Toplam yorum: 3.284.917
Bu ayki yorum: 6.423

E-Dergi

watermelon Tarafından Yapılan Yorumlar

13.11.2016

Kitabın üslubu bilerek basit tutulmuş. Zaten yazılışında hedef kitle çocuklar. İlkokul 3-4 seviyesinden itibaren çocuklara okutulabilir. Yine uzun ve karmaşık cümleleri sevmeyen, kitaplarla arası pek iyi olmayan yetişkinlere de okutulabilir.
İçerdiği bilgiler tamamen sahih kaynaklardan alınmış. Gönül rahatlığı ile alınabilir. Allah, yazarına rahmet etsin, razı olsun. Ben çok faydalı buldum.
05.04.2016

yazarın kişisel olaylarını da içerdiğinden, biraz standart soner yalçın kitaplarından farklı. biraz da yanlı. ama en kötü şey kitabın resmen yarım kalmış olması. çok sıradışı ve akıcı başlıyor ama sonlara doğru bu akıcılığını koruyamıyor ve yarım kalıyor. yine de başarılı...
12.12.2013

Kitapyurdu'ndaki yüzbinlerce kitaptan toplam üç tanesini tavsiye et deseniz ilk aklıma gelecek olan kitap budur. Kitabı sadece yakın arkadaşlarım ve ailemden en az on beş kişiye zorla okutmuşumdur. Bir kişi bile okuduğuna pişman olmadı. Şahsi fikrimce bu kitap ortaöğretimde zorunlu olarak tüm öğrencilere okutulmalı. Bakın, bu yorumdan yola çıkarak bu kitabı alır da beğenmezseniz, paranızı gelip benden isteyebilirsiniz, o derece tavsiye ediyorum.
Cumhuriyet tarihinin Türkiye'sine ışık tutacak birinci elden hatıralar... Müstesna bir aileden müstesna bir şahsiyet: Ali Ulvi Kurucu. Dedesi Hacı Veyis Efendi ve amcası Hacıveyiszade Mustafa Kurucu. Mustafa Runyun'lar, Ali Yakup Bey'ler, daha niceleri. Son Şeyhulislam Mustafa Sabri Bey'den tutun Merhum Akif hakkındaki hatıralara kadar neler neler...
Bu ilk cilt üç kitap içince en akıcı olanı. Daha ilk sayfalardan sizi esir alıyor. Üçüncü cildin sonlarında ise artık ağlamaktan hal kalmıyor insanda... Okuyun, okutun.
06.09.2013

Aynı çeviri daha önce Şule Yayınları'ndan çıkmıştı. İkisini kıyasladığımda, özellikle ilk iki kitapta ciddi düzeltmeler olduğunu gördüm. Kitap bu haliyle daha anlaşılır olmuş. Ayrıca cep boy değil de kitaplık boy olması güzel olmuş. Kesinlikle daha okunaklı.
Kitabın içeriğine gelince, Bunden 19 yy önce yazılmış olan bu kitap anlamasını bilenlere ve akıl sahiplerine eşsiz öğütler vermekte. Anlaşılması gayet kolay. "Felsefe" kitabı diyip de çok fazla anlaşılmaz terim yahut kavram arasında kaybolacağınızı zannetmeyin. Her bir söylev ortalama iki üç sayfa tutmakta ve sevgili yazar meramını oldukça anlaşılır şekilde dile getirmekte. Ben ortalama günde bir bölüm okuyup sindiriyorum. Bu şekilde bir iki aydan fazla sürecek bitirmesi.
Bence her kütüphanede bulunmalı. Ortaokul yaşlarından itibaren herkes en azından bir kez okumalı...
18.05.2013

Kitap klasik fantastik türlerden birkaç yönüyle ayrılıyor.

Evvela, o kadar gerçekçi ki, ilk kitabın sonunda anca anlıyorsunuz eserin fantastik olduğunu. Bir kitap boyunca neredeyse doğaüstü hiçbir şeyden bahsetmezken sizi esere sımsıkı bağlayabiliyor.
Saniyen, yazar seriyi oluşturmadan önce ortaçağ tarihi, kullanılan silahlar, zırhlar, alet edevat, tıbbi metodlar vs. sürüyle şeyi araştırdığından ötürü kitapta çok hoş ve gerçekçi sürüyle detay var. Kesilen bir organın kaynatılmış şarap ile dağlanmasından tutun, bir askerin kılıcını nasıl bileyeceğine kadar...
Üçüncü olarak, çoğu fantastik seride olan gibi mutlak iyi/mutlak kötü karakterlere bu kitapta rastlayamazsınız. Birdenbire işin aslını anlayıp da hidayete kavuşan karakterler de bulamazsınız. Çok kötü olduğunu düşündüğünüz bir karakterin içinde iyiliğe rastlayabileceğiniz gibi çok iyi diye düşündüğünüz bir karakter bir bakmışsınız kötü bir şey yapmış. Romanın karakterleri tıpkı gerçek insanlar gibi içinde iyilik ve kötülük barındıran ve bunları dengede tutabilen yahut tutamayan kişiler. Bu açıdan bir fantastik seriye nazaran çok daha gerçekçi, sürükleyici ve çarpıcı bir eser.
Son olarak, kitapta iyiler kazancak, kötüler kaybedecek yahut tersi gibi bir klişe olmadığı gibi (zaten kim iyi kim kötü belli değil), kitap bir tek ana karakter ve onun maceraları üzerine kurulu değil. Bir bakmışsınız ana karakterlerden biri aniden ölmüş. Yahut sakat kalmış, kör olmuş, yüzü parçalanmış, vs. Bu açıdan da ezber bozan bir seri Buz ve Ateşin Şarkısı.

Anlatım hususuna gelince, kitabın anlatımı bazı ana karakterler üzerinden gidiyor. Onların şahit olduğu olayları, onların bakış açısından, ama onların değil de anlatıcının dilinden anlatıyor. Sarmalvari bir kurgu söz konusu. Bölümler bazen kronolojik olmayabiliyor.

Tüm bunların dışında kitap bir fantastik eserin olması gereken en önemli özelliğe sahip: Aşırı sürükleyici. Asla bitirmeden elinizden bırakmıyorsunuz ve bir sonraki sayfada ne olduğunu daha bir önceki sayfayı okurken heyecanla bekliyorsunuz.

Özetle, farklı, epik ve müstesna bir kitap. Sadece fantastik kurgu sevenlere değil, macera sevenlere, tarih sevenlere, azıcık aksiyon yahut gizem meraklılarına da şiddetle tavsiye ederim.