Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

solskjaer Tarafından Yapılan Yorumlar

08.10.2024

"Tarikat-Siyaset-Ticaret" tam bir Uğur Mumcu klasiği! Türkiye’nin laik yapısını ve bağımsız siyaseti savunurken, tarikatların ve dini grupların siyasetle nasıl iç içe geçtiğini, ticaretle nasıl bir çıkar ağı kurduğunu gözler önüne seriyor. Müslümanlık üzerinden yapılan antikomünist politikaların tehlikesini çarpıcı bir şekilde anlatıyor. Mumcu’nun net ve keskin dili, Türkiye’nin ne gibi tehlikeli bir yola sürüklenebileceğini çarpıcı örneklerle ortaya koyuyor. Bugün bile tüyler ürperten bir gerçeklik sunuyor bize. Laikliği savunanlar için adeta bir manifesto, Türkiye'nin karanlık ilişkilerini anlamak isteyenler içinse bir başucu kitabı.
08.10.2024

"12 Eylül Adaleti" tam bir dönemin karanlık yüzünü açığa çıkarıyor. Uğur Mumcu’nun keskin kalemiyle, 12 Eylül'ün topluma nasıl bir deli gömleği giydirdiğini iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Hukukun üstünlüğü, laiklik, Atatürk devrimleri… Hepsi bir bir tarumar ediliyor ve Mumcu, bu yıkımı belgeliyor. Bu kitap, yalnızca o dönemin zulmünü anlatmakla kalmıyor, aynı zamanda bugüne uzanan etkilerini de gözler önüne seriyor. Toplumsal hafızayı canlı tutmak için müthiş bir kaynak. Okudukça, o günlerin gölgesinin hâlâ üzerimizde olduğunu fark edeceksiniz.
08.10.2024

"Sakıncalı Piyade" tam bir mizah ve acı karışımı! Uğur Mumcu’nun kalemiyle hem güldürüp hem düşündüren, askeri düzenin saçmalıklarını tokat gibi yüzümüze vuran bir kitap. Kendisi yaşadıklarını öyle bir dille anlatmış ki, gülmekle ağlamak arasında kalıyorsunuz. Ama bu gülüş acı bir gülüş; o satırlarda aslında bir dönemin absürtlüğü var. Yani güldüğünüz kadar, düşündüğünüz de cabası. Mumcu’nun mizahi üslubuyla otoriteye karşı çıkışı tam bir ders niteliğinde. Kitap bittiğinde, onun dediği gibi, ‘acı acı’ gülmekten başka çareniz kalmıyor.
08.10.2024

"Zamanın En Kısa Hali" tam anlamıyla bir zihin oyunu! Cem Akaş, anne-kız ilişkisi üzerinden belleği, anıları ve insanın kendini nasıl hatırladığını sorguluyor. Olay basit gibi görünüyor: bir çocuk, annesiyle karşıya geçerken yaşanan bir an. Ama o an, kitabın derinliklerinde yankılanıyor; kimlik, aşk, cinsellik gibi konularla birleşip bir tür bellek mozağine dönüşüyor. Akaş’ın akıcı dili ve karakterlerinin iç dünyasındaki derin çatışmalar, okuru düşünmeye ve anıların ne kadar güvenilir olduğunu sorgulamaya itiyor. Kısacası, bu kitap hafızanızı kazıyıp yeniden yazacak!
08.10.2024

"Algoritmalar Ne İster?" tam bir beyin jimnastiği! Ed Finn, teknoloji dünyasında dolanıp dururken, Star Trek’ten Bitcoin’e kadar her türlü kaynağa başvurmuş. Siri’yi neden bu kadar çok kullanıyoruz, Netflix bize ne izleteceğine nasıl karar veriyor? Finn, bu soruların peşine düşüp algoritmaların hayatımızı nasıl şekillendirdiğini gözler önüne seriyor. Özellikle Facebook’un oyunları ve Google’ın tahmin yeteneği, birer gizli devrim gibi karşımıza çıkıyor. Bu kitap, algoritmaların sadece soğuk sayılar olmadığını, aslında dünyamızı yeni baştan kurduklarını anlamak için ideal bir rehber. Okurken biraz kafanız karışabilir ama bu tam da kitabın olayı!