Toplam yorum: 3.284.424
Bu ayki yorum: 5.930
E-Dergi
KY-9579243 Tarafından Yapılan Yorumlar
“Sen öyle çağırmasan ben böyle gelmezdim”
Geçen seneden beri okumak için beklettiğim eseri okudum ve geldim. Yine neden bu kadar beklediğimle alakalı bir pişmanlık hissediyorum; ama her eserin de bir zamanı olduğunu düşünüyorum her zaman.
Karakterimiz anneanne ve dedesinin geçmişini öğrenmek için bir yolculuğa çıkıyor. Bu yolculuk da Nazan Bekiroğlu o kadar güzel bir anlatım yapmış ki, ben yeri geldi Trabzon’da savaşın ortasında kaldım, yeri geldi güldüm, yeri geldi özlem çektim. Okumam boyunca kader mi insanı aşka götürür, yoksa aşk mı insanın kaderini çizer diye sordum durdum kendime. Duygularını okuyucuya bu kadar derinden hissettiren bir kalem benim için her zaman çok kıymetli olmuştur. Eserle ilgili çok detay vermek istemiyorum fakat; duygu yüklü ve tarihî derinliği olan, mükemmel bir kalemden çıkmış eser arıyorsanız; Nar Ağacı bu arayışınızın karşılığı olan bir eser.
Aşkla, kitapla, sevgiyle kalın.
Yazarın kaleminden Damızlık Kızın Öyküsü eserini geçen ay okumuştum. Ahitler eseri ise kitabın devamı. Fakat iki eserin yazılışları arasında 35 yıl gibi uzun bir zaman var. Damızlık Kızın Öyküsü’nde Gilead’da yaşanan rejim yüzünden sinir bozucu olaylar okumuştuk. Aynı olaylar bu eserde devam etse de, rejime karşı bir ayaklanmayı okuyoruz.
Eser 3 anlatıcı tarafından anlatılıyor. Lydia Teyze (zekasına hayran kaldığım) , Agnes ve Daisy. Ahitler eseri ilk esere göre daha anlaşılırdı benim açımdan. Okumanızı istediğim için çok detaya girmek istemiyorum; ama ucunda ölümde olsa rejimi yıkmak için çok güzel çabalar sergilenmiş. Fakat eser 500 sayfa olmasına rağmen can alıcı olayların sonlara sıkıştırılmasını sevemedim.
Güzel bir kalemden güzel bir distopyaydı.
Yazarımız Sharon M. Draper, 11 yaşında ve doğumundan itibaren konuşamayan, yürüyemeyen, kendi ihtiyaçlarını yardım almadan gerçekleştiremeyen Serebral Palsi( beyin hasarı sonucu kas ve hareket bozuklukları hastalığı) hastası olan Melody’nin yaşadıklarını anlatıyor bize.
Vücudunda birtakım engelleri olan insanlarla bir arada yaşıyoruz. Peki hiç düşündük mü onların ne hissettiğini, ne zorluklar çektiğini, neler yapmak isteyip yapamadıklarını, hayallerini, neden diğer insanlar arasında kendilerinden çekindiklerini… Ya da sahip olduğumuz yeteneklerimiz için hiç şükür ettik mi? İnanın bunları düşünürken üzülmeden duramadım.
Unutmayalım ki hayattaki en büyük engel sevgisizliktir. Bu engelleri de aşabileceğimiz tek şey sevgidir.
Yazarımıza böyle güzel ve önemli bir konuyu, bu kadar güzel ve akıcı bir kalemle ele aldığı için çok teşekkür ederim. Birbirimize engel olmak yerine destek olacağımız, sevgi dolu günlere…
İntikam veya öç, kötü davranış veya sözü cezalandırmak için kötülükle karşılık verme isteği ve işidir. İşte bu güzel eserde Alexandre Dumas, Edmond Dantes isimli bir gencin yaşadığı haksızlıklar, üzerine atılan suçlamalar karşısında seneler boyu süren intikam duygusu içinde yaptıklarını anlatıyor.
Edmond Dantes, arkadaşları tarafından üzerine atılan iftira sebebiyle düğününe ramak kala cezaevine düşüyor. Cezaevinde ölümünü beklerken, 14 yıl sonunda bambaşka biri olarak cezaevinden çıkıyor. Peki kafasında neler var? Nasıl bir intikam alacak? İntikamı doruklarda hissederken aşk, merhamet, saygı duygularını da içinizde hissediyorsunuz.
Eser yaklaşık olarak 1500 sayfadan oluşuyor. Yazarımız, ele aldığı duyguları okuyucuya çok güzel hissettirmiş bana göre ve eser boyunca her ana karakteri aktif olarak işlemiş. Eserde asla bir kopukluk yaşamadım bu yüzden. Bir çok dile çevrilmiş, filmi, dizisi yapılan bir eser hakkında yorum yapmak benim için çok zor olsa da muhakkak okuyun diyorum…
İngiliz edebiyatının kadın yazarlarından Jane Austen’ın yazdığı ilk eser Northanger Manastırı’dır. Fakat eser yazarın ölümünden sonra yayımlanmıştır.
Eserde, ana karakter olan genç kızımız Catherine ailesiyle beraber Fullerton köyünde yaşamaktadır. Bir gün dostları olan Allen ailesiyle seyahat için Bath’a gidiyorlar. Catherine bu seyahatte yeni arkadaşlar ediniyor, sosyeteye yavaş yavaş adım atıyor; özetle de sosyal yaşamını oluşturuyor. Peki onu neler bekliyor?
Yazarın kalemiyle tanışma kitabım Northanger Manastırı oldu ve beni maalesef ara ara sıktı. Fakat bana göre inceden inceye dostluklar ve özellikle insanlar arasındaki sınıf ayrımı hakkında yazarın vermek istediği mesajlar güzeldi. Austen kalemiyle tanışmak için güzel bir başlangıç kitabı olabilir.
“İnsanlar birbirine gerçekten bağlı olduklarında, yoksulluğun kendisi bile zenginliktir.”