Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
solskjaer Tarafından Yapılan Yorumlar
Av. Didem Konaş Büyükpınar’ın "Bir Boşanma Avukatının Anıları," evliliklerin başlangıçtaki umut ve hayallerin ardından karşılaşılan zorlukları samimi bir dille ele alıyor. Aile, toplumun temel yapı taşıdır; ancak zamanla bazı evlilikler, katlanılması zor bir yük haline gelebiliyor. Bu kitap, evli olup mutlu olmayan, yaşadığı sıkıntıları paylaşmaktan çekinen insanlara cesaret vermek ve yalnız olmadıklarını hatırlatmak amacıyla yazıldı. Örnek olaylarla dolu bu eser, okuyuculara hem deneyimlerini paylaşıyor hem de yaşadıkları sorunların çözümü için başlangıç noktaları sunuyor. Evlilik, boşanma ve bu süreçte yaşanan duygusal dalgalanmaları anlamak isteyenler için önemli bir rehber niteliğinde!
"Çağdaş İspanyol Şiiri Antolojisi," Müesser Yeniay ve Metin Cengiz’in özenli çevirileriyle, günümüz İspanyolca yazan önemli 15 şairin seçme şiirlerini bir araya getiriyor. Jaime B. Rosa’nın katkısıyla hazırlanan bu antoloji, çağdaş İspanyol şiirinin Türkiye’deki tanıtımında büyük bir boşluğu dolduracak gibi görünüyor. Antonio Gamoneda’dan Margarita Cota-Cardenas’a kadar geniş bir yelpazeye sahip şairler, farklı sesleri ve bakış açılarıyla okuyucuyu derin bir duygusal yolculuğa çıkarıyor. Eğer şiir dünyasının İspanyolca yazan ustalarını keşfetmek istiyorsanız, bu antoloji harika bir başlangıç noktası. Şiirin evrenselliğini hissetmek ve farklı kültürlerin dillerinden beslenmek için kaçırılmaması gereken bir eser!
Levent Tülek’in "Lumpen Sözlüğü," yerleşik argonun dışındaki, kır ve kent arasında kalmış insanların yarattığı bir dili keşfetmeye davet ediyor. Bu dil, görünmez bir ağ gibi çevremizi sararken, medya ve toplumsal rollerin çeşitliliğiyle şekilleniyor. Tülek, bu sözlükte eğlenceli ve eleştirel bir bakış açısıyla lumpen dilini ortaya koyuyor. Yazınsal ya da bilimsel bir tavırdan uzak, mizahi örneklerle zenginleştirilmiş bir derleme sunuyor. Hem gündelik hayatın hem de toplumsal tiplemelerin diline dair ilginç bir yolculuk için harika bir kaynak! Eğer dilin eğlenceli yanlarını ve toplumsal eleştiriyi bir arada görmek istiyorsanız, bu kitap tam size göre!
Donna Haraway’ın "Siborg Manifestosu," cinsiyet, ırk ve teknolojinin kesişim noktalarında dolaşan cesur bir metin. Haraway, siborgu, hem hayal gücünün hem de maddi gerçekliğin yoğun bir sembolü olarak sunuyor. Batı’nın bilim ve siyaset geleneklerinde organizma ile makine arasındaki ilişkinin sınırları üzerine düşünürken, bu sınırların aşılmasını bir fırsat olarak görüyor. Cinsiyetin ve doğuşun ötesinde bir dünya tahayyül ederken, sosyalist-feminist bakış açısıyla geleneksel normları sorguluyor. Bu eser, hem feminist teorinin hem de postmodern düşüncenin yeni ufuklarını keşfetmek isteyenler için heyecan verici bir okuma sunuyor. Haraway’in yazımı, yalnızca edebiyat değil, aynı zamanda sosyal bilimler ve teknoloji tartışmaları için de çarpıcı bir kaynak!
Noam Chomsky’nin "Medya Denetimi," propagandanın medya üzerindeki gücünü ve bu gücün toplumsal etkilerini detaylıca irdeleyen bir rehber. Chomsky, medyanın demokrasiyi nasıl şekillendirdiğini ve basın-yayın organlarının toplumu nasıl yönlendirdiğini tarihi bir perspektifle ele alıyor. Gazetelerden televizyonlara kadar her gün karşımıza çıkan haberlerin satır aralarını okumayı öğretiyor. Kitabın "Marslı Gazeteci" bölümünde sunduğu modelle, günümüzdeki örnekler üzerinden propagandanın nasıl işlediğini analiz ediyor. Medyaya eleştirel bakmak isteyenler için oldukça aydınlatıcı bir eser!