Toplam yorum: 3.284.589
Bu ayki yorum: 6.095

E-Dergi

selinby Tarafından Yapılan Yorumlar

18.11.2025

Savaş sırasında İsviçre'ye kaçmış bir ressamın, bir gün ülkesinden gelen bir mektupla askere dönmesi gerektiği bildirilir.

Dili akıcı, hacmi ince olan bu hikayeyi okurken özgürlük, sorumluluk, vicdan gibi kavramlar durmadan terazinin bir kefesinden bir diğerine geçiyor. Kendini korumak ile inandıklarını savunmak, dış dünyanın baskısı ile kendi vicdanı arasında o sıkıştıkça siz de sıkışıyorsunuz. Zaten kitap boyunca fiziksel eylemlerden çok ruhsal gerilim ön planda. Seçme şansı var, ama bu seçim her durumda sonuçlarıyla gelecek. Bonus olarak, bu kitap, eş seçiminin önemini düşündürmekle kalmayıp yol arkadaşlığından daha fazlası; sevgi ve sabırla gerektiğinde yön veren bir pusula olabilmeyi gösterdi.
18.11.2025

Epeyce "Karşı tarafın psikolojisini çöz, uygun zamanda vur." tadında teknikler içeren Çin tarihinin ilk retorik eseri. Kendi döneminde, güçsüz olanlara güçlüleri yenme yollarını gösterdiği için pek hoş karşılanmamış. Manipülasyon modern çağın icadıdır diyenler için Guiguzi'nin "Bunu daha siz doğmadan önce yapıyordum." demesi gibi okudum.
18.11.2025

Şarik isimli bir köpeğin üzerinden hem toplumun hem de politik düzenin taşlandığı bir kitap. Çevirisi iyi, betimlemesi az, dili akıcı.

Bulgakov, bir köpeğin insana dönüşmesi gibi fantastik bir hikayeyi kullanarak dönemin Rusya'sına derin bir eleştiri getirmiş. Azılı bir suçlunun er bezleri ile hipofiz bezini Şarik'e naklederek ondan insan Şarikov yaratan cerrah Filip Filipoviç'in yaşadıklarının hicivsel bir boyut kazanmasını çok zekice buldum. Şarik, halkın saf ama şekillendirilmeye açık yönü iken; Şarikov, devrim sonrası yaratılmak istenen yeni Sovyet insanının başarısız bir örneği oluyor. En azından, Bulgakov'un görmemizi istediği Sovyet Rusya bu şekilde. Devrim, insan doğası ve etik üzerine düşündürücü bir eserdi.
18.11.2025

Üç uzun öyküden oluşan ve üç farklı anlatıcının gözünden ilerleyen sade ama rahatsız edici bir kitap. Romanın merkezindeki Yonğhe kendini anlatmıyor, onun yerine konuşanlar, onu gözlemlerken aslında kendilerini açığa çıkarıyorlar. Kadının sessizliğiyle birlikte, onu anlatanların iç dünyasının yavaş yavaş açılması çarpıcıydı.

Vejetaryen dediğimiz Yonğhe aslında vegan; ama konu zaten ikisi de değil. Sosyal rollerin baskın olduğu ve itaatkar birey modelinin öne çıktığı bir toplumda et yemeyi reddetmek üzerinden sisteme, bastırılmış arzulara ve aile baskısına karşı pasif direnişi okurken kitabın psikolojiden sosyolojiye geçişini sevdim.
18.11.2025

Bilinç akışı tekniğini sevdim. İnsan zihninin karmaşasını saklamadan, filtresiz biçimde anlatıyor. Bir beynin içinde dolaşıyormuşum hissi keyif verdi. Zaten öyle sürükleyici, yoğun bir olay örgüsü de yok. Dışarıdan bakıldığında birkaç gün içinde geçen sade bir hikaye var; ama o günlerin içinde yılların birikmiş düşünceleri, kırgınlıkları ve suskunlukları dolaşıyor. Evdeki sessizlik, paralelinde, toplumun geçmişle hesaplaşamamasını ve kuşakların birbirini duyamamasını da yansıttığından, insanı ve toplumu birlikte okumak güzeldi.