Toplam yorum: 3.285.372
Bu ayki yorum: 6.899
E-Dergi
solskjaer Tarafından Yapılan Yorumlar
Hammurabi kitabında Ahmet Şimşek, hayatın kırılgan ve eksik yanlarını öykülerle anlatıyor. Kitap, çaresizlik içinde boğulanları, hayatın acımasız yanlarıyla erken tanışanları ve bir ana takılıp kalanları gözler önüne seriyor. Şimşek, yoğun duygularla dolu öykülerle okuru derin bir sorgulamaya ve yüzleşmeye davet ediyor. Özellikle hayatın karmaşıklığını ve insanın içsel mücadelelerini anlamak isteyenler için etkileyici bir okuma.
Hakan Kökcü'nün "Kemikler ve Komşuluklar" kitabı, sabrın ve zamanın hayatlarımız üzerindeki etkisini irdeleyen bir öykü derlemesi. Her hikâyede sıradan gibi görünen ama bir o kadar da içimize dokunan hayatlar var. Zaman, kimseye torpil geçmiyor, ve Kökcü de bu gerçeği karakterlerinin üzerine inşa etmiş. Kahramanlar sabrı yeniden tanımlıyor; ya bıçağın kemiğe dayanmasına daha çok katlanmayı öğreniyorlar ya da o duruma daha da yakınlaşıyorlar. Biraz ağır ama bir o kadar da düşündürücü bir eser. Hani böyle, okurken "Aa, bu tam bizim mahalleden biri" diyeceğiniz türden, derin bir nefes aldıran hikâyeler.
Bahadır Cüneyt Yalçın’ın "Şapşallar" kitabı, her şeyin mümkün olduğu, saçmalıkların ve absürtlüklerin kol gezdiği bir dünya sunuyor. Elini kontrol edemeyen bir genç mi dersin, kızına penguen getiren mühendis mi, yoksa stor perde ipiyle uğraşıp duran adam mı... Her karakter ayrı bir tuhaf, ayrı bir matrak. Yazar, sanki "Keretvari" bir dünyada mantığı yerle bir ediyor. Öyküler hem doğayla olan ilişkimize dokunuyor hem de saçma sapan ama bir o kadar da tanıdık anlar yaratıyor. "Şapşallar" adı da cuk oturmuş, çünkü kitabı okurken sen de şapşallığa birazcık bulaşıyorsun!
Hep Sociedad Yüzünden kitabı, Mert Erez’in futbolun sadece bir oyun olmadığını, hayatın ta kendisi olduğunu anlattığı bir eser. Kitapta, Real Sociedad’ın şampiyonluk mücadelesi ve bu süreçte yaşananlar, yazarın kişisel anılarıyla harmanlanmış. Erez, futbolun büyüsünü ve dramatik yönlerini ustalıkla kaleme almış. Özellikle futbolseverler için kaçırılmaması gereken bir kitap. Hem spor hem de edebiyat tutkunları için ideal bir okuma.
İlk kitaplar genelde biraz deneyseldir ya, işte Leyla Özyol da tam bu kafada takılıyor! "Zehra, Zühre, Zeliha ve Suç" üç farklı kadının hikayesini anlatsa da aslında hepsi tek bir kadın. Biraz kafa karıştırıcı gelebilir ama bence tam da bu belirsizlik kitabı ilginç kılıyor. Özyol, karakterlerin detaylarını okura bırakmış; yani senin hayal gücünle tamamlanıyor her şey. Zaman, mekân, hatta gerçeklik bile sürekli değişiyor, Zehra mı, Zühre mi, yoksa Zeliha mı anlayamıyorsun. Bu kafa karışıklığını seviyorsan, yani okurken kendini kaybetmek hoşuna gidiyorsa, tam sana göre!