Toplam yorum: 3.284.917
Bu ayki yorum: 6.423

E-Dergi

attis52 Tarafından Yapılan Yorumlar

28.08.2016

Günümüzü anlamak için bu eserin okunması gerekir. Özellikle tavsiye ediyorum. Devlet ve cemaat ilişkisinin tarihsel kökeni, günümüzdeki paralel yapılanmalar bu eser okunduğunda daha iyi anlaşılacaktır.
09.12.2013

"Ayine tuttum yüzüme / Ali göründü gözüme" Hilmi Dedebaba'nın deyişinden İslami kaynaklara, semai dinlerden antik felsefeye kadar uzanan bir "Alevilik İncelemesi" daha... Yazar, konuyu oldukça geniş bir çerçeveden ve farklı ayrıntılarla ortaya koymuş. Sıkı bir kaynak taramasına giriştiği kesin. Kendisinin de ifade ettiği gibi konu hayli karmaşık ve tartışma götürür cinsten. Buna karşın derli toplu bir eser ortaya çıkarmış ve en önemlisi günümüz Alevi toplumunun ne ile karşı karşıya olduğunu göstermeye çalışmış. Kutluyorum Ali Ezger'i...
16.11.2013

Leylim Leylim'i az önce okumaya başladım. Kafamda hep şu soru... 1968'den bu yana rekor seviyede baskısı yapılan Hasretinden Prangalar Eskittim'in ardından Ahmed Arif'in yeni şiirleri neden okuyucusuyla buluşmadı? Yazmadı mı, yazdı da yayınlanmadı mı? Leylim Leylim'i okuyup bitirdiğimde bu sorunun cevabını bulacağımı umuyorum.
19.09.2013

İnalcık'tan bir derleme kitap daha... Değerli hocanın bu defa daha önce yazdığı makalelerden Osmanlı'nın Balkanlarda ilerleyişi, Osmanlı yönetim biçimleri ve günümüze kadar uzayan yansımaları ele alınmış. İlgilenenlere şiddetle tavsiye olunur.
02.12.2012

Gerçekten de Şensoy’un güldüren, tatlı dilli bir üslubu var. Bu üslubun içinde yer yer sözcük oyunlarıyla donatılmış bir anlatıma rastlıyoruz. Yazarın bu tarzı, diğer yapıtlarla birlikte “Ferhantolojik” bir yapı ortaya çıkarıyor. Ferhan Şensoy imzalı oyunlardan ve skeçlerden yabancısı olmadığımız bu söylem biçimini, elimizdeki otobiyografik romanda da görüyoruz… Örneğin “Sigara tüttürerek, sanatçı olmak düşüncesini yürüyorum Nişantaşı’ndan Şişli’ye.” diyor. Bir başka yerde “rakıya yazılıyor.” Bazen de sözcüklerle oynuyor, yeni bir deyiş getiriyor literatüre, “Devrisi gün” gibi… Sık sık güldürse de, belgeleyen ve düşündüren bir tarz. Bazen kendisinden üçüncü bir şahıs gibi bahsediyor, o dönemde kendisine takılan bir isimle; “Fransa’dan gelen çocuk!”