Toplam yorum: 3.285.372
Bu ayki yorum: 6.899
E-Dergi
solskjaer Tarafından Yapılan Yorumlar
Bu kitap tam bir delilik! Horacio Castellanos Moya’nın “Yılanlarla Dans”ı, gerçekliği büküp eğlenceli bir grotesk hikaye sunuyor. İç savaştan çıkmış bir ülkede, işsiz bir sosyoloji mezunu ve gizemli bir adamın yanına sarı Chevrolet’sinde yaşamaya başlayan bir genç var. Ama işin içine dört dişi yılan -Beti, Loli, Valentina ve Carmela- girince, her şey iyice çığırından çıkıyor!
Moya’nın kalemi, alıştığımızın dışında, cümleleri öyle bir şekilde yazıyor ki, adeta okurken kendinizi başka bir evrene ışınlanmış gibi hissediyorsunuz. Gerçek hayatta çivisi çıkmış bir dünya var, ama Moya onu daha da deli bir hale getiriyor! Havalı ve akıcı anlatımında ucuz benzetmelerden uzak durarak, kafamızda tuhaf bir hayal dünyası inşa ediyor.
Kitap, bir Joseph Conrad cildinin peşinden koşan iki insanın hikayesini anlatıyor. Bu sırada, kâğıtların arasında kaybolmuş sırlar, aşklar ve belki de biraz dram buluyorsunuz. Yani, okumakla kalmayıp kitapların içinde yaşamayı sevenler için harika bir hikaye! Dominguez’in kalemi, kelimelerin arasındaki aşkı o kadar güzel tasvir ediyor ki, kendinizi hikâyenin içinde buluveriyorsunuz.
Tam anlamıyla cesur bir kitap! Sunullah İbrahim’in “O Koku”su, insanın karanlık taraflarına ve toplumsal adaletsizliklere dair çok çarpıcı bir bakış açısı sunuyor. 1966’da yayımlanmasıyla birlikte hemen toplatılmış olması, aslında ne kadar cesur bir iş yaptığının kanıtı. Yazar, herkesin burnunu tıkadığı o pis kokular arasında yazmayı tercih ediyor. Ve bu, kesinlikle bir erdem!
Roman, hapiste geçen bir ömrü anlatıyor ama bu sadece bir hapishane hücresi değil; aynı zamanda toplumun içinde sıkışıp kalmış bir bireyin ruhsal hapishanesi. Karakterimiz, hapiste olduğu beş yılda, dış dünyadaki çürümeyi ve adaletsizliği içsel bir yolculuğa dönüştürüyor. Yazarken, hem kendi defterini açıyor hem de toplumun gerçek kokularını kaleme alıyor. O kadar etkileyici bir şekilde yazılmış ki, sayfaları çevirirken kendinizi orada, o karanlık hücrede gibi hissediyorsunuz!
Kitapta kısa cümleler ve küçük kelimeler kullanılması, hissettiği yoğun duyguları sanki daha da belirgin hale getiriyor. Duygular bir yanda, ufak mizahi anekdotlar ise diğer yanda. Gerçekten de, gülümseyerek ağladığım anlar oldu! Sanki bir anda hayatın acı tatlı yanlarına dair bir ders alıyorsunuz.
Yazılar derlemesi olması, farklı bakış açıları sunarak beni düşündürdü. Her bir yazarın katkısı, konuyu daha da derinleştiriyor. Teknolojinin ne kadar karmaşık bir mesele olduğunu ve onunla olan ilişkimizin ne kadar önemli olduğunu daha iyi anladım. Kısacası, bu kitabı okurken hem eğleniyorsunuz hem de birçok şeyi sorguluyorsunuz.
Eğer teknoloji hakkında düşünmek ve bu konuda derinleşmek istiyorsanız, "Teknoloji Felsefesi" kesinlikle göz atmaya değer bir kitap. Okuduktan sonra, günlük hayatta teknolojiyle olan ilişkinizi bir daha gözden geçireceğinizi garanti ediyoru