Toplam yorum: 3.285.372
Bu ayki yorum: 6.899

E-Dergi

solskjaer Tarafından Yapılan Yorumlar

03.10.2024

Kitap, İ.Ü. Edebiyat Fakültesi gibi tarihi ve mimari bir yapının mekânsal yapısını ve içsel dinamiklerini, sanki bir aygıtın çalışma prensibiymiş gibi ele alıyor. Bu yaklaşım, okuyucuya hem mekanın fiziksel özelliklerini hem de bu mekânın ruhunu yansıtıyor.

Anlatıcının sesi, yankılanma tekniği ile el değiştirirken, bu durum yer değiştirmecelerin yaşandığı bir atmosfer yaratıyor. Mekân, karakterlerin ve olayların arasında sürekli bir dönüşüm yaşarken, okurun dikkatini çekecek ve nefes aldıracak bir yapıya dönüşüyor. Demir, bu anlatım tarzı ile kurmaca evrenin sınırlarını zorlamakla kalmıyor; aynı zamanda okuyucuya farklı bakış açıları sunarak düşünsel bir yolculuğa çıkarıyor.
03.10.2024

Roman, karakterin bakış açısıyla, bir dizi benlikten oluşan içsel dünyasını keşfe çıkıyor. “Bakışlarım, beni lekeli bej halının üzerinden dışarı çekti, sonra da öylece bıraktı,” diyerek, duygusal bir boşluk hissini dile getiriyor ve okuyucuya anında derin bir bağ kurma fırsatı sunuyor.

Karakterin, aşkla ve derin bir kayıpla olan ilişkisini mercek altına alırken, farklı kişiliklerin çeşitliliği ve bağımlılıklar arasındaki çatışmalarla dolu bir yolculuğa çıkarıyor. Hüzün ve espriyi harmanlayarak, her biri farklı bir yaşam deneyimi taşıyan kişiliklerin arasında gidip gelen bir anlatım sunuyor.

Özellikle “Bazıları yanıyordu, bazıları donuyordu; bazen alev, bazen buz” gibi ifadelerle, karakterin içsel çatışmalarını ve çeşitli bağımlılıklarını çarpıcı bir biçimde gözler önüne seriyor. Hikâye, utanç, reddedilme korkusu ve aşkın yanı sıra, uyuşturucu bağımlılığına dair keskin gözlemlerle dolu.
03.10.2024

Yazar, karakterinin içsel çatışmalarını, heba olmuş bir hayatın sorumluluğunu üstlenmesiyle şekillendiriyor. Bu hikâye, okuyucuya kendi yaşamlarının sınırlarını sorgulama fırsatı sunuyor. Frisch’in akıcı ve düşünsel dili, karakterin yalnızlığını ve içsel hesaplaşmasını derinlemesine hissettirirken, toplumun burjuva değerleriyle olan çatışmasını da ele alıyor.

Eser, hayatın anlamını, cesareti ve kendi iradesiyle şekillendirilmesi gereken bir varoluşu sorguluyor. Eğer sıradanlığın ötesinde, kendi hayatınızı sorgulamak istiyorsanız, Sessizliğin Yanıtı bu yolculukta kılavuzluk edecek önemli bir kitap.
03.10.2024

Antonio Negri'nin Sürgün adlı eseri, hapishanenin duvarları arasında özgürlüğü sorgularken, yaşamın nasıl bir hapishane olabileceğine dair derin bir bakış sunuyor. Negri, “Yaşam, onu inşa etmediğimiz sürece; yaşamın seyri özgürce kavranmadıkça bir hapishanedir” sözleriyle, varoluşsal bir sorgulama yapıyor. Bu, bir yandan bireysel özgürlük arayışının özünü açığa çıkarırken, diğer yandan kolektif bir bilinç oluşturmanın gerekliliğine vurgu yapıyor.

Hapishane deneyimini, dışarıdaki özgürlük ile içerdeki durum arasındaki çelişkiyi sorgulamak için bir metafor olarak kullanıyor. Bu eser, özellikle işçilerin yaşamı ve sınıf mücadelesi üzerine düşündürücü bir bakış açısı sunuyor. Negri, entelektüel figürün artık aşıldığını, yeni bir militanlık anlayışının zamanının geldiğini ifade ediyor; bu, kendi içinde sosyal adalet ve özgürlük arayışını barındırıyor.
03.10.2024

Roman, eğitim sisteminin içinin boşaltılması, bilimsel tarafsızlığın rafa kaldırılması ve din derslerinin zorunlu hale getirilmesi gibi konularla, toplumun nasıl bir erozyona uğradığını sorguluyor. Kocagöz, “mantar gibi türeyen yeni zenginler” ve “yozlaşan toplum” gibi çarpıcı ifadelerle, dönemin toplumsal gerçekliğini ustaca resmediyor. Bu durum, bir kesimin bu çarpık gerçekliğe nasıl ayak uyduramadığını ve yaşadığı huzursuzluğu derinlemesine hissettiriyor.