Toplam yorum: 3.285.372
Bu ayki yorum: 6.899

E-Dergi

solskjaer Tarafından Yapılan Yorumlar

03.10.2024

Atakan Boran’ın ilk öykü kitabı Şey veya Şeyler, tam bir varoluşsal sorgulama gibi! Yazar, bu eserinde insana ve onun karanlık taraflarına dalıyor. İçimizdeki çürümeyi ve çaresizliği ele alırken, her şeyin nasıl hızla eriyip gittiğine dair bir bakış açısı sunuyor.

Kitapta tanıdık ama bir o kadar da yabancı karakterler karşımıza çıkıyor. Boran, bu karakterleri eğip bükmeden, oldukları gibi sunarak gerçek bir atmosfer yaratıyor. “Varsınız desem emin olamıyorum. Yoksunuz desem böylesi daha iyi,” derken okuru derin düşüncelere sürüklüyor. İşte bu, okuyucunun kafasında yankılanan bir soru; varlığın ve yokluğun sürekli çatıştığı bir dünya!

Uzun zaman akıldan çıkmayacak sahneler ve olaylar sunuyor. Okuyucunun zihninde kalacak imgelerle dolu bu kitap, hayatın karmaşasını anlamaya çalışmak isteyenler için bir hazine gibi. Eğer karanlık, çürüyen ama bir o kadar da gerçek bir edebiyat arıyorsan, Boran'ın bu kitabını mutlaka okumalısın!
03.10.2024

Şimdi bu kitap tam kafa açan bir okuma deneyimi! Oğuz İnel, Slavoj Žižek ile bir nevi sohbet havasında, Lacan’ın derin sularda yüzdüğü arzu ve gerçek kavramlarını sorgularken buluyoruz kendimizi. Bu kitapta, düşünceye dair o sıkıcı kalıplardan kurtulup, hem felsefi derinlikte hem de güncel sorunlarla ilgili bir tur atıyoruz.

İlk bölümde arzu, gerçek ve özgürlük gibi, her zaman kafamızı karıştıran kavramları masaya yatırıyorlar. İkincisi ise bizi pandeminin, dinin, terörün ve demokrasinin içinde kaybolmuş bir dünyaya sürüklüyor. “Zaten yoktular” demek de, aslında bizim bu meseleleri sorgularken nasıl bir arayış içinde olduğumuzu gösteriyor.

Düşünce dünyasına meraklıysan, bu kitap senin için ideal. Žižek’in tuhaf ve provokatif üslubu, okumayı daha da eğlenceli hale getiriyor. Felsefeye ilgin varsa, kesinlikle göz atmalısın!
03.10.2024

Mosca’nın derli toplu mafya analizi, sadece mafyanın kökenlerine ışık tutmakla kalmayıp, 19. yüzyıl İtalya’sı ile günümüz Türkiye’sini karşılaştırma imkânı da sunuyor. Yüzyıl öncesinden günümüze uzanan mesajı ise hâlâ güncel: “Örgütlü bir azınlık tarafından sindirilen örgütsüz çoğunluk, adli makamların korumasına sığınmadıkları sürece istismara daima açık kalacaktır.” Bugün, insanların daha cesur oldukları söylenebilir; ancak adli makamların yurttaşlara koruma sağlamaya cesaret edip edemeyeceği ise zamanla belli olacak
03.10.2024

Kitap, sağdan soldan, medeniyet ve kültürden akademi ve aydınlara, televizyon dizilerinden futbola kadar geniş bir yelpazede kavramlara yer veriyor. Lahmacun, çay, kahve, rakı ve şarap gibi sıradan nesnelerin bile toplumun genel resmini oluşturmada ne denli önemli olduğunu vurguluyor.

Dellaloğlu, okuyucuya kendi düşünce hapishanelerinden çıkış yolları sunarak, kamuya açık düşünce pencereleri açıyor. Hayatın organik, toplumun ise ilişkisel yapısını keşfetmek için derinlemesine bir bakış sunuyor. Bu eser, Türkiye’nin sosyolojik yapısını anlamak için önemli bir kaynak niteliği taşıyor.
03.10.2024

Louis, bu kısa ve çarpıcı metinle mevcut düzenin grotesk gerçekliğini ortaya koyarken, siyaset denen şeyin aslında politikacılar için sadece bir oyun olduğunu vurgular. Milyonlarca insanın hayatını etkileyen bu sistemin, bireylerin yaşamlarında yarattığı yıkımı ele alır.

Louis’nin yazım tarzı, olguları derin bir tutku ile hissetmesi ve hislerini felsefi bir bakış açısıyla analiz etmesiyle dikkat çeker. Eser, sadece aile ilişkilerini değil, aynı zamanda toplumsal yapıları, sınıf farklılıklarını ve ataerkil sistemin yarattığı baskıları da sorgular.