Toplam yorum: 3.284.424
Bu ayki yorum: 5.930
E-Dergi
Sirin Mitrani Tarafından Yapılan Yorumlar
İçinde psikoloji sanat ve mitoloji olan kitapları seviyorum. Bu anlamda bu kitabı çok sevdim ancak itiraf etmeliyim ki başından sonuna aynı iştahla okuyamadım. Başlardaki gizemli psikoterapist ortalarda meraklı bir dedektife dönüşüyor. Yine başlardaki zengin betimlemeler sonlara doğru anlamsız diyaloglarla ‘sürpriz’ sona bir an önce bağlanma telaşıyla yok oluyor. Şüphe yaratmak için eklenen derinlemesine işlenmemiş karakterler çok eğreti duruyor ve hikayede boşluklar yaratıyor. Arka kapakta yazan ‘Hitchcock gerilimi, Agatha Christie kurgusu ve Yunan trajedisi birleşimi’ reklamından çok etkilenip bir de 57. sayfada sanatçınını yaratım sürecini çok güzel yansıtan bir günlük sayfası okuyunca beklentim yüksek oldu sanırım. Yine de keyifle okuduğum için dört yıldız verdim.
Kitabın orjinal ismi Holding dilimize ‘yatırım ortaklığı’ olarak geçmiş bir kelime olduğundan Türkçeye Çiftlik diye çevrilmiş sanırım. Bence diğer anlamı ‘tutma’ kitabın özünü daha iyi yansıtıyor zira hikaye her ne kadar çiftlik etrafında dönse de aslında bir gizin birbirlerine bağladığı bir kasabada halkından bahsediyor.
1963 Dublin doğumlu yazarımız hikayesinin geçtiği yer olarak Cork’a bağlı Duneen kasabasını seçmiş. O coğrafyayı bildiğim ve insanını da biraz tanıdığım için gayet ilgiyle okudum. Yazarın esprili dilini, benzetmelerini, verdiği kültürel detayları çok sevdim.
Julian Barnes’ın kadın erkek ilişkilerini irdelediği romanlarını seviyorum. Bu son kitabında da eser miktarda da olsa bu tema var ama ben daha çok dinden dönme Julian karakteri ile tanıştırmasını sevdim. Paganlığı geri getirmeye çalışmış bu roma imparatorundan habersizdim. Eğlenerek bilgilenerek ve gayet zevk alarak okudum.
Açıkçası 1918 doğumlu bir yazardan bu kadar modern bir metin beklemiyordum. 92 sayfa aktı gitti. Duygulardan biraz arınmış gibi çok mekanik ilerliyor ama hem komik hem de kurgusu gayet başarılı olduğu için rahatsız etmiyor. Nihal Yeğinobalı (ki kendisinin Vincent Ewing takma adıyla yazdığı Genç Kızlar romanı ergenliğimin favorisiydi) nefis çevirmiş.
Arka kapakta ‘ölmeden önce okumanız gereken 1001 kitaptan biri’ yazıyor. İddialı bir ifade de olsa haklılık payı var.
Yazar Jeneffer Clement, Jean Michel Basquiat’nın sevgilisi Suzanne Mallouk’un arkadaşıymış. Zamanın doğasına uygun ‘cool’ bir duruşla yazmış kitabını da. Kah kendi anlatıyor kah Suzanne’ı konuşturuyor. Ferah sayfalar ve sade bir dil kullanılarak yazılmış olmasına rağmen uyuşturucu ve başta aids olmak üzere cinsel yolla bulaşan hastalıklarla tüketilen hayatları okurken duygusal olarak zorlanmadım desem yalan olur.
Siyahilerin sanat dünyasına kabul edilmesi ve eserlerinin müzelerde sergilenmesinde Basquiat çok önemli bir figür. Keith Haring de grafitti için aynı öneme sahip. Maalesef biri uyuşturucunun diğeri aidsin pençesine düşüp genç yaşta hayata veda ediyorlar. Kitapta bahsi geçen Andy Warhol da var. Ben hiç birisinin meraklısı değilim ama bahsi geçen tablolara internetten bakarak kitabı ilgiyle okudum.
Meraklısına tavsiye ederim.