİYOR.DOKTOR OLUYOR.SONRA EVLENİYOR.EVLENDİĞİ KİŞİ İLE ANLAŞAMAYIP AYRILIYOR.
DÜŞÜNCELERİM:ROMAN KONUSU İLGİ ÇEKİCİ FAKAT OLAYLAR KOPUK VE NET ANLATILMAMIŞ.FEMİNZM ÇABASIYLA YAZILMIŞ.KİTAPTA ARADIĞIMI BULAMADIM
Bu kitap toplumsal bir gerçeğe (iç savaş) sanatsal değer katarak okuyucunun hem bilinçlenmesini hem de sanat zevki almasını sağladığı için okunması gereken yapıtlardan bir tanesi olduğunu düşünüyorum
Kişiler son derece güzel tahlil edilmiş ve müthiş bir aşk hikayesi anlatılır.Romanda çeşitli etnik gruplar (aleviler, Rumlar, Lazlar….) yer verilmesi nedeniyle toplumsal bir roman
Kitapta işlenen konu; ikiz kızkardeşlerin işlediği seri cinayetler. Bu cinayetlerin kurbanları ise “Kızıl Nehirler” adı verilen çocuk hırsızlık sisteminin adıdır.
Bu kitabı niye şeçtim, başkalarının kitap hakkındaki düşüncelerine güvenirmisiniz gibi sorulardan nefret ediyorum. Çünkü bir kitabı sadece güzel olduğu için okumak bana göre değil. Bir kitap ne kadar kötü olursa olsun eleştiri yeteneğini geliştirir bence. Bir kitabı okuyup güzel olduğu için o yazarın bütün kitaplarını okumak tabiki doğru değil. Okuduğum bir kitabı kötü diiye asla yarıda bırakmadım. Sıkılsam bile en azından yazarın düşüncelerini öğrenir, bana göre doğru veya yanlış çıkar ve sonuçta birşeyler öğrenmiş olurum. Bu kitabı niye seçtim sorusuna da tek cevabım yalnızca bilim-kurgu, polisiye kitapları sevdiğim için olabilir.
Kızıl Nehirler bu güne kadar okuduğum en iyi gerilim romanı. Sürükleyici. Büyük problemlerim olduğu zamanlarda okuduğum bu kitap, beni sanki ikinci bir hayata götürdü. Genelde tasvirden hoşlanmasam da bu kitapdaki tasvirler bile adrenalinimi yükseltmeye yetti. Cinayet, gerilim romanlarını sevenlerinin mutlaka okuması gereken bu kitabı bitirdikten sonra kendimi bir boşlukta hissettim.