Toplam yorum: 3.284.714
Bu ayki yorum: 6.220

E-Dergi

Oya ÖZCEÇELİK Tarafından Yapılan Yorumlar

12.02.2026

Kitap'ın yolcuları , bir yolculuk hikayesi, aynı yaşam yolculuğu gibi. Bir hedefin peşine takılmış bir grup insanın hikayesi, bu hedef bir kitap . Bu yolculuk sırasında pek çok insan ve yaratıklar var, ejderhalardan bile bahsediyor. Biraz mistik biraz felsefi..... satır aralarına saklanmış hayata dair gerçekler ,biraz bilgi biraz masal ; yol uzun yol zorlu, amaç belli , kimler ulaşabilecek kitaba, kimler bu zorlu yolda sağ kalabilecek?
" Her insan eseri, her zaman daha mükemmel bir şeyin sadece yansıması olacaktır. İnsan tarafından yazılan her kitap , o Büyük Kitap'ın bir yansımasıdır. Biz yansımalar , gölgeler, eksiklikler dünyasında yaşıyoruz, ama bu saf mükemmelliğin olmadığı anlamına gelmez."
Olga Tokarczuk'un edebi evrenine ilk adımını atmak isteyen bir okur için en doğru kapıdır diyor kitabın çevirmeni bu kitap için, ben de diyorum ki, bu güzel kitap okunmalı.
07.02.2026

Anlatılması mümkün olmayan bir konuyu cesurca yazan Menekşe Toprak'a yürekten teşekkürler. Sosyal bir hizmette bulunmuş bu kitabı yazarak. Hep saklanan olası yasak bir olay anlatılmış tüm açıklığıyla ama ajite etmeden. Toplumda "sübyancı" diye bilinen A isimli bir karakterin Peri isimli bir kızla olan ilişkisini anlatıyor. Kitapta bir de Kaan var A'nın oğlu, dönüşümlü olarak bu iki kişinin ağzından devam ediyor roman. Tabii başka karakterler de var; babaanne, hala, Necati enişte, hala kızı Funda ve Peri ve Kaan'ın anneleri. Peri ve Kaan, her ikisinin de çocuklukları ellerinden alınmış. Kaan daha şanslı çünkü annesi onu koruyor ama Peri'yi annesi kendi eli ile kötülüğe teslim ediyor. Kitabın sonu Peri için bir kurtuluş iken Kaan için aynı şey olmuyor maalesef. Bu kitabı okumak toplumdaki bir kötülüğün farkına varmak bir anlamda, yüreğine sağlık Menekşe Toprak.
29.01.2026

Büyük şehrin kalabalığından, gürültüsünden ,kargaşasından kaçıp herkesin hayali olan "Ege'de bir sahil kasabasına yerleşme" fikrini gerçekleştiren Esin, hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını ancak orada yaşamaya başlayınca anlayacaktır. Geride yaralı bir hayat bırakmıştır, amacı sakin bir hayattır. Bu sakin hayatın getirdiği muhtelif işler de mevcuttur; odun kesme, böceklerle mücadele, soba yakma gibi alışık olmadığı işler. Meraklı komşular ve karışık ilişkilerden kaçamayacaktır. Üstelik işlenen bir cinayet de vardır ortada. Esin, elinde olmadan bu cinayetin izini merakla sürmeye başlar. Kendine özgü bir üslubu, melodik şiirsel bir dili ,merak edilen bir kurgusu, ilginç karakterleri ve sürpriz sonuyla bir ilk roman. "Bu cenazeyi bana lütfeder misiniz?" Okumaya değer bir kitap ,teşekkürler Didem Ünal Demir.
25.01.2026

Bir toplumda öteki olmak, gerçi ait olduğu yere gitse orada ne olacak belli değil. Çok hüzünlü bir göçmen hikayesi. Yazarın otobiyografik romanı olduğunu düşünüyorum. Bir aile durumu olmasının yanı sıra toplumsal bir sorunu ortaya koyuyor bu roman, Almanya'da yaşayan Türkler.
Babaya yazılan açık bir mektup gibi bir bölümü, kimliksizlik, bir yere ait olamama, yokluk, yoksulluk, yoksunluk çok güzel anlatılmış. Gerçekten yaşanmamış bir hayat hikayesi bu kadar gerçekçi anlatılabilir miydi? Baba yoksunluğu, babaya duyulan özlem ana konusu.
Yaralar ilk oluştukları anda insanın canını çok acıtmaz, her şey olup bittikten sonra canımız yanmaya başlar. Bu yaraların anlatılması da iyileşme başlayınca olur ancak.
Tüm gitmeler, gidememeler sonsuza gitmeler..... Hepimiz bu hayatı yaşamak zorundayız, elimizden geldiğince....
Çok güzel anlatmış Necati Öziri, akıcı ve okumaya değer bir roman.
07.01.2026

Kendi ülkesinde bir evi olamamış, toplum tarafından ötelenmiş ,ailesi tarafından anlaşılmamış, sevilmemiş ve atıl olmuş dolayısıyla başka bir ülkede umut arayan insanların romanı. Bu insanların hunharca öldürülmesi sanki hakmış gibi görülen bir cinayetin ardından konuşulmayanların roman haline gelişini okumaktayız.

Şehri İstanbul'da hissedilen bir deprem, oysa ki gerçek, yakın başka bir şehirde oluyor.

"Kontrol altında olan tek şey gerçekti. Ve gerçeğin üzerine örtülenler depremden daha sarsıcıydı."

Okurken insanın içini burkan, gerçekle yüzleştiğimiz, küçük ama sarsıcı bir roman. Eline, diline, emeğine sağlık Barbaros Altuğ.