Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

bihruzehan Tarafından Yapılan Yorumlar

29.11.2010

Beni Nazan Bekiroğlu ile tanıştıran kitap. Şiirsel, oldukça özgün bir anlatım. Kesinlikle takip edilmesi gereken bir yazar, okunması gereken bir roman.
29.11.2010

Kurgusu zayıf, olayların gelişmesi ve sonuçlandırılması zayıf, kitabın sonunda elde edilen pek bir şey yok, bana göre "Metal Fırtına" gibi abartılmış. Kitabın özü 50-60 sayfayı geçmez, özellikler Tunç ve Janet arasındaki diyaloglar gereğinden fazla uzatılmış. Bazı siyasi dokundurmalar ise rahatsız edici. 10 üzerinden 4.
11.11.2010

Çok özgün bir anlatım, kitabın tarzına adapte oluncaya kadar epey zorlandım, zaten tam alıştım derken de kitap bitti. Kitapta özneler birbirne karışmış, anlatılanları kafanızda kime yakıştırıyırsanız o yapıyor. Ancak daha önce böyle bir kitap karakteri görmedim, anlatmak için "aylak" sözcüğünden daha iyi bir şey kullanılamazdı herhalde! En hoşuma giden nokta ise kitabın satır aralarında hiç olmadık ayrıntılara yer verilmesiydi
08.11.2010

Moskof Cariye ile aynı zaman diliminde geçen bir roman, orada okuduklarımıza bir de Mihrimahın gözüyle bakıyoruz. Bu nedenle olayların sonuçları bilindiğinden Hürremdeki kadar heyecan yaratmıyor okuyanda ancak yine de kısa sürede okunup bitirilebiliyor. Hürremde ayrıntısı açıklanmayan bazı olayların daha iyi anlaşılabilmesi için okunmalı.
Romanda beni rahatsız eden iki nokta var, birincisi Hürremde şöyle bir cümle vardı: "Hürrem kızının çok güzel olmadığını biliyordu, sıradan bir kızdı, eli yüzü düzgünü o kadar"; Mihrimahta ise kızın dünya güzeli, hatta en az annesi kadar güzel olduğundan dem vuruluyor, bu bir çelişkidir.
İkincisi ise, adı sonradan Nurbanu koyulacak olan kızın Hürrem ve Mihrimah tarafından hemen benimsendiği, kızın hiç itiraz etmeden ortama ayak uydurduğu anlatılmış. Halbuki kız ilk kaçırıldığında hırçın tavırları ile denizcilerin dikkatini çekmişti. Yazarın şu anda hazırlamakta olduğu Nurbanu romanında bu konuyla ilgili anlatacaklarını merakla bekliyoruz.
01.11.2010

Cariyenin Kızı Mihrimah ile birlikte aldım bu romanı, 800 sayfa olması gözünüzü korkutmasın, kitap çok kolay okunuyor (ancak İskender Pala okuduktan sonra başlandığında kitabın dili fazlasıyla sade geliyor insana), bulduğunuz her boşlukta elinize aldığınız için kısa sürede bitiyor. Mihrimah'ı okumaya henüz başlamadım, ancak bu kitabı eleştiriken şunu unutmamak gerekir (kitabın içerik bilgisinde de yazdığı gibi), Hürremin bilinen hayat hikayesinde bir çok boşluk bulunmaktadır ve bu boşluklar yazarın hayal gücü ile tamamlanmıştır.
Kanuni Sultan Süleymanın, Osmanlı soyunun son temsilcisi olma ihtimali bence kitabın en can alıcı noktası, farklı kaynaklardan da araştırdıktan sonra gördüm ki, bu gerçekliği asla ispatlanamayacak ama her zaman tarihçilerin içinde şüphe uyandıran bir iddia.