Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
Beyaz_Kale Tarafından Yapılan Yorumlar
Kitabı almamın nedeni yazar veya tanıtımında bahsi geçen Patrice Lumumba değildi. Afrika'nın yakın tarihi ile ilgiliydi. Lumumba'nın ölüm yıl dönümü ile ilgili internette bir bilgi ile karşılaştıktan birkaç gün sonra sıra bekleyen kitapları karıştırırken Kara Çığlık kitabında Lumumba'dan bahsettiğini fark edince okumaya başladım.
Yazar, roman için bir karakter ve yetersiz bir alt zemin hazırladıktan sonra derdinin sadece Afrika'nın hikayenin geçtiği o dönemini, Afrika'yı ve Türkiye'nin o döneme denk gelen durumundan biraz bahsetmek olduğu açık. Romanın kurgusu ile gerçeklerin anlatıldığı anların arasına kattığı hayali anların detayları ile pek ilgilenmemiş. Patrice Lumumba ve Kongo ile ilgili anlatmak istediklerini güzel bir şekilde aktarmış. Yine de bahsettiği dönem, kişiler ve yer ile ilgili daha ayrıntılı bir anlatıma girişip kahramanının düşüncelerinden başka farklı bakış açılarına da daha gerçekçi bir şekilde yer verseydi kitap ayrı bir yere konulmayı hak ederdi.
Irvin D. Yalom'un iddiasını kitabında bulamıyoruz. İki karakter; Spinoza ve Rosenberg, iki ayrı zaman diliminde bu iki karakterin hikayeleri anlatılıyor kitapta. Irkçı Nazi Subayı Rosenberg'in kendine temel aldığı felsefi düşünceyle çelişen tarihi bir karakter Spinoza. Kitap, aranacak bu gizemli çelişkinin çözümlemesi üzerine başlarken değişiyor; Rosenberg düşüncelerini düğümleyen bu problemi çözmeye çalışmaktan zamanla uzaklaşıyor, başka kişisel problemlere dalıyor, o problemler de hikayenin sahibi oluyor; ve böylece Rosenberg'in başlangıç problemine yanıt bulacağımızı umduğumuz Spinoza'nın hikayesi de bir yaşam öyküsü kıvamında ortada kalıyor.
Nietzsche Ağladığında kitabında olduğu gibi konu, kurgu bütünlüğü ve Yalom'a özel şok etkisi yapan şaşırtıcı final; daha doğrusu ortada iddia edilen bir konu olmadığı için bir final yok. Yalnızca ele aldığı karakter felsefe ve düşünce tarihinde yer alan gerçek karakter olduğundan onun felsefesi/düşüncesi; yazarın niyeti bence bunu aktarmak olduğu için yeterince güzel anlatılmış diyebilirim.
Kitabı okuduğum süre boyunca ağzımda bir çöl ve kurumuş ot tadı vardı. Kahramanları kadar olmasa da çile çektim kitap boyunca. Çileden dolayı değil ama kitabı okumak iyiydi. Ayrıca kitabı okurken rastladığım kelimelerin yazım hataları bana gerçekte bulunduğum dünyayı anımsatıyordu ve o zaman gülümsüyordum
Bir cinayeti inceliyoruz, Yargıcın ötesinde; bir yazar gibi... Olayı yaşayanlar cinayatle olan bağlantısıyla, cinayete olan ilgisiyle ve öldürülen karakter hakkındaki düşünceleriyle ele alınıyor ama herkesin yüzü belirgin. İnsanların kendi kendilerine oluşturdukları yerel toplum yapısının resmini de görüyorsunuz. Yazarın ustalığıyla...
Uzun sürecek bir dizi kıvamında karakterlerin macerası devam ediyor... Bunu, karakterlerin (birinci ve ikinci kitapta) sonu bağlanmayacak yaşantılarından anlıyoruz. Cinayetlerinse kendini gizemli hissettirmek gibi bir kaygısı yok... Kitabın sürükleyiciliğinde karakterlerin iyi yaratılmış olmasının büyük payı var.