Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

solskjaer Tarafından Yapılan Yorumlar

03.03.2025

Masumiyet Müzesi, İstanbul’un derinliklerinde, bir aşkın, hatıraların ve zamanın dokusuyla örülmüş bir hikâye. Kemal, zengin bir ailenin çocuğu, Füsun ise uzak ve yoksul akrabası. 1975’te başlayan bu öykü, zamanla sadece aşkı değil, evliliği, arkadaşlığı, tutku ve mutluluğu sorgulatan bir yolculuğa dönüşür. Pamuk, aşkın her yönünü keşfederken, okuru hem ruhsal hem de estetik bir dünyaya davet eder. Kitap, derinlikli insan portreleriyle, okuyucuyu adeta içine çeker. Romanın içindeki müze ise, hatıraların nesnelere dönüşmesiyle bir sanat eserine dönüşür.
03.03.2025

Kara Kitap’ta Galip, kaybolan karısı Rüya’yı ve çocukluk aşkını aramak için İstanbul’un karanlık köşelerine dalar. Galip’in bu arayışı, yakın akrabası gazeteci Celâl’in köşe yazılarıyla iç içe geçer. İstanbul’un her köşe başı, her insanı başka bir sırla dolu bir labirent haline gelir. Pamuk, Galip’in kayıp karısının izini sürerken, okuyucuyu aynı zamanda geçmişin, kimliklerin ve gerçekliğin izinden götürür. Esrarengiz cinayetlerden kültürel mirasa, tuhaf hikâyelerden aşkın gizemlerine kadar pek çok katmanlı evrende sürükleyen bir arayış. Kara Kitap, romanın hâlâ canlı ve güçlü bir sanat biçimi olduğunu kanıtlayan, büyüleyici bir başyapıt.
03.03.2025

Beyaz Kale’de Doğu ile Batı, efendi ile köle arasında bir kimlik değişimi başlıyor. 17. yüzyılda İstanbul'da, bir Türk ve bir Venedikli’nin hayatları kesişiyor. İki adam, birbirlerinin dünyasına adım atmak için Haliç’in kenarındaki boş bir evde saatlerce konuşuyor. Ama bu yalnızca bir kültürler çatışması değil, kimliklerin, sınırların ve benliklerin sorgulanması. İki adam arasındaki benzerlik ve farklar, İstanbul’un sokaklarında, hayvanlarla dolu düşsel bahçelerde bir araya geliyor. Pamuk, insanın içsel boşluğunu ve kültürler arası yapay sınırları sorgularken, okuyucuyu benliğini keşfetmeye çağırıyor. Gerçek ile hayalin iç içe geçtiği bir yolculuk.
03.03.2025

“Bir gün bir kitap okudum ve bütün hayatım değişti.” Pamuk’un Yeni Hayat’ı bu cümleyle başlıyor ve gerçekten de hayatınız değişiyor. Bir kitabın etkisiyle hayata farklı bir gözle bakmaya başlayan genç bir adamın hikayesi, İstanbul’dan taşra yollarına kadar uzanıyor. Hem aşkı hem de kafa karıştıran bir yolculuğu keşfederken, okuduğu kitabın peşinden sürüklenen bir kahramanın psikolojik dönüşümüne tanık oluyoruz. Pamuk, çağdaş Türk romanının labirentli yollarına usulca girecek bir atmosfer yaratıyor; siyah-beyaz televizyonlardan, trafik kazalarına, kaybolan eski eşyalara kadar her detayda derin bir anlam arıyor. Hem romantik hem de felsefi, hem karmaşık hem de şiirsel bir yolculuk.
03.03.2025

Yedi yaşındaki bir çocuk, babasıyla dünyayı geziyor, okulu kırıp hırdavatçılarda satış yapıyor, ama her şeyin ardında bir başka gerçek var: Şili’nin acılı tarihi, bir çocukla babasının arasındaki gizli anlaşmalar. Kramp, masumiyetle karanlığın birbirine karıştığı, hem komik hem de dokunaklı bir hikâye. M’nin babasından pazarlama dersleri alırken, Şili’nin darbe sonrası karanlık günleri de kitapta sessizce yankılanıyor. Ferrada, bir çocuğun gözünden dünyayı keşfetmeyi anlatırken, hem büyümenin hem de kaybolan bir zamanın acısını hissettiriyor. Hem naif hem de keskin bir anlatı.