Toplam yorum: 3.285.372
Bu ayki yorum: 6.899
E-Dergi
solskjaer Tarafından Yapılan Yorumlar
Samanta Schweblin’in Kurtarma Mesafesi harika bir psikolojik gerilim örneği! Amanda’nın “kurtarma mesafesi”ni hesaplayarak yaşadığı anksiyete, anne-kız ilişkisini ve koruma içgüdüsünü müthiş bir şekilde yansıtıyor. Arjantin taşrasında, huzurlu bir tatil hayaliyle gelen Amanda ve küçük kızı Nina, her şeyin aniden tehlikeye girmesiyle gerilimin içine çekiliyor. O gizemli yeşil ev ve çevresindeki tehlikeler, sadece fiziksel bir tehdidi değil, aynı zamanda ruhsal bir savaşı da temsil ediyor. Schweblin, olayların nasıl aniden tersine dönebildiğini göstererek, toplumsal ve çevresel kaygıları da ele alıyor. Eğer heyecan verici ve düşündürücü bir okuma arıyorsanız, bu romanı mutlaka deneyin!
César Aira’nın Hayaletleri, sıcak bir Buenos Aires gününde geçen tuhaf bir hikaye. Yılın son günü, tamamlanmamış bir apartmanın tepesinde Şilili bir ailenin ve onlarla birlikte yaşayan gizemli hayaletlerin buluşması… Aira, sınıf savaşlarından cinselliğe, felsefeden antropolojiye kadar geniş bir yelpazede derinlikli konularla oynuyor. Hayaletler, sanki ailenin içinde bulunduğu durumu sorgulamak için orada; Patri’nin, ailesiyle mi yoksa hayaletlerle mi yeni yılı kutlayacağı ise bir muamma. Hem gerçek hem de ruhsal bir yolculuk sunan bu roman, Latin Amerika edebiyatının özgün ve ironik bir örneği. Eğer alışılmışın dışında, düşündürücü ve eğlenceli bir okuma arıyorsanız, bu kitap tam size göre!
Murat Yalçın’ın Dayı Parçası bir nevi yaşam ve ölüm arasında gidip gelen, duygusal ama bir o kadar da mizahi bir yolculuk. Roman, anlatıcının sevdiği dayısının zamanla değişimini ve hastalıkla olan mücadelesini gözler önüne seriyor. “Dayı Parçası” başlığı, hem güçlü bir anıyı hem de zayıflığı çağrıştırıyor; bir anlamda hayatın getirdiği parçalanmaları anlatıyor. Yalçın, yaşlılık, ölüm ve yas gibi ağır temaları ele alırken, okuyucuya yaşam sevgisini yeniden kazandırmak için mizahın gücünü kullanıyor. Onca acı ve kayıptan sonra bile, yaşamın bir şekilde sürdüğünü gösteriyor. Duygusal bir yolculuk arıyorsanız, bu kitap kalbinizi ısıtacak!
Spencer Holst’un Hatalı Toplar Enstitüsü tam bir kelime şöleni! Beyzbolun sadece bir oyun değil, aynı zamanda hayatın karmaşasıyla oynamak olduğu bir destan sunuyor. Dışarı fırlayan toplar, Moby Dick okuyan geceler ve tuhaf başkanlar toplantıları arasında kaybolmuş bir dünya var. Holst, kelimeleri o kadar ustaca kullanıyor ki, okurken sanki bir sahnede canlanıyorsunuz. Her öykü, sıradanlıktan uzak, tuhaf ve eğlenceli bir deneyim sunuyor. Kelimelerle oynayan bir insan destanı derken, aslında hayatın kendisine dair derin bir bakış açısı getiriyor. Eğer özgün ve sıradışı bir okuma arıyorsanız, bu kitap tam size göre!
Erlom Ahvlediani’nin Kendini Kaybeden Adamı, kaybolmuş kimlikler ve ruh hallerinin karanlık bir yolculuğu! Başlangıçta sıradan bir durum gibi görünen, köpekle başlayan bu yolculuk, sonrasında beklenmedik bir gerilimle doluyor. Adam eve girdiğinde, kendisini kaybettiğini fark ettiğinde sanki okuru da içine çekiyor. Yabancı bir adam, sır dolu bir dolap, ince bir esinti derken, Ahvlediani müthiş bir atmosfer yaratıyor. Sadece bir kaybolma hikayesi değil, kimlik ve varoluş sorgulaması da var. Eğer psikolojik bir gerilim ve derin düşünceler arıyorsanız, bu kitabı göz ardı etmeyin! Keyifli okumalar!