Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570
E-Dergi
Tuba Coşar Tarafından Yapılan Yorumlar
Kendi özünü anlamak için köklerine bakmadan, çarkların baskısını fark etmeden, bulutların büyüsünü çözmeden mümkün değil. Ve insanın hakikati, bu üç gücün çarpışmasında parlıyor.
Jule otsuka yüzücüler kitabını okudum; bana ilk bölümde sayıklamalar ancak tutarlı ve kolektif bir belekte eriyen birey, ikinci bölümde kızının aracılığıyla bölük pörçük anılarla hatıra/ hafızada anlatıcının gözü ile hastayı " insana dair sıradan olan ne varsa" tanıyoruz.Bu hatırlama bir yük gibi geliyor. Üçüncü bölümde bakım evinin kurumsallaşmış merhametsizlik insanı ne kadar iyi tanıdığı ve buna rağmen içinde merhamet barındırmayan bir ticari kuruluş olduğunu ve son olarak son bölümde varlığı, yokluğu ve kalanların pişmanlıkları anılarını okuyoruz.bellek hafıza ve hayatın acımasızlık...hatırlamaya yada unutuşun artık bir anlam ifade edemediği tuhaf boşluk.
"Benim Gibi Makineler, insan ile yapay zekâ arasındaki sınırları tartışmaya açıyor. Kitaptaki Adem, tabula rasa gibi boş bir levha değil; kendi bilinci, gözlemleri ve seçimleriyle bağımsızlaşan bir varlık. Tıpkı çocukların ebeveynlerinin değerlerini yüklemeye çalışmasına rağmen kendi doğalarıyla ve gözlemleriyle farklı bir yol çizmesi gibi, Adem de yaratıcısının beklentilerinden uzaklaşıyor. Roman, Kant’ın ödev ahlakı ile Durkheim’in toplumsal bireyini çağrıştıran sorular sorarken, nesiller arası çatışma ile insan-makine arasındaki gerilimi aynı düzlemde buluşturuyor."
Bir diktatörün otobiyoğrafisi gibi, diktatörlüğün bir toplumun hafızasını kolektif bilinçte nasıl etkilediğini , kişileri nasıl ödül ceza yöntemiyle onursuzlaştırdığını, çürümeyi, fanatikliği ve korkuyu çok güzel anlatan bir kitap.
Bir otobiyoğrofi etkili bir anlatım. "Şiddeti görmek için içinden çıkmam lazımdı".Erkek şiddetinin kadınları önce insan olarak sonra kadın olarak yok ettiğini. Güçlenince yada sorumluluk bitince kadın ancak kendine dönebiliyor.o da bir ömür ediyor....