Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
solskjaer Tarafından Yapılan Yorumlar
Laurent Mignon’un "Gezginin Günlüğü," çeviri şiirlerin bir araya geldiği, adeta bir not defteri gibi. Bu kitap, yazarın okuduğu, sevdiği ve belki de sevmeyi öğrendiği şiirlerin bir derlemesi olarak öne çıkıyor. Dağınık bir dünya şiiri antolojisi havasında, Gürcü şair Vaja Pşavela’dan çağdaş Bröton şairi Xavier Grall’a uzanan geniş bir yelpaze sunuyor. Mignon, bu eserle hem şiir sevgisini hem de disiplinsiz okuma alışkanlığını gözler önüne seriyor. Zaman ve mekanın ötesinde, farklı kültürlerin sesleriyle dolu bir yolculuğa davet eden bu kitap, şiir tutkunları için keşfedilmeyi bekleyen bir hazine!
Murat Gülsoy'un "Büyübozumu: Yaratıcı Yazarlık" adlı eseri, yazı serüvenine dair derin bir bakış sunuyor. Yaratıcı yazarlık derslerinden ilham alarak, gerçekliği yazıyla yeniden inşa etmenin yollarını araştırıyor. Gülsoy, kurmacanın sınırlarını sorgularken, okuyucuyu ve yazarı bir araya getiren sessiz anlaşmanın kurallarını alt üst ediyor. Bu kitap, yalnızca edebi teknikler sunmakla kalmıyor, aynı zamanda yazar adaylarına “okunaklı” bir anlatı oluşturma konusunda rehberlik ediyor. Yazı bahçesinde kaybolmamak için harika bir pusula! Eğer yazmanın inceliklerine dair bir yolculuğa çıkmayı düşünüyorsanız, Gülsoy’un bu büyüleyici eseri kaçırılmaması gereken bir kaynak.
Ali Püsküllüoğlu'nun "Türkçenin Argo Sözlüğü," günlük konuşma dilinde sıkça rastlanan argoları bir araya getirerek, dilin eğlenceli ve renkli yönlerini keşfetmemizi sağlıyor. Argo, genellikle resmi dilden uzak, samimi ve çoğunlukla arkadaşça bir iletişim ortamında kullanılan bir dil biçimi. Püsküllüoğlu, bu sözlükle sadece kelimeleri değil, aynı zamanda kültürel kodları da ele alıyor. "Boş vermek" gibi yaygın ifadelerin argo kökenini anlamak, dilin dinamik yapısını daha iyi kavramamıza yardımcı oluyor. Eğer argo kelimelerle dolu bir dil yolculuğuna çıkmak istiyorsanız, bu sözlük harika bir başlangıç noktası!
Tarık Akan'ın "Anne Kafamda Bit Var," 12 Eylül 1980 darbesinin ardından yaşadığı tutuklanma ve sorgulama süreçlerini samimi bir dille anlatıyor. Bu eser, sinema kariyerinin yanı sıra, onun gözünden Türkiye’nin karanlık dönemlerine dair çarpıcı anekdotlar sunuyor. Sağcı bir gazetenin manşeti yüzünden yaşadığı hak ihlalleri ve zorlu cezaevi koşulları, okuyucuya o dönemin baskıcı atmosferini hissettiriyor. Atıf Yılmaz ve Yılmaz Güney gibi önemli figürlerin anılarıyla zenginleşen bu kitap, Türk sinemasının tarihine de ışık tutuyor. Tarık Akan, anılarıyla sadece kendi hikayesini değil, aynı zamanda dönemin toplumsal travmalarını da gözler önüne seriyor. Edebiyat ve sinema tutkunları için kaçırılmaması gereken bir yapıt!
John Berger’ın "Görme Biçimleri," sanat ve görselliği derinlemesine irdeleyen, adeta bir manifesto niteliğindeki bir eser. 1972’den beri sanatseverlere ve eleştirmenlere ilham vermiş bu kitap, resimden reklamlara kadar geniş bir yelpazede imgeleri anlamanın yollarını sunuyor. Berger, görme biçimimizi sorgularken, görsel kültürün etkilerini de çarpıcı bir dille ele alıyor. Metis Yayınları’nın klasikleşen bu eseri, sanat ve sosyal eleştiri meraklıları için kaçırılmaması gereken bir okuma. Eğer okumadıysanız hemen edinmelisiniz; okuduysanız, onun anlatısal derinliğine başka bir bakış açısı katacak "O Ana Adanmış"ı keşfetmek harika bir adım olacaktır!