muhterem kitapyurdu.com editörü ve ziyaretçileri,
99 esma 99 dua kitabına, eleştiri sınırlarını aşan özel karalama kampanyasını www.kitapyurdu.com sayfalarına kadar taşıyan, edebî sanat anlayışından yoksun oldukları kadar edepten ve mertlikten de nasipsiz oldukları anlaşılan, yaptıkları hatayı fark edip özür dilemeseler bile susacakları yerde değişik platformlarda “kaçak güreş”e devam eden, kendi meşreplerini ve dinî anlayışlarını herkesin mutlak anlayışı olarak yorumlayarak, kendileri gibi düşünmeyen herkesi küfürle ve itikatsızlıkla suçlamaya kalkanları, bu suçlamaları hiç araştırmadan benimseyip orada burada duyuran safdil kardeşlerimi de muhatap almıyorum. Hiç endişe etmesinler, esmâ kervanı ikinci ve üçüncü ciltleriyle yürümeye devam edecektir. Ancak insaf ve akıl sahibi, edebiyattan ve edepten nasipli kardeşlerime bu vesileyle söyleyeceklerim var:
Hemen belirtmeliyim ki, ciddi üslup hataları ve nezaketsizlikle ortaya konulan hataları cevap verirken, hatalı olup olmadığımı da düşündüm endişe etmeyin; her bir hataya karşılık verirken, ne kendimi ne de eserimi kusursuz görme niyeti taşımıyorum. Elbette ki ben de hatalıyım, hata edebilirim, bilmeden yaptığım hatalar konusunda kardeşlerimin uyarılarını (ama hasmâne değil, hasbiyâne) memnuniyetle kabul ederim. Her şeye rağmen, aşağıdaki maddeleri de hasbiyâne yapılmış kabul ediyorum; zira benim de üslup hatası yapmam mümkün olduğu gibi başka kardeşlerimin de hata yapması mümkündür. Gafûr olan Rabbimiz hepimizi affetsin.
Memnun olmadığım ve teessüfle karşıladığım bir nokta ise, eleştiri sahibi kardeşimizin eleştirilerini, köşe yazarı olarak benim de ismine saygı duyduğum Ebubekir Sifil’e göndermesi, Ebubekir beyin de hiç tahkik etmeden beni ve eserimi “cehalet” temalı bir yazıya (25 Ocak 2005) konu etmesi, bunun da ardından eleştirmen kardeşimizin ve kitapyurdu’nda sıklıkla eleştiriler yazan Murat Arıkan’ın, Ebubekir Sifil’in yazısını kendi iddialarına delil olarak göstermeye kalkmasıdır. Bir tür totolojik muhakeme olarak yorumlanabilecek bu tavır, bir çok kardeşimin belirttiği gibi amansız bir “garazkârlığın da belirtisi gibi görünüyor. Muhterem Ebubekir Sifil’i ve gazete yönetimini bu konuda uyardım. Ebubekir Beyin de çok yakında bir düzeltme yazısı yazmasını bekliyorum.
konuyla ilgili cevabımı gerekli ortamlarda yayınladığım halde, erişemeyeceğim yerlerde ısrarla karalamanın sürdürülmesi açıkça garazkârlıktır, bir gün hesap vereceğini unutmak gibi bir itikad eksikliği sayılabilir.. dileyen ziyaretçiler ilgili konudaki açıklamalarım için, www.dualar.com adresine başvurabilirler.